Fetva Meclisi
Soru
Sayın hocam, yaşadığımız çevrede ve anladığım kadarıyla toplumun genelinde dinimizin siyasete ilişkin kısmı bilinmiyor. Zihinlere yanlış şeyler kazındığı için doğru olarak onlar kabul ediliyor. Yanlışlıklar söylendiği zaman kabul edilmiyor. Laiklik ve diğer batıl ilke, kuralların yanlış olduğu söylendiği zaman aile içinde dahi kabul görmediği oluyor. Bu durum genellikle cahillikten kaynaklanıyor. Şimdi hocam;1- Cahilliğiyle bu şekilde davranan kimse imanî bir hata içinde midir?2- Genellikle siyasetin konuşulmadığı yer yok. Her zaman müdahale edip doruları söylemeli miyiz? İnsanların kabul etmemesi gibi bir durumla karşılaşılıyor. Yoksa sessiz mi kalmalıyız? Daha beter bir duruma mı sebep oluruz.3- Bir de hocam 18 yaşlarında iken babam ölünce bizi iki amcam büyüttü. Okumamıza yardımcı oldu. Onlara karşı tavrımız nasıl olmalıdır. Mesela hocam faiz-kredi ile alınmış tarım aleti vs. var. Ben bir işlerine yararsam bunları kullanmak durumunda kalıyorum. Yer de değiştiremedim. Nasıl davransam doğru olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sen nerede imanınla ve direncinle kalabileceksen orası dinine hizmet için esas olman gereken yerdir. Ne ilahiyat ne de siyaset kendi başına bir değer değildir. İki şeyi düşün. Biri kabiliyetin ne yana çekiyor seni, diğeri de nerede ayağın kaymaz. Mü'min bir cemaatle beraber nerede bulunabileceksen orayı tercih et. Bu demektir ki, fakülte isimlerine değil kendine bakmalısın.
Selamünaleyküm. Allah Teâlâ işinizi kolay kılsın. Size şunu peşinen iletmek isterim: Değil böyle karma bir toplumda üniversitede ders vermek, tam anlamıyla 'İslam' olan bir toplumda bile ders verecek olsanız, sizi dinleyenler arasında anlattığınızın aksini yorumlayacak kimseler muhakkak bulunacaktır. Biz, insanız. İnsanlarla beraber bulunuyor, dersimizi onlara aktarıyor, onlardan ders dinliyoruz. İnsan olup da melek gibi veya hayvan gibi kalmak mümkün olmaz. Bu nedenle mevcut durumunuzu bu perspektiften görmeye çalışmanız gerekiyor. Böyle bakamazsanız ya dağıtan ya da içine kapanıp kendi gölgesinden bile ürken bir durum alırsınız. Her iki durum da mü'min için uygun değildir. Tekrar Allah Teâlâ size kolaylık versin diye dua ederim. Öncelikli olarak, mesleğinizde en iyi olamasanız da iyilik konusunda sorunlu olmamalısınız. Dersinizi, sizin alanınızın konusu olarak iyi anlatabiliyorsanız, sözünü ettiğiniz sorular ve sorunlar azalır. Mü'min, yaptığının iyisini yapmaya çalışan insan olmalıdır. İkinci olarak da sizin, o tür konuları, beraberinde soru üretmeyecek bir kıvamda anlatmayı yeğlemeniz gerekir. Bir yandan öğrencilerin hakkı tefrik edebilecekleri ipuçları verirken bir yandan da kuru bir cedelleşmeye kaçmayacakları ciddiyeti ayna anda sergilemeniz gerekir. Bunu yüzde yüz yapamasanız da belli oranda yapmanız mümkündür. En azından oluşan soruları cevaplandırırken, daha geniş düşünen alanlarını önlerine koyarak bunu yapabilirsiniz. Bir hocanın: 'Bu soru sorulmaz!' demesi elbette doğru değildir ama soruyu, daha geniş alanlara sevk ederek de cevaplamanız mümkündür. Elbette batılı müdafaa edecek değilsiniz. Onu hiç konuşmuyorum. Batıl mı hak mı olduğunda mütereddit kaldığımız meseleler açısından böyle bir değerlendirme öneriyorum. İnsan olarak, hemen hemen hiçbir konuda hemfikir olmamız beklenemez. Asgari şartlarda bir beraberlik beklenebilir. Bizim zaviyemizden de o asgari şartları imanımıza dair esaslar oluşturmaktadır. Sıhhat ve afiyette olmanıza dualar ederim.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
Selamünaleyküm. Kalbinizin rahat etmediği bir yerde bulunmanız doğru değildir. 1- Muhakkak camiye cemaate gidin. 2- Bir cemaate gitmeye mecbur değilsiniz, arı olan bal olan her çiçeğe konun. Hangisinde ne yarar buluyorsanız ona o yarar kadar katılın. 3- Birini diğerine benzetmeyin, kıyas etmeyin. 4- Onların hiç birinin İslam olmadığını iyi bilin. İslâm sadece kendisidir, onlar olsa olsa İslam'ın içinde bir noktadırlar.
