Fetva Meclisi
Soru
Hocam sosyal medyada sizin de bildiğiniz üzere “Çay House” gibi dernek adı altında yapılanmalar var. Faydalı oldukları söyleniyor ama takipçilerinin çoğu kız ve daha önemlisi sohbet dedikleri olay hep laubalilik. Sonunda hikmetli birkaç söz ediyorlar. Evet, Müslüman olanlar da olmuş sohbetlerden yalnız misal isimleri neden “Çay House” İngilizce, neden Arapça değil? Hep bir şöhret sevdası ve müzik günah değilmiş gibi alttan alttan yaygınlaştırma çabaları. Bu dernekler faydalı mı yoksa hiçbir ehemmiyeti yok mu? Takip edilmeli mi sizce? Lütfen beni aydınlatın.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Belli bir gelgitten sonra sizin becerebileceğiniz bir işin muhakkak olduğunu göreceksiniz. Siz de o işi yaparsınız ama size söylenen, evini ihmal etmeme sözünde haksız değiller. Dengeli olmak gerekiyor.
Hanım kızım, bunun adı tam anlamı ile yanlış çevrede bulunmak ve boşlukta kalmaktır. İnsanların gündem değerlendirmede beraber oldukları arkadaş çevrelerinden etkilenmeleri böyle olabilmektedir. Allah Teâlâ’nın size ihsan ettiği akıl, idrak ve diğer nimetleri kullanmadığınız için bir boşluk hissediyorsunuz. Kendinizi kontrol edin; Allah Teâlâ’nın haramlarından biri ile bağlantınız var mı, varsa hemen terk edin. Çok Kur'an okuyun. Kur'an’ı şifa niyeti ile okuyun. Zikir yapmaya başlayın. Arkadaş çevrenizi denetleyin. Namazınızı yeniden gözden geçirin. Gazali’nin İhya’sından okumalar yapın. Seyyid Kutub’un Fizilal’inden kısa kısa okumalar yapın. Hitabetini beğendiğiniz âlimlerin sohbetlerini dinlemeye çalışın. Sılayırahime önem verin. Özellikle büyüklerinizi ziyaret edip onlarla oturun. Ve son olarak da kademeli olarak en az üç ay haber dinlemeyin, izlemeyin, okumayın. Mesela önce TV haberlerine ara verin. Bir hafta sonra yazılı haberleri okumayın. Ardından internet haberlerini bakmayın. İnşaallah huzur bulacaksınız.
Selamünaleyküm. Kalbinizin rahat etmediği bir tutumu elbette terk edebilirsiniz. Bu cephedeki bir cihat değil ki, can pahasına orada bulunasınız; kendinize daha uygun olduğunu anlayıncaya kadar arayış içinde olun. Mühim olan günlük hayat için yeterli ilim elde etmek ve haramlardan uzak kalmaktır. Cemaat bunu sağlıyorsa ona cemaat deriz. Tiyatrodan cemaat olmaz.
“İnce Düşünüp” bu işi bırakırsan iyisini yapmış olursun, çitin etrafında dolaşmamış olursun. Bunu birinci mesele olarak belirteyim. İkinci olarak, “yaratmak” sözcüğünü insanın fail olduğu durumlarda kullanmayı en azından abes buluyoruz. Yalnız sizin örneğinizde olduğu gibi bunu bir şirk düzeyinde görmek de isabetli değildir. Dine hizmet olan veya o niyetle yapılan bir işten geçinmeyi yasaklayan bir nas yoktur. Dini sömürmek şeklindeki bir “geçinme” elbette çirkindir. Çizgi de olsa kadın mahremiyetine ve akidevi konulara karşı hassas olun. Evet, çizgideki saç kadın saçı değildir ama siz yapabildiğiniz kadar hassas olun.
