Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam burası küçük bir belediye dini faaliyetler yeni başladı (Süleymancılar, Menzil, Mahmud efendi, Nurcular) biz 3-5 arkadaşız kafamıza yatan bir grup belirleyemedik. Eksikliklerine rağmen bir gruba dâhil olmak caiz mi ya da bizim aramıza 5-6 ay önce bir amca katıldı sadece ismini biliyoruz. O bize bu konularda ki yoksunluğumuzu beyan ettik o bize Melamiliği tavsiye etti. O gruba katılmamızın faydalı olacağını ve onunla ilgili anlatımlar yapıyor etiket olarak internetten de araştırım insanı kâmile götüren bir yol gibi görünüyor amma yine de yanlış bir kapı çalıp ta yanlış bir yere girmekten korkuyoruz. Arkadaşlar bana da yükleniyor ne yapalım diye ve ya kısaca bize ne tavsiye edersiniz. İçimizde de anadan doğma muhafazakâr yok tövbe karlar var. Bize yol göster hoca Allah rızası için dualarım sizinle. Allah sizi uzun bir ömür bu ümmete bağışlasın daha çok işiniz var hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Cemaate katılma şartı diye bir şey yoktur. Mü'min olarak yaşama ve şeytana kapılmama şartı vardır. Bu şart nasıl gerçekleşiyorsa öyle yaşamak en iyisidir. Asıl cemaat, müminlerin namaz kıldıkları, haccettikleri ana cemaattir. Orada kaldıktan sonra ara isimlere takılmaya gerek yoktur. Kabiliyeti olanlar için oraları bir zorunluluktur.
Aleykümselam. Eski alkol borcunuz için şimdi bir şey yapmanız gerekmez. İstiğfar edin, yolunuza devam edin. Bulunmanız gereken cemaati sizin ihtiyacınız belirleyebilir. Size en yakın olana katılın. Bakın, sadece din konuşuluyor ve sizden para talep edilmiyorsa, dergi, kitap almanız istenmiyorsa devam edin. Bu mantıkla bir iki deneme yapın, inşallah yerinizi bulacaksınız. Şunu da unutmayın ki, her cami gideceğiniz bir cemaattir. Camilere katılmayı ihmal etmeyin. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Önce bu mantığı terk edin; geçmişi, hatalarınızı irdeleme yerine, oturun neler yapabileceğinizi düşünün. Yapabileceğinizi düşündüğünüz en kolay işten başlayarak bir çalışma planı yapın. İş bitirin, biten işin yerine yenisini başlatın. Böylece raya girmiş olursunuz. Sorunlu insanları örnek almayın. Gerekiyorsa çevre değiştirin, şehir değiştirin. Kur'an okuyun. Bir ilimi meclisine katılın.
Selamünaleyküm. Mü'min, farz olarak bulunması gereken yerler dışında kalbinin rahat etmediği yerde bulunmaz. Bulunmasına gerek de olmaz. Evde uzun süreli kalmalarınız sıkıntı olabilir. Bağlanarak değil de ara ara gidin, farklı mekânları ve grupları deneyin. Arı gibi olabilirsiniz. Uçun, gezin; çiçek görünce konun. Balınızı alın, kalkın. Böylesi daha iyidir.
Aleykümselam. Dinimize hizmet etmek için şu veya bu iş sahibi olmak gerekmez. Her mü'minin dini için yapabileceği pek çok şey muhakkak vardır. Alim olma yöntemi ile hizmet etmeyi kastediyorsanız o ilme meyilli bir kabiliyetinizin olmasını gerektirmektedir. Bunun da bulunup bulunmadığı bu zamana kadar anlaşılmıştır. Dert etmenizi gerektiren bir durum yoktur. Siz önce İYİ BİR MÜMİN olma gayesi ile hareket edin. İyi bir mü'min oldunuz mu zaten dininiz sizden istifade etmeye başlar. Gerisini de Allah önünüzü açarak ne yapacağınızı size gösterir.
Selamünaleyküm. Hiçbir mü'min, takatinin üstünde bir yükle yüklü olmaz. Hepimiz takatimiz ile sınırlı sorumluluklar taşırız. Bir tıp öğrencisi olarak ilk yapmanız gereken şey, mesleğinizde ehil olma yoluna girmenizdir. İyi bir hoca olmamanız eksiklik değildir ama sıradan bir doktor olmanız eksikliktir. Buna göre bir çalışma planı yapmalısınız. İkinci olarak da, yalnız kalmaktan sakınmalısınız. Yalnızlıkla kastım da, bir cemaat ortamında olmamaktır. Dersleriniz dışında bir cemaat beraberliği ilkeniz olmalıdır. O cemaat de sizin bilgi açığınızı kapatacak programlar yapan bir cemaat olmalıdır. Aşırılıklara kaçmayan, olaylara dengeli yaklaşan, İslam'ı bütün yönleri ile ele alan bir cemaatle beraber olmalısınız. Size dualar ederiz.
belediye konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Teamüldeki kurallar ne ise o caizdir.
Selamünaleyküm. Siz, helallik dairesinde çalışıyor iseniz kiminle çalıştığınızın önemi yoktur.
Selamünaleyküm. Hile Mü'min için uygun olmayan şeyin adıdır.
Evet, nikâh ve talak konularında zikrettiğiniz başlıklar önemli bir sorun olarak önümüzde durmaktadır. Ne yazık ki sizin zikrettiğiniz kadar da kolay çözümü yoktur bu sorunların. Bugün mü’minler olarak biz, bize ait olmayan bir sistemin içinde yaşıyoruz. Her şeyi kökten reddeden bir anlayış, beraberinde çözümsüzlük getiriyor. Üstün körü her şeyi kabul etmenin de akide açısından sorunları var. Ben size başka bir noktayı daha zikredeyim, siz de onu inceleyin: Bu meselelere ilgi gösterecek, çözüm için mesai verecek bir kitle bulabilir misiniz? Sadece bir noktadan yara alanlar dinin bu husustaki emrini veya yasağını merak ediyorlar. Ne yazık ki böyle. Dilerim gelecek kuşaklara dinimizin bu bölümünü aktarmakta yetersiz kalmayız. Allah yardımcımız olsun.
Park veya başka bir yerdeki toprak neticede maldır. Belediyenin vatandaşa izin verdiği bir alan dışında veya toprağın kullanılmayacak şekilde bekletildiği bir döküntü alanından alınırsa sakınca olmaz.
Bu şartlarda bir nikâh, çiftlerin dinen evli kabul edilmeleri için yeterlidir. Diğer bölümünü bir bereket ve manevi destek olarak kabul ederiz bu durumda.