Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Müslüman coğrafyalardaki zulümlere ve sorunlara karşı dikkat çekmek ve yardım toplamak için halka açık güvenli sayabileceğimiz alanlarda birkaç Müslüman genç kız olarak stantta durmamız ne derece doğru olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu görevi siz bayanlara bırakın. Kaş yaparken göz riski taşımamanız açısından doğrusu böyledir. Siz öncelikli olarak kendinizi koruyun. Allah yardımcınız olsun.
Bu doğru bir söz olmasına doğrudur ama uygulanışında böyle olmamaktadır. Bu maksatla yıllardır müminler kızlarını ve erkeklerini okutuyorlar. Sonunda ise herkes kasasını ve menfaatini koruyor. Az bir kısım mümin belki bunun istisnasıdır. İkinci olarak da kadınların asıl vazifelerini ihmal ettirecek hiçbir görev mukaddes olamaz. Dengeli bir şekilde ortayı bulabilenler için ve kendini zayi etmeyenler için doğru olabilir bu söz.
Aleykümselam. Kaş yaparken göz çıkarma. Haram riski olan bir yere bilerek ve zaruret olmadan katılma.
Birincil gayeniz kendinizi korumak ve o ortamlarda erimemek olsun. Siz sağlam kalırsanız o kalışınız biiznillah ümmetinize hayır getirir. Bunun ötesinde de şeriatımızın temel haramlarını gözeterek yaşamayı ilke edinin. Erkeklerin bulunduğu bir ortamda da zorunlu bir durumda ders verebilirsiniz mesela. Bu dersinize çıkarken sizi izleyecek erkeklerin gözüne cazip gelmeyecek bir kıyafetle çıkarsınız ve adeta sokakta yürür gibi olan kıyafetinizle bunu yaparsınız ve sorun olmaz. Bu da şüphesiz birincil göreviniz olması gereken kendinizi koruma ciddiyetinizle sağlanabilir. Devam edin ve çalışın. Onların fikirlerinden korkmayın, muhtemel kendi gevşekliğinizden korkun. Allah yardımcınız olsun.
Fakihlerimiz arasında yabancı erkekle bir kadının tokalaşabileceğine olabilir diyen biri yoktur. Sadece çok yaşlı bir kadın için tokalaşmak olabilir diyen olmuştur. Yaşadığımız çağa ve mekâna dinimizi en ince ayrıntılarına kadar taşımak zorundayız. En azından bunun için gayret etmek zorundayız. Müslümanlığımız bize uyduğu kadar olamaz. Biz Müslümanlığımızın gereğine uyacağız.
Hem elinden geleni yapacaksın. Hem de elini, gözünü ve gönlünü hiçbir harama bulaştırmayacaksın. Zor günlerin insanı olmak bunu gerektirir.
dernek konusundaki diğer fetvalar
Ne yazık ki kör bir taklit peşinde akıp giden hayatımız her an bize ait değerlerden uzaklaşmaktadır. Allah Teâlâ yardımcımız olsun; elimizin, ayağımızın, göz ve dilimizin korunması için ona sığınırız. Dine hizmeti bile o kaygan anlayışa göre yapmadıkça sanki yararı olmayacak türünden bir anlayış yaygınlık kazanmıştır ne yazık ki. Bu gidişata karşı, her şeyden ve her yeniden uzaklaşmak gibi bir siyaseti izleyemeyiz. Hayatın her alanı öyle oldu zira. Seçici ve ince eleyip sık dokuyan bir anlayışla iş yapmak zorundayız. Herkes ihlası ile imtihan edilmektedir anlaşılan. Mümkün olduğu kadar seçici ve titiz olacağız. Şimdilik bunu yapabiliyoruz anlaşılan. Çok dua edelim.
İnternette; - Psikolojinin dini temelleri isimli dersimiz, - Mümin Psikolojisi derslerimiz ve - Fetva Meclisi sitesinde psikologlara verilmiş tavsiyelerimizi derleyebilirsiniz. Ayrıca İstanbul'da iseniz arkadaşlarınızla gelebilir ve yüz yüze görüş alışverişi yapabiliriz.
Bu hastalara yardım etmenin faziletini gizleyemeyiz, mübarek bir iştir ancak sömürü ve suiistimale açık bir alan olduğu da bellidir. Böyle yardımların bilinen bir vakıf veya derneğin nezaretinde yapılmasını tercih ederiz. Zekât ve fitrelerimiz üzerinden şeytanın kazançlı çıkmasını istemeyiz.
Kendinizi bu konuda sorumlu hissediyorsanız gidiniz. Eşinize yaptığınız işin önemini anlatarak kendisinin de ecrinize ortak olduğunu ve fedakâr olması gerektiğini anlatınız. Kendisine kocasını cihada gönderen hanım sahabi gibi davranmasını rica edin. Korkmasın, vaktinden/ecelinden önce hiç kimse ölmez.
Siz kurum olarak talep ettiğiniz ücreti “sadece şurada kullanacağız” diye daralttığınız bir hibe olarak almıyorsunuz. Bir ücret niteliğinde alıyorsunuz. Dolayısıyla onu şeffaf bir şekilde benzer yerlerde kullanmanızda sakınca olmaz.
Sorunuzu, "Yemin kefaretini dini kurumlara para göndererek yapabilir miyiz? veya Kaç kişiyi doyurmamız gerekiyor?" şeklinde anladım. Buna göre, Göndermeyi düşündüğünüz kuruma yemin kefareti olduğunu söyleyerek on kişilik fidye bedelini teslim ederseniz (vekâlet vermiş olduğunuzdan) bir sakıncası olmaz. Onlar da yemin kefaretine uygun bir şekilde dağıtırlar. Bir günde sabahlı ve akşamlı on (10) fakir veya on (10) gün bir fakir doyurulması gerekir. https://fetvameclisi.com/fetva/349-bozulan-yemin-keffareti-nasil-odenir