Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz İslami bir çizgi roman serisi üzerinde çalışıyoruz Müntekim isminde. Allah'ın izniyle Rabbimizin dinine ve Peygamber efendimizin ümmetine bu yolla âcizane bir hizmette bulunmak niyetiyle yola çıktık. Bir yabancı internet sitesi var, bu site vasıtası ile bir nevi çizgi romana bütçe olması için bağış toplanabiliyor. Lakin şöyle bir sıkıntı var ki bu İngilizce site bir şablonla çalışıyor ve biz kayıt olduğumuz anda İngilizce olarak “Muntekim creates comic book series” diye bir yazı yazıyor ve bu yazı değişmiyor. Bu yazının tercümesi ise “Müntekim çizgi roman serisi yaratıyor.” Allah korusun biz şirke bulaşmaktan çok korkarız. İnce düşünüp bu siteyi kullanmayı bırakmalı mıyız? O yazıyı bir dil bilgisi kuralı olarak kalıplaşmış bir kelime olarak mı görmeliyiz? Ayrıca bu çizgi roman işiyle rızık kazanıp ailemizi geçindireceğiz. Allah rızası ve tebliğ amaçlı yaptığımız bu işten para kazanmak doğru mudur? Paranın ihtiyaç fazlasını infak etmek istiyorum. Bir hocanın “dinden çalışılır ama dinden geçinilmez” diye bir sözü gözümü korkutuyor. Son olarak çizgi film gibi çocuk filmlerinde kız karakterlerin saçları, kol ve bacakları gibi avret yerleri çok gerçekçi olmadıktan sonra gerçekte olduğu gibi günah mıdır, bundan kaçınılmalı mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Onlara cevaptan öne sizin kendinizi mikroptan koruma derdiniz olmalıdır. Siz önce kendinizi düşünün. Zira onlara Peygamber aleyhisselam bile cevap verse ikna olmaları garanti değildir. Bu dünya imtihan yeridir. Allah'ın her kulu bir tür imtihan olacaktır. Kimi kazanacak kimi de helak olacaktır. Biz, elimizden geldiği kadar yapıp yapmamakla sorumlu oluruz. Size tavsiyem önce kendinizi korumak olsun. Onlara bir şey vermeye çalışırken size de maazallah bir mikrop bulaşır ve hiç farkında olmazsınız. Bahsettiğiniz rezillik bulaşmaz da imanınıza zarar verecek bir delik açılır kalbinizde. Gayet dikkatli olun ve işinizi çabuk bitirip dönmeye bakın.
İslam ve sanat, bir arada olması halinde çok güzel sonuçların elde edileceği iki kelimedir. Sanatın dinin emrine girmesi ile elde edilecek hayırlı sonuçları konuşuyoruz. Dinin emrine girmedikten sonra sanatın yokluğu varlığından daha hayırlı olacaktır. Kadınların sinemada bulunmalarını kökten reddetmek, sinemayı kökten reddetmek olur. Bu nedenle, kadını kadınlığından çıkarmayan ve filmin teması dışındaki yollara saptırmadan kullanan rollerde kadın bulunabilir diye düşünüyorum. Ama bu ne kadar olur bir şeydir, doğrusu bilemem. Zor olmasına zor gerçekten. Eğer sinemayı cihad maksatlı kullanacaksak, bırakın cihadın zor bir iş olduğunu tadalım. Allah yardımcınız olsun, amellerimizin rızası doğrultusunda olmasını bize nasip etsin.
Hayal ürünü roman veya hikâye yazmak sakıncalı görülmemiştir. Çalışmanızda hayvanların konuşturulmasında da sakınca yoktur. Kadim zamandan beri bu tür çalışmalar yapılmış ve tedavülde bulunmuştur. Bu çalışmanız için “gerekli ve faydalı” dememiz daha isabetli olur. Neticede bir eğitim türü olarak görürüz bunu. Bu konuda dikkat edilmesi gereken hususları şu şekilde özetleyebiliriz: Okuyucunuz veya dinleyicinize gerçek bir konuşu anlattığınızı hissettirmemelisiniz. Okuyan veya dinleyen bir “hikâye” dinlediğini bilmelidir. İçerikte başta şirk olmak üzere haram veya harama özendirme olmamalıdır. Batıla destek olmamalısınız. İptidai insan zamanları gibi mü'min akidemizle uyuşmayan konular ihtiva etmemelidir. Zira biz insanın aslının tevhid olduğuna, şirk ve benzeri yanlışların sonradan girdiğine iman ediyoruz. Bu ayrıntılara dikkat ettikten sonra yapılan bu iş mubahtır deriz.
Selamünaleyküm. Dualarınızı beklerim. Tespitlerinizde haklısınız, doğru ve yerinde tespitler yapmışsınız. Bir kere şunu bilmelisiniz ki, insan denen mahlûk hata yumağıdır. Hatasız insan olamaz. Bizim de hatalarımız vardır, inşaallah hıyanetimiz olmaz. Dua edin ayağımız kaymasın. Günlük olaylara dair, açık bir beyan yapmadığımız doğrudur. Bilerek yapmıyoruz bunu. Nedenine gelince, insanların bütününe hitap etmeyi gaye edinen biri, grup mantıklı olarak konuşmaması, yazmaması gerekiyor. Filan günlük mesele hakkında konuşulduğunda o mesele günlük olayların içinde eriyor. Bizim asıl meselemiz, iman davamızın kökleşmesini sağlamaktır diye düşünüyoruz. Şüphesiz yaptığımız tek doğrudur şeklinde bir iddia peşinde değiliz. Dökülen yapraklar yerine ağacın köklerini korumayı amaç edindik. Günlük olayların içindeki kargaşada asıl davamızın erimesinden çekiniyoruz. İnşaallah da doğru yaptığımızı düşünüyorum. Diğerlerinin yanlış olduğu anlamında değil ama birilerinin de bunu yapması gerekir şeklinde bir anlayışımız var. Dua edin lütfen.
