Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben psikoloji bölümü mezunuyum. Bazı arkadaşlarla ümmetin çocukları ve gençleri için projeler üretmeyi düşünüyoruz. Mümin karakterlerin sahibi insanlar olarak yetişmeleri için bir şeyler yapmak istiyoruz. Sizce hangi alanlarda yoğunlaşmalı ve çalışmalıyız, yöntemimiz hakkında da fikir verebilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Psikoloji, ahireti unutan neslin en çok muhtaç olacağı bilim dallarından biridir. Gitgide ahiret daha çok unutulduğuna göre bu ihtiyaç da artacaktır. Size psikolojiyi Müslümanlaştırmış eserlerden kalın bir demet ne yazık ki tavsiye edemeyeceğim. Direkt psikoloji üzerine yaygın bir kitap ağı yoktur. Ama şunu tavsiye ederim: a- Bu ihtiyacı gidermeye siz kendinizi adayın. Okuduğunuz eserleri mesleğinizle buluşturun. Bilhassa âyet ve hadisleri bu mantıkla tefekkür edin. b- Özellikle hadis bilginiz sizin için temel kaynak niteliğinde olur. Riyâzu’s Salihin isimli hadis kitabını şerhi ile beraber üzerinde yorum yaparak okuyun. c- Tefsir dersleri bulursanız izleyin. Kur'an size ufuk açar. d- İmam Gazali’nin bütün eserleri sizin için temel eser niteliğindedir. e- Muayyen konularda ilmine itibar ettiklerinizle istişare edin. “Şu konu hakkında din ne der?” muhtevalı sorular araştırın. Allah yardımcınız olsun.
Birincil gayeniz kendinizi korumak ve o ortamlarda erimemek olsun. Siz sağlam kalırsanız o kalışınız biiznillah ümmetinize hayır getirir. Bunun ötesinde de şeriatımızın temel haramlarını gözeterek yaşamayı ilke edinin. Erkeklerin bulunduğu bir ortamda da zorunlu bir durumda ders verebilirsiniz mesela. Bu dersinize çıkarken sizi izleyecek erkeklerin gözüne cazip gelmeyecek bir kıyafetle çıkarsınız ve adeta sokakta yürür gibi olan kıyafetinizle bunu yaparsınız ve sorun olmaz. Bu da şüphesiz birincil göreviniz olması gereken kendinizi koruma ciddiyetinizle sağlanabilir. Devam edin ve çalışın. Onların fikirlerinden korkmayın, muhtemel kendi gevşekliğinizden korkun. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ mübarek kılsın, ecrinizi ziyade etsin. Size tavsiyem şudur: Kesinlikle dernekleşin. Ya da şirketleşin. Ama sakın başıboş kalmayın. Şeffaf, kurallı, kontrollü bir dernek ile bu işi yapın. Bütün sosyal alanı, psikolojiyi ihtiva edecek bir işe sakın girmeyin. Alanınızı belirleyin. Küçük bir alanda yapacağınız hizmet büyük meydanlarda yürümekten daha iyidir. Evinizi ısıtabilirsiniz ama caddeyi ısıtamazsınız. Asla ücretsiz, hayır mantıklı yapmayın bu işi. Ücretli ve profesyonel olsun. Gerçek muhtacı bulduğunuzda ona başka yollardan destek olun. İnsanlar Cebrail ile bile bedava görüşseler ona selam vermeden ayrılırlar. Bunu unutmayınız. Derme çatma olmayın. Şu biraz psikoloji anlardı diye kimseyi almayın. Alanında resmi kimliği olanla bir arada bulunun. Diploma çağında olduğunuzu unutmayın. Yeterli uzmanı bulamadığınızda kapıyı kapatın ama derme çatma yapmayın. Uzman veya uzmanlarla bir arada olmak başlı başına bir sorundur. Muhakkak güçlü bir ismin idaresinde iş yürümelidir. Sizinle iş yapacaklar sizi ciddi gördükleri kadar iyi iş yapacaklardır. Uzmanlarla nasıl çalışacağınız konusunda da özel bir destek almanızda fayda olur. Bir istişare ekibiniz olsun. Bu ekip sizin dışınızda birilerinden oluşmalıdır. Bir arada olmasalar da din, hukuk ve sosyal alanda profesyonel istişare ekibi kurun. En az yılda bir, o ekibe kendinizi sunun. Devletin bile altından kalkamadığı alanlara