Fetva Meclisi
Soru
Hocam devletin ihtiyaç kredisi için başvurdum ve faiz olduğunu bilmiyordum. Öğrendikten sonra da nasıl olsa kredi çıkmaz diye önemsemedim ama bana onaylandığına dair mesaj geldi. Şimdi bu parayı ne yapmam gerek? İhtiyacım da var ama içim rahat değil.
Cevap
Benzer fetvalar
Önce iki şeyi yap: Böyle bir hata işlediğin için ciddi bir tevbe et. Ve bu durumu kendine ders olarak çıkar. Şeytanın neyi nasıl kullanacağını anlamaya çalış. İlk fırsatta da o vebalden kurtulunca şükret.
Selamünaleyküm. Evinizde oturmasına oturun. Fakat iki şeyi yapmaya çalışın. Birincisi çok samimi tevbeler edin, istiğfar yapın. İkincisi de evi almanıza yarayan kredideki faiz oranını tespit edip onu bir gün, bütçenizden çıkarıp atmaya karar verin. Bu kararınızda da samimi olun. Tekrar bulaşmamaya azimli ve sebatlı olursanız inşallah mağfirete erersiniz. Allah'a emanet olun.
Faiz öyle bir musibettir ki, o musibete kim nereden ne kadar temas ederse o kadar faiz günahına temas etmiş olur. Bu nedenle faiz kurumunun faizli bir işine direkt destek niteliğindeki bir işi yapmamalısınız. Kendinize helal bir iş bularak oradan ayrılın. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun. Tevbe ediniz. Tekrar yapmamaya kararlı olunuz. Mevcut durumu da en kestirmeden bitirmeye gayret ediniz. Sonra da Allah’tan umut kesmeyiniz.
Maaşınızın hak edişliği hususunda tereddüt oluşturmayın, gerisinde inşaallah sıkıntı olmaz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Kurtulmaya kararlı olun, tevbe edin, yeniden dönmemeye azimli olun.
devlet konusundaki diğer fetvalar
Bu yaptığınız yanlıştır. Size tahsis edilen vaktin yemeğini yemediğinizde orada bir hakkınız kalmaz. Vaktinde orada hazır olana yemek vermek gibi bir sözleşmedir yurdun yaptığı. Sizin vaktinde orada olmamanız hakkınızın kaybolması demektir. Sonradan aldığınız bir hak ihlalidir. Şirketse o yemeği yapan, aldığınız kadarını onlara iade etmeniz gerekir. Devlet kurumu ise o kadar parayı bir fakire sadaka verin.
Öncelikle dua edelim de o devleti görmeyi Allah bize nasip etsin. Evet, İslam dini ile ve Müslümanlarla direkt bağlantılı olmayan konularda kendi içlerindeki örfle idare edilebilirler.
Evet, sizin evlilik dediğiniz nikâhın devletin kayıtlarına geçirilmesi sahih olma yani helal olma şartlarından biri değildir. Nikâh geçerli olması bakımından geçerlidir ama bizim kanaatimiz şudur: Bu zaman, insanların sözlerine itimat ederek bir hayatı sürdürebilme zamanı değildir. İlk buluşma zamanlarının şirin sözlerine güvenerek hayatî riskler almanın en azından makul olmadığını bilmek gerekir.
Fıkıh açısından baktığımızda ticaretin hür bir ortamda yapıldığını, kimsenin bir malı belli kişiden almaya zorlanamayacağı gibi bir satıcının da şu fiyattan satacaksın diye zorlanamayacağını söyleriz. Satıcı hürdür; dilediği fiyattan satar. Yalan ve hileye bulaşamaz. Devletin fiyatını sabitlediği nesneleri farklı satamaz. Mesela yüz liraya sattığı bir nesneyi dostuna seksen liraya satmasının sakıncası yoktur. Devletin fiyat belirlemesi yaptığı konular haricinde fiyat tahdidi yoktur. Yaptığınız iş de bu açıdan bir sakınca olmaz biiznillah.
Devlet, zekât nedir ve nasıl kullanılır biliyor ve buna göre kullanmayı vaat ediyorsa neden olmasın? Diyanet Vakfı da böyle bir kampanya başlattı. Zekât açısından orası daha güvenlidir.
Bütün insanlığı etkisi altına alan büyük bir afet döneminde yaşıyoruz. Bu nedenle de devlet, memurlarının bir bölümünü işlerini evlerinden bitirmek üzere evlerine gönderdi. Amirinin gönderirken ki uyarılarına göre memur evinde işini aksatmış veya aksatmamış olur bu durumda. Mesela bir telefonun başında sekiz saat beklemekle görevlendirilen biri bir saat beklemeyince görevini aksatmış olur. “İş bitsin de nasıl biterse bitsin” denebilecek bir mantıkla gönderilen için ise işin bitmesi önemli olur. Bu durumda eşinizden ne beklendiğine bakılarak yanlış yapıp yapmadığını kararlaştırabilirsiniz.