Selamünaleyküm. Yanlış düşünüyorsunuz. 'Evlenememiş' denecek yaşta değilsiniz. Siz kendi kendinize biçtiğiniz vakitten ötürü darlık çekiyorsunuz. Hayatın neresinde ne ile karşılaşacağımıza bir karar veremeyiz. Sabırlı olmanız gerekir. Boş vakit bırakmayın kendinize. Okuyun, yazın, şiir yazın. İbadetlerinizi ihmal etmeyin, nafile namazlar kılın. Ayda bir kere hatim indirecek şekilde Kur'an okuyun. Göreceksiniz ki, rahat bir hayatı gereksiz yere sıkıntıya sevk ettiğinizi anlamış olacaksınız. Allah kalbinize huzur versin.
Selamünaleyküm. Şunu şaşmaz bir kural olarak bilin ve uygulayın. Biz mü'minler kardeşiz. Kardeşliğimizin gereği olarak da birbirimize itibar ederiz. Aynı düşündüğümüz hususlarda beraber oluruz. Farklı düşündüğümüz hususlarda ise birbirimizle tartışmayı bile kabul etmeyiz. Temel iman meselelerinde beraber olduktan sonra tali konularda tartışmak abestir. Birbirimizi farklılıklarımızla kabul edebilirsek şeytanın tuzağına takılmamış oluruz. Bunu siyasetiniz edinin. Beraber olun, tartışmayın. Tartışandan özür dileyin. Bu güne kadar kimse tartışarak birbirine ikna edebilmiş değildir. Bu bir imtihandır. Bile bile tuzağa düşmeyelim.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Gülünç bir tiyatro bu. Lütfen dinimizle alakalı bir hususu bu şekilde eğlence konusu yapmayın! Siz de kendinize başka bir nasip arayın, o aileye gitmeyin.
Selamünaleyküm. Allah dininizde sabit kalmanızı kolay kılsın. Müslüman olanın isim değiştirmesi şart değildir. Dininizi iyi yaşayın yeter.
Selamünaleyküm. Bu durumda, borcu üslenen kişinin vereceği paranın karşılığında alacağı rakam meçhuldür. Bu meçhullük böyle bir ilişkiyi sakıncalı kılar.
Selamünaleyküm. Önce kendinizi kurtarın. Sonra çocuğunuzu düşünürsünüz. Şu anda çocuk için de yapabileceğiniz bir şey yok gibidir. İstiğfar edin, iyi olmaya gayret edin ki, Allah Teâlâ size bir yol açsın.
Selamünaleyküm. Sadece bu sözler bir boşanma nedeni değildir. Bu sözlerin büyük oranda tehdit ve ikaz olması muhtemeldir. Sözlerin sahibi, özellikle boşamayı kastettiğini söylerse durum değişir. Ne var ki, bu mantıkla yapılan bir tartışmanın akabinde düşünülmesi gereken şudur: Böyle bir evlilik sürse ne olur, bozulsa ne olur?
Selamünaleyküm. Edep açısından bakmazsak namazın kabul olması bakımından sakıncası yoktur ama camilere o şekilde girmenin ciddi bir edep sorunu olduğunu bilmek gerekir.