Selamünaleyküm. Sizi de eşinizi de tebrik ederim. Allah amelinizi makbul buyursun. Tam anlamıyla cihat üzeresiniz. Ne mutlu size. Böyle karı koca kendilerini Allah'a vermişlere hayran oluyorum. Mübarek bir davranış üzeresiniz. Bana da dua etmenizi rica ederim. Gelinimiz, işini hemen bıraksın. İngilizcesi iyi ise özel derslerle hocalığını yapar. Evlilik ateşine tutuşmuş delikanlılara ders vermek genç bir kadının işi değil, gerekli de değil. Siz bu heyecanla beraberken nerede olursanız olun Allah size yardım eder. Mus'ab yetiştirmenin kolay yeri yoktur. Aileyi büyütme ve yakınlara tesir etme gibi ilaveleri de katarak onların yanına geçmenizi daha makul bulurum. Siz kendiniz bir Mus'ab olun, Yesribler yeşersin sizin elinizle. Bana ait ne varsa o da sizin olsun. Yazın çizin, kullanın; yeter ki beni bir duadan unutmayın. İmrendiğim aile yuvanızın saadeti için dualar ederim
Ümmetimiz “oku” emriyle ilk muhatap olan ilim ümmetidir. Hangi yaşta olursak olalım ilimsiz bir hayatımız olmamalı. Hem kendimiz hem de çocuklarımız için bu ilim yolunda ilerlerken tercihler yapmak zorunda kalıyoruz çoğu zaman. Çocuklarımızı da hiçbir yere göndermeyelim, evde tek başına yetiştirelim diyecek bir zeminde de değiliz. Hem onları okuma hayatından hem de sosyal bir hayattan alıkoymadan hareket etmemiz gerekmekte. Okuma adı ile gönderdiğimiz ortamlarda ahlaki yönden bir erozyona uğrama söz konusu olabilir, bunu da istemeyiz ama bu sonuç olmaması için çevreden gördüğü kötü örneklere inat başta ailesi olmak üzere güzel örnek alacağı bir çevre oluşturmalıyız. Eğer kendi kabiliyetine göre bir meslek elde etmek istiyorsa sizin kriterlerinize göre alternatif bir kurum tercih edebilirsiniz; açık lise veya kabiliyete göre farklı eğitimler de söz konusu olmakta. Mü’min olarak her eğitimi alamayız, her kitabı okuyamayız ama mutlaka ama mutlaka okuduklarımız, eğitimlerimiz olmalı her an. Evlatlarınızın eğitim süreçlerini onlarla olan ilişkilerinizi de yıpratmadan ilerletebilmek için onların da doğal isteklerini göz ardı etmeden konunun uzmanı olan kişilerle istişare ederek hareket etmemizde de fayda olacaktır biiznillah. Bununla beraber bulunmalarını istemediğimiz ortamların bir alternatifini bulmak, kabiliyetlerini geliştirebilecekleri meşguliyetleri oluşturmak da aynı şekliyle ailenin sorumluluğunda olduğunu da unutmamalıyız. Çocuklarımızı çevreden koruyup ahlaklı, dinini yaşayan birey olarak yetiştirme sevdanız çok mübarek; Rabbim yardımcınız olsun. Her şeyin maddeleşmeye doğru gittiği bir dönemde siz maneviyatını düşünüyorsunuz, mübarek olsun. Bunu yaparken de şeytanın sizin de hedefinizde olduğunu unutmayın sakın. Bu sebeple koruyayım derken fıtratını arka plana atarak bir tavır takınmamaya özen göstermelisiniz. Sohbete götürmeniz güzel ama onun da hoşlanacağı uygun ortamlara da gitmeli; yürüyüş yapmak istemesi de uygun yerlere gittiği takdirde engel olunmamalı. “Kadının yeri evidir” hakikatini, asla dışarı çıkmaması gerekendir olarak değerlendirmememiz gerekir. Onun için yapılması mübah olan hangi iş varsa o işi görmek için evden çıkmasında sakınca vardır diyen bir âlim olmamıştır. Sakınca; ölçünün kaçmasında ve âdeta kaş yaparken göz çıkarılmasındadır. Biz fıkıh öğreniriz, fıkha göre yaşarız, insan da toplumsal bir varlıktır ve bu sebeple her an insan ile iç içe olabilmekte. Fıkıh bilen bir insan sınırlarını bilerek hareket etmeli. Tabi ki kadının rahat ettiği, fitneden uzak olan yerinin de evi olduğu da unutulmamalıdır. Kızlarımızın ahlakının ve iffetinin her şeyden üstün olduğunu da bilerek adımlarımızı atarız. Son olarak şu gerçeği de bir kardeşiniz olarak hatırlatmak isterim, insanız, beden sağlığımız kadar ruh sağlığımız da önemlidir. Şeytan her insanla olduğu gibi bizimle de uğraşmakta. Adımlarımızı atarken psikolojisi bozulmuş olmamamız gerekir. Huzur bizim için vazgeçilmez bir duygudur. Mü’minliğimizden huzur duyarız ama insanın boşluğa düştü hissine girmesi ruh sağlığımızı olumsuz etkiler. Aman çocuklarımızı bu ruhsal sürece girip bocalamasına izin vermeyin. Fıtratı, istekleri ile paralel adımlar atmaya çalışın. Rabbim yardımcımız olsun.