girmeyin. Mesela uyuşturucu bağımlılığı gibi bir alan devletleri ezen bir alandır. Sizin işiniz değildir. Yeşilay devlet kurumu olduğu halde o alanda aciz kaldı. Adım adım büyümeyi kabullenin, acele edip plansız iş yapmayın, kaldıramayacağınız planların ve projelerin içinde olmayın. Sizden önce bu işi veya bir benzerini yapanları görün, onlarla istişare edin, bulunduğunuz şehirde neyin ne kadar yapılabileceğini, nasıl sonuç alınabileceğini keşfetmeye çalışın. Gücünüz, beklentiniz, imkânlar arasında kurabileceğiniz iyi bir denklem başarınızın da göstergesi olacaktır. Koca dünyayı düzeltmeye kalkışmak akıllıca değildir. Allah’ın size yüklemediğini kendiniz yüklenmeyin. Ve son olarak da yaptığınız iş birilerinin ekonomik kazancına sebep olsa da siz samimi bir şekilde ‘Allah için’ yaptığınız sürece nafile bir ibadet pozisyonundasınız demektir. Bunun kıymetini bilin. İşin içine ibadet girince şeytan da burnunuzun dibinde bitecektir. Onu yok saysanız da o sizi var sayacaktır. Ona karşı esneklik ve tavize dikkat edin. Allah’a güvenin, onun bereketine dayanın ve yola devam edin. Mübarek olsun.
Aleykümselam. Dinimize hizmet etmek için şu veya bu iş sahibi olmak gerekmez. Her mü'minin dini için yapabileceği pek çok şey muhakkak vardır. Alim olma yöntemi ile hizmet etmeyi kastediyorsanız o ilme meyilli bir kabiliyetinizin olmasını gerektirmektedir. Bunun da bulunup bulunmadığı bu zamana kadar anlaşılmıştır. Dert etmenizi gerektiren bir durum yoktur. Siz önce İYİ BİR MÜMİN olma gayesi ile hareket edin. İyi bir mü'min oldunuz mu zaten dininiz sizden istifade etmeye başlar. Gerisini de Allah önünüzü açarak ne yapacağınızı size gösterir.
Kıymetli kardeşim bazı şeyleri netleştirmek lazım ki faydalı bir sonuca ulaşalım. Eğer sınava hazırlanmak istiyorsan öncelikle sınava hazırlanan arkadaşlar edin. Onlarla sınav hakkında konuşmalar yap. Onların hangi seviyede, kendinin hangi seviyede olduğunu sık sık kıyasla ve kendinde çalışma motivasyonu oluşturmaya çalış. Bu süreçte de seni disiplinden uzaklaştıran her boş şeyden uzaklaş! Bu önemli. Eğer çalışmak istemiyorsan o halde evlilik için uygun adımlar at. Yakın gördüğün çevrene durumunu niyetini belirt. Sen de bu süreçte üzerine düşeni en güzel şekilde yap. Hangi süreç olursa olsun daima bir miktar sabır gerektirir. Bunu da nefsine hatırlatıp şimdiden hazır olmasını bekleme. Hayattan çok yüksek beklentilere girmek can sıkabilen riskli bir iştir. Bunun yerine gerçekçi beklentiler içinde gayret etmek en sağlıklısıdır. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Her meslekte bir risk vardır ve her meslek gereklidir. Kişi kendi imanını ve şeytanın hilelerine karşı tedbirlerini kontrol etmelidir. Kendinizi daha geniş bir alanda ve daha büyük düşünen biri olarak hazırlayın. Yılmayın ve yorulmayın.
çocuk konusundaki diğer fetvalar
Gayet hatalı bir tutum içindesiniz. Madem bir Müslüman olarak bakıyorsunuz bu hayata, size Peygamber aleyhisselam efendimiz: “Kıyamet koparken bile elindeki fidanı dik!” demedi mi? Bu saydıklarınız kıyametin başlama anından da mı beter? Belki de siz böyle düşündüğünüz için o işleri yapanlar cüret buluyorlar. Siz hayatınıza bakın. Siz Rabbinizi kaybetmemeye bakın. Siz kıyamet kopuyor olsa bile ve tek kalsanız dahi çocuklarınızı yetiştirmeye bakın. Yılmayın ve yıkılmayın. Şeytanı sevindirecek düşüncelerden uzak kalın. Bu sıkıntılar sizi daha fazla bastırırsa muhakkak bir psikologla görüşmelisiniz. Allah'a emanet olunuz.