Selamünaleyküm.1- Dinimizin herkesçe bilinmesi gereken ve ZARURİ BİLGİ dediğimiz bilgileri vardır. Bu bilgiler, Allah'a iman, meleklere iman, namaz, oruç gibi temel konulardır. Siyaset bu listede ZARURİ KONULAR arasında değildir. Bir mü'min, meleklere imanı bilir gibi siyaset konularını da bilmesi gerekmez. Bunu bilinmesi gerekirliği açısından ikinci sırada görebiliriz. İkinci sırada görülmesi ise, gereksizliği ya da itilmişliğinin belgesi değildir. Dolayısıyla, yaşadığı ortamın rüzgârına kapılıp siyaset konusunda hatalı söz kullananları imandan çıkmış gibi göremeyiz.2- Sessiz kalarak da tepki göstermek mümkündür. Siyaset konusundaki tepkiyi iki açıdan ele almalıyız. Birincisi, sıradan halk gündemi olan siyasettir ki, buna tepki vererek bile ola katılmamız doğru olmaz. İkincisi ise, siyasetin temel bir konu olarak ele alındığı yerler ve ortamlar ki, buralarda muhakkak tavrımız olmalıdır.3- Amca, insana en yakın olan akrabalardan biridir. Size bakmamış olsalar bile onlarla iyi geçinmeniz gerekir. Bu geçinme, onların özel hayatına müdahaleniz, kazançlarını irdelemeniz düzeyine gelmeyebilir. Ortak ilişkilerinizde, filan makineyi hangi parayla aldıklarını araştırmanız da gerekmez.
Aleykümselam. Sen nerede imanınla ve direncinle kalabileceksen orası dinine hizmet için esas olman gereken yerdir. Ne ilahiyat ne de siyaset kendi başına bir değer değildir. İki şeyi düşün. Biri kabiliyetin ne yana çekiyor seni, diğeri de nerede ayağın kaymaz. Mü'min bir cemaatle beraber nerede bulunabileceksen orayı tercih et. Bu demektir ki, fakülte isimlerine değil kendine bakmalısın.
dernek konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir görevin önemli ve yapılmasının gerekliliğini tartışamayız ama bu erkek görevi olmalıdır. Bilhassa genç kızlarımızın kaş yaparken göz çıkarmak denebilecek bir hataya düşmelerinden endişe ederiz. Yapılmasına yapılabilir ama kadınlara ait bütün ilkelerin korunmuş olması şarttır.
İnternette; - Psikolojinin dini temelleri isimli dersimiz, - Mümin Psikolojisi derslerimiz ve - Fetva Meclisi sitesinde psikologlara verilmiş tavsiyelerimizi derleyebilirsiniz. Ayrıca İstanbul'da iseniz arkadaşlarınızla gelebilir ve yüz yüze görüş alışverişi yapabiliriz.
Bu hastalara yardım etmenin faziletini gizleyemeyiz, mübarek bir iştir ancak sömürü ve suiistimale açık bir alan olduğu da bellidir. Böyle yardımların bilinen bir vakıf veya derneğin nezaretinde yapılmasını tercih ederiz. Zekât ve fitrelerimiz üzerinden şeytanın kazançlı çıkmasını istemeyiz.
Kendinizi bu konuda sorumlu hissediyorsanız gidiniz. Eşinize yaptığınız işin önemini anlatarak kendisinin de ecrinize ortak olduğunu ve fedakâr olması gerektiğini anlatınız. Kendisine kocasını cihada gönderen hanım sahabi gibi davranmasını rica edin. Korkmasın, vaktinden/ecelinden önce hiç kimse ölmez.
Siz kurum olarak talep ettiğiniz ücreti “sadece şurada kullanacağız” diye daralttığınız bir hibe olarak almıyorsunuz. Bir ücret niteliğinde alıyorsunuz. Dolayısıyla onu şeffaf bir şekilde benzer yerlerde kullanmanızda sakınca olmaz.
Sorunuzu, "Yemin kefaretini dini kurumlara para göndererek yapabilir miyiz? veya Kaç kişiyi doyurmamız gerekiyor?" şeklinde anladım. Buna göre, Göndermeyi düşündüğünüz kuruma yemin kefareti olduğunu söyleyerek on kişilik fidye bedelini teslim ederseniz (vekâlet vermiş olduğunuzdan) bir sakıncası olmaz. Onlar da yemin kefaretine uygun bir şekilde dağıtırlar. Bir günde sabahlı ve akşamlı on (10) fakir veya on (10) gün bir fakir doyurulması gerekir. https://fetvameclisi.com/fetva/349-bozulan-yemin-keffareti-nasil-odenir