Fetva Meclisi
Soru
Hocam Yemenlilere kefaret var ve yirmi fakiri doyurmak lazım. Türk dini kurumlarına para göndermek caiz midir ve kaç kişiyi doyurmamız gerekiyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Keffaretin bedelini vermek caizdir. Bu bedel teslim edildikten sonra da alana temlik edilmiş olur ki o dilediği gibi sarf etme hakkına sahip olur. Diyanet'in belirlediği fitre miktarının verilmesi en asgari miktar olarak caizdir. Aile reisine teslim edilmesi halinde keffaret verilmiş olur. Allah'a emanet olun.
Ailenizin parası sizin paranız demek değildir. Yalnızca size ait seksen gram altın veya o mukabilde para veya ticari eşyanız yoksa üç gün peş peşe oruç tutarsınız.
Selamünaleyküm. Bir lokantada karın doyurmaktır ki yaklaşık olarak bunu on liradan sayabilirsiniz. Geciktirmenizde de sakınca olmaz.
Her ne şekilde olursa olsun geçerli (mün’akide) olan yemini bozan kimselerin yemin keffâreti ödemeleri gerekir. Yemin keffâreti sırasıyla; on fakire birer fitre (fıtır sadakası) miktarı veya bir fakire on ayrı günde her gün birer fitre miktarı para vermek veya on yoksulu sabah akşam doyurmak ya da giydirmektir. Buna gücü yetmeyenlerin ise ara vermeden üç gün oruç tutmaları gerekir. Bu keffâret ve sıralama Kur’ân-ı Kerîm’de belirtilmiştir. (el-Mâide, 5/89)
Kefaret yemin veya diğerlerinde rakam olarak kaç belirlendi ise o kadar kimseye veya bir kimseye o kadar gün ayrı ayrı verilmesi gerekir. Mesela on fakir olarak belirlenen yemin kefareti on ayrı fakire verilir ya da bir fakire verilmesi gerekiyorsa ona her gün birer fitre/fidye olarak verilir.
Yemin kefaretinin fertlere bizzat verilmesi gerekir. Toplu tüketime verilmesi doğru değildir.
dernek konusundaki diğer fetvalar
Kendinizi bu konuda sorumlu hissediyorsanız gidiniz. Eşinize yaptığınız işin önemini anlatarak kendisinin de ecrinize ortak olduğunu ve fedakâr olması gerektiğini anlatınız. Kendisine kocasını cihada gönderen hanım sahabi gibi davranmasını rica edin. Korkmasın, vaktinden/ecelinden önce hiç kimse ölmez.
Bu noktada eşin yüzeysel olarak da olsa doğruyu söylüyor. Sizin faaliyet isteğinizi zamana yayarak inatlaşmayı engellemenizi tavsiye ederim. Aksi takdirde şeytan yuvanızı dağıtmak için iyi bir fırsat yakalamış olur maazallah, dikkat edin. Aileniz ve huzurunuz faaliyetlerinizden daha öncelikli olmalıdır. Kanaatim budur.
İnsanlardan belli bir hayır işini göstererek yardım toplayan o insanların o hayırdaki vekili gibidir. Vekil, kendisine vekâlet verilen işteki sınırlara bağlı kalmak zorundadır. İnsanlardan hayır isterken “bu hayrın yüzde şu kadarını ben alacağım” demediğiniz sürece aldatmış olursunuz. Aldatanın kazandığı helal olmaz. Asla böyle bir iş yapmayın.
Para yakılmaz. Parayı yakmak da ikinci bir hata olur. Uyuşturucu gibi pis bir işten elde edilen para için önce samimi bir tevbe yapmak gerekir. Tevbe ettikten sonra da bir vakfa veya fakir birilerine verilmesi gerekir. Kişi kendisine ve bakmakla yükümlü olduklarına harcamaz.
Bu hastalara yardım etmenin faziletini gizleyemeyiz, mübarek bir iştir ancak sömürü ve suiistimale açık bir alan olduğu da bellidir. Böyle yardımların bilinen bir vakıf veya derneğin nezaretinde yapılmasını tercih ederiz. Zekât ve fitrelerimiz üzerinden şeytanın kazançlı çıkmasını istemeyiz.
İnternette; - Psikolojinin dini temelleri isimli dersimiz, - Mümin Psikolojisi derslerimiz ve - Fetva Meclisi sitesinde psikologlara verilmiş tavsiyelerimizi derleyebilirsiniz. Ayrıca İstanbul'da iseniz arkadaşlarınızla gelebilir ve yüz yüze görüş alışverişi yapabiliriz.