Bütün Müslümanlar her durumda ve her yerde Kur'an’a saygı ve tazim ile yükümlüdürler. İyi niyetle bile olsa Kur'an’a, Kur'an’dan bir âyete saygıyı zedeleyecek bir iş yapamazlar. Pasta yenmek için yapılan bir şeydir. Pastanın kendisini yapıp yemek caiz olsa bile üzerinde bir âyet yazılı olması veya Mushaf’a benzetilmesi abes bir iş olur. İnsanların düğünlerde ve toplantılarda kimi zaman alkolle beraber kutlama yapmak için kullandıkları bir yöntem ile Kur'an sevdirmek isabetsiz bir görüş olur.
Konu sadece doğacak çocuğunuz konusu değildir. Siz de zamanla ya onun fikirlerine kayacaksınız ya da sizi yasal olmayan tutumlara sevk edecek, böyle bir risk vardır. Bu nedenle eşinizle direkt çatışmaya girmeden sabırla ve incelikle ıslah yoluna gitmeye bakın. Çok dua edin. Nazik ve saygılı olmayı ihmal etmeyin.
Rabbimizin yarattığı insan bedeninin en ucunda duran ve nice hikmetler taşıdığına inandığımız bir parçamız olarak tırnaklarımız bir nimettir. Bütün nimetler gibi tırnaklarımızı da Rabbimizin razı olacağı şekilde kullanacağız. Tırnaklarımız Müslümanlık alanımızın içinde bilinecek. Tırnakların temizlenip kesilmesi fıtrî yani doğal görevlerdendir. Büyümüş tırnağın uzunluğu parmak ucunu geçmeyecek bir sürede temizlenmeli kesilmelidirler. Abartmadan ve ihmal etmeden tırnak kesimi yapmak müekked/herkese emredilmiş olan sünnettir. Tırnak uzatmak ise bizim ümmetimizin kültürü dışındakilerin kültürüdür. Çocukların eğitimini planlarken tırnak başlığı unutulmamalıdır. Yanlış ve aşırı kesilen tırnaklar geç büyüme, şekil değiştirme, cilt hastalığı dâhil kimi bulaşıcı hastalıklara neden olma, tırnak altında bakteri üretmeye varıncaya kadar hastalık nedeni olma ihtimali taşımaktadır. Tırnak makası olarak kullanılan aletlerin kişiye özel olması, aletin temiz saklanması ve kullanılması, kesimden önce ve sonra ellerin muhakkak yıkanması, tırnak keserken küçük parçalara asılınmaması, sert tırnakları kesme konusunda cildiye doktorundan yardım alınması, tırnak yeme denen alışkanlıktan uzak durulması, bilhassa büyüklerin tırnakları için törpü kullanılması, tırnakların kesici veya tornavida gibi kullanılmaması önemli tutulmalıdır. Tırnakları boyamanın abdest açısından sakıncalı olduğu namaz kılanlar için bilinmelidir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin tırnak kesme konusunda tembihleri bulunmakla beraber tırnak kesme şekli ve günü hakkında kati bir uyarıları olmadığı bilinmelidir. Bazı sahabilerden bu temizliği Cuma günü yaptıklarına dair rivayetler vardır. Bu konuda öncelikli olanın temiz ve bakımlı tırnakla yaşamak olduğudur denebilir.
Asla hafızlığa devam ettirmeyin. Bu haliyle hafızlığı bıraksın. Örgün eğitimden devam etsin. Örgün eğitim mümkün değilse basit bir iş de olsa iş yapsın. Siz aile olarak da HİÇBİR ŞEY YOKMUŞ GİBİ davranın. Özellikle annesi sevgi açısından itici olmamaya çalışsın. Bu süreci işletebilmek için de mesela bir köy gezisi yaparak başlamanız faydalı olur. Allah yardımcınız olsun.
Bu sorunun kesin bir cevabı yoktur. Her çocuğun zekâsı farklıdır. Her çocuk kendi başına bir dünyadır. Beş yaşında uygun olan çocuk olur on yaşında olan olur. Kesinlikle her çocuk için özel karar verilmelidir. Şunu söyleyebiliriz ki: Çocuğun hafızlığı beş yaşından itibaren başlar ve yirmi yaşlarına kadar devam eder. Yaş ilerledikçe ezber zorlaşabilir ama olmaz diye bir şey yoktur.