Fetva Meclisi
Soru
Hocam günümüz psikoloji ilmi, akademide daha çok seküler hegemonyası altında ilerlemektedir. Psikoloji camiası daha çok kadınlardan oluştuğu için çoğu kadın olmak üzere birçok psikolog ve psikoloji öğrencisi olarak bu düzeni hakikat ile değiştirebilmek, kendi dini ve kültürel değerlerimize uygun bir psikoloji anlayışı geliştirmek için yola çıktık ve bu süreçte bir dernek kurup araştırmalarımızı, projelerimizi ve eğitimlerimizi yaptık, yapıyoruz. Sizler bu süreçte bizlere neler önerirsiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Ne yazık ki bu bilim dalında böyle bir “kötülüğü makul bulma” anlayışı mevcuttur. Bu da sizin, mü'min nesil olarak düzeltmeniz gereken hatalardan biri diye önünüzde durmaktadır. Allah yardımcınız olsun. Biz, onların baktığı gibi “kötülüğü makul bulma/sıkıntıyı hak gibi görme” anlayışı yerine, İNSANA MERHAMET, DERDİ İLE DERTLENME nazarı ile bakacağız. Aksi takdirde psikoloji, kötülüklere pirim veren bir konumda durmuş olur. Mü'min neslin vazifesi bu açıdan da büyük bir rol oynayacaktır biiznillah.
Bütün zamanlarda size tavsiye edilebilecek en iyi kaynak İmam Gazali’nin İhya adlı eseridir. İlgili bölümlerini seçerek değerlendirebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
İyi bir bölüm mezunu olmuşsunuz. Size şunları tavsiye edebilirim: Önce imanınızı dipdiri tutacak bir yöntem ve sabır geliştirmelisiniz. Ümmetin çocuklarını gaye ediniyorsanız siz de o çocuklardan birisiniz. Mum gibi ışık verirken eriyip gitmemek için planlar yapmalısınız. Çevre ve meslek sizi eritmesin. Önceliğiniz bunu yapın. Mesleğinizde güçlü olmaya çalışın. Adınız itibarlı bir ad olsun. Bu da uzmanlaşmanız demektir. Psikolojinin de içinde bir yığın farklı uzmanlık alanları var, birine yoğunluk verin. Hiçbir hayrı küçük görmeyin. Neyi yaparsanız yapın gayeniz Allah ve rızası ise o değerlidir. Az veya çok demeyin. Allah rızası deyin ve kalıcı iş deyin. Özellikle dine ait hassas meselelerde elinizi taşın altına koyun ama haddinizi ve kapasitenizi bilerek yapın bunu. Bu da sıradan konularda rahat olmak hassas konularda ise işi ehline bırakmak olarak anlaşılabilir. Elinizin, dilinizin, kalbinizin kaymaması için çok dua edin. Allah yardımcınız olsun. Âmin.
Karma bir ortamda erkek ve kadının bulunması sadece zaruret durumlarında caiz görülmüştür. Bu bakımdan bir hanım için eğitim açısından karma eğitimin caiz olması, tıp ve tıbbın yan kolları olan olmazsa olmaz ilim dalları için geçerli olabilmektedir. Bulunduğunuz şartlarda, bu tarz ortamlardan mümkün mertebe uzak kalmaya gayret etmelisiniz. Tercih imkânımız varsa iki zararlı arasından daha az zararlı olanı tercih etmemiz doğru olandır.
Birincil gayeniz kendinizi korumak ve o ortamlarda erimemek olsun. Siz sağlam kalırsanız o kalışınız biiznillah ümmetinize hayır getirir. Bunun ötesinde de şeriatımızın temel haramlarını gözeterek yaşamayı ilke edinin. Erkeklerin bulunduğu bir ortamda da zorunlu bir durumda ders verebilirsiniz mesela. Bu dersinize çıkarken sizi izleyecek erkeklerin gözüne cazip gelmeyecek bir kıyafetle çıkarsınız ve adeta sokakta yürür gibi olan kıyafetinizle bunu yaparsınız ve sorun olmaz. Bu da şüphesiz birincil göreviniz olması gereken kendinizi koruma ciddiyetinizle sağlanabilir. Devam edin ve çalışın. Onların fikirlerinden korkmayın, muhtemel kendi gevşekliğinizden korkun. Allah yardımcınız olsun.
Psikoloji, ahireti unutan neslin en çok muhtaç olacağı bilim dallarından biridir. Gitgide ahiret daha çok unutulduğuna göre bu ihtiyaç da artacaktır. Size psikolojiyi Müslümanlaştırmış eserlerden kalın bir demet ne yazık ki tavsiye edemeyeceğim. Direkt psikoloji üzerine yaygın bir kitap ağı yoktur. Ama şunu tavsiye ederim: a- Bu ihtiyacı gidermeye siz kendinizi adayın. Okuduğunuz eserleri mesleğinizle buluşturun. Bilhassa âyet ve hadisleri bu mantıkla tefekkür edin. b- Özellikle hadis bilginiz sizin için temel kaynak niteliğinde olur. Riyâzu’s Salihin isimli hadis kitabını şerhi ile beraber üzerinde yorum yaparak okuyun. c- Tefsir dersleri bulursanız izleyin. Kur'an size ufuk açar. d- İmam Gazali’nin bütün eserleri sizin için temel eser niteliğindedir. e- Muayyen konularda ilmine itibar ettiklerinizle istişare edin. “Şu konu hakkında din ne der?” muhtevalı sorular araştırın. Allah yardımcınız olsun.
dernek konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir görevin önemli ve yapılmasının gerekliliğini tartışamayız ama bu erkek görevi olmalıdır. Bilhassa genç kızlarımızın kaş yaparken göz çıkarmak denebilecek bir hataya düşmelerinden endişe ederiz. Yapılmasına yapılabilir ama kadınlara ait bütün ilkelerin korunmuş olması şarttır.
Ne yazık ki kör bir taklit peşinde akıp giden hayatımız her an bize ait değerlerden uzaklaşmaktadır. Allah Teâlâ yardımcımız olsun; elimizin, ayağımızın, göz ve dilimizin korunması için ona sığınırız. Dine hizmeti bile o kaygan anlayışa göre yapmadıkça sanki yararı olmayacak türünden bir anlayış yaygınlık kazanmıştır ne yazık ki. Bu gidişata karşı, her şeyden ve her yeniden uzaklaşmak gibi bir siyaseti izleyemeyiz. Hayatın her alanı öyle oldu zira. Seçici ve ince eleyip sık dokuyan bir anlayışla iş yapmak zorundayız. Herkes ihlası ile imtihan edilmektedir anlaşılan. Mümkün olduğu kadar seçici ve titiz olacağız. Şimdilik bunu yapabiliyoruz anlaşılan. Çok dua edelim.
Bu hastalara yardım etmenin faziletini gizleyemeyiz, mübarek bir iştir ancak sömürü ve suiistimale açık bir alan olduğu da bellidir. Böyle yardımların bilinen bir vakıf veya derneğin nezaretinde yapılmasını tercih ederiz. Zekât ve fitrelerimiz üzerinden şeytanın kazançlı çıkmasını istemeyiz.
Kendinizi bu konuda sorumlu hissediyorsanız gidiniz. Eşinize yaptığınız işin önemini anlatarak kendisinin de ecrinize ortak olduğunu ve fedakâr olması gerektiğini anlatınız. Kendisine kocasını cihada gönderen hanım sahabi gibi davranmasını rica edin. Korkmasın, vaktinden/ecelinden önce hiç kimse ölmez.
Siz kurum olarak talep ettiğiniz ücreti “sadece şurada kullanacağız” diye daralttığınız bir hibe olarak almıyorsunuz. Bir ücret niteliğinde alıyorsunuz. Dolayısıyla onu şeffaf bir şekilde benzer yerlerde kullanmanızda sakınca olmaz.
Sorunuzu, "Yemin kefaretini dini kurumlara para göndererek yapabilir miyiz? veya Kaç kişiyi doyurmamız gerekiyor?" şeklinde anladım. Buna göre, Göndermeyi düşündüğünüz kuruma yemin kefareti olduğunu söyleyerek on kişilik fidye bedelini teslim ederseniz (vekâlet vermiş olduğunuzdan) bir sakıncası olmaz. Onlar da yemin kefaretine uygun bir şekilde dağıtırlar. Bir günde sabahlı ve akşamlı on (10) fakir veya on (10) gün bir fakir doyurulması gerekir. https://fetvameclisi.com/fetva/349-bozulan-yemin-keffareti-nasil-odenir