Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben dört yıl önce bir tarla aldım. Herhangi bir ticari amaç yoktu aklımızda, ev yapıp oturmak amacıyla aldık. Şimdi devlet istimlak edip parasını veriyor. Böyle olunca zekât vermem söz konusu oluyor. Geriye dönük dört yıllık zekât vereceğim ama değeri için bugünkü fiyat üzerinden mi vermeliyim? Yoksa kademeli değer artışını göz önünde bulundurup yıllara göre değerinden mi vermeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
‘İleride satarım’ düşüncesi ile bekletilen tarlanın zekâtı gerekmez. ‘Satıyorum’ diye ilana çıkılmış olanın ise zekâtı gerekir. Ne kadar beklerse beklesin, bu ikinci seviyedekinin her yıl zekâtı verilir.
Selamünaleyküm. 1- İleride ev veya araba satın almak için biriktirilen para, zekâtı verilmesi gereken paradır. Çünkü bu tarzda biriktirilmiş bir para aslında başka işler için de harcanabilir bir maldır. Mesela vaz geçip o para ile tatile de gidebilirsiniz. Ama siz mesela yüz bin liralık bir ev için sözleşme yapıp borca girseydiniz, yüzbin lira biriktirinceye kadar elinizdeki paranın zekâtı gerekmeyecekti. Böyle bir durumda elinizdekini alacaklısı adına saklamış gibi olacaktınız. 2- Ev ve iş yeri gibi kullanmakta olduğunuz ya da tarla gibi istimal ettiğiniz gayri menkuller için zekât gerekmez. Çocuklar için muhafaza ettiğiniz yerler için de gerekmez. Ancak satmaya niyet ettiğiniz gayrimenkuller, satış niyetinizden itibaren zekât malı hükmündedirler. Bu durumda da zekâtları yüzde iki buçuk üzerinden olacaktır. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Satın aldığınız arsayı emlâkçı mantığıyla aldı iseniz yani satmak için aldı iseniz o arsa, elinizde bir mal gibidir. Her yıl zekâtını verirsiniz. Maliyeti üzerinden hesap edebilirsiniz. Şu anda nakdiniz yoksa size düşen zekâtı hesap edin, elinize para geçince verirsiniz.
Selamünaleyküm. Arsayı satmak gibi bir niyetle aldı iseniz, paranızın zekâtını verdiğiniz gün, o arsanın bir emlakçı gözüyle değeri ne ise onu da o değerden hesap edersiniz. Satmak için değil de ileride üzerine ev yaparım diye aldı iseniz zekâtını vermeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Bundan önce elinizde zekât için nisap olacak kadar para (81 gram altın bedeli) yok idiyse, evinizi sattığınız anda bu rakama ulaştınız demektir. Bu tarihten itibaren üzerinden bir yıl geçince siz de zekâta mükellef olacaksınız. O zaman elinizde kaç para varsa onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. O gün kaç para varsa o paranın, az veya çok zekâtı olacak. Hayır, evi sattığınızda elinizde zekât vermeyi gerektirecek mal vardı ve üzerinden yıl geçmiş idiyse bunu da ona ilave ederek hepsinin toplamının zekâtını vereceksiniz. İleride ev almayı düşünmeniz, elinizdeki malın zekât malı olmasına mani değildir. Ev almayı kararlaştırır, sözleşip imza atarsanız o zaman o para eve yatırılmış ve zekâtı gerekmeyen para olur.
Selamünaleyküm. Ramazan ayı nedeniyle zekât vermeniz gerekmez. Altını da değeri değil gramı üzerinden hesaplayın. 81 gram ise zekât için hesap edilir. Bir yılı da geçsin.
arsa konusundaki diğer fetvalar
Bir insan bir daireyi veya benzeri gayrimenkulü oturmak, kullanmak, kiraya vermek, yazlık yapmak, çocuklarına bırakmak, parasını korumak gibi niyetlerle satın alabilir. Bu niyetler için ticari niyet diyemeyiz. Bir şeyi ticari maksatla alınması uygun fiyatını bulduğunda kâr edecek şekilde satmak için alması ise ticari niyettir. Anlaşılıyor ki parayı değer kaybından veya çalınmaktan korumak için satın alınan gayrimenkul ticaret malı sayılmıyor. Ticaret malı olmayan gayrimenkulün de başka bir sebep yoksa zekâtı verilmesi gerekmez. İleride ev yapmak veya üzerinde ziraat yapmak için alınmış bir arazi böyledir. Zekât vermemek için satın aldığı binayı ticari maksatla almadığını söyleyen birisinin yaptığı zekâta karşı hile yapmaktır. Bu da onun imanı ile ilgili bir durumdur. Böyle üzerinde zekât gerekmeyen bir gayrimenkulü olan kişi elindeki binayı veya arsayı satınca da o anda o arsa veya binanın zekâtı gerekmez. İnsan binasını veya arsa ya da dükkânını her an satabilir. Satar satmaz zekât payı diye bir şey gerekmez. Sattığı arsa veya binanın parası eline geçtiğinde diğer zekâtını verdiği paraya ilave olur ve zekât günü gelince hepsinin toptan zekâtı verilir. Eğer sattığı gayrimenkulün parasından başka parası yoktu ise bu sefer o paranın yılı dolunca elinde ise zekâtını verir. Elindeki gayrimenkulün ne için edinildiğine yönelik bir niyet tereddüdü yaşıyorsa kişi burada da ihtimal üzerinden yol alınmaz. Zira niyet kesin karar demektir. İçinden öyle veya böyle gibi farklı kanaatler geçmesi niyet sayılmaz. Zekât da buna göre düşünülür. Kullanmak ve satmak gibi iki niyeti aynı anda yapmış birisinin ise zekât vermesi gerekmez. Çünkü böyle bir niyet birleştirmede ticari olan değil kullanmak için olan niyet ağır basar. Ticari niyetle bulundurduğu gayrimenkulü kullanıma çevirmeye niyet ettiğinde ise zekât düşer yani zekât vermesi gerekmez. Burada ibadetten kaçmak gibi bir hileye başvurması ise onun imanı ve ibadet anlayışı ile alakalı bir konu olarak görülür.
Arsalarınızın şu anki değeri üzerinden zekâtını hesaplamanız; ayrıca nisap miktarını aşmış birikmiş paranızın da zekâtını vermeniz gerekir.
Emlakçı ancak emlakçı olarak işini yaptığı zaman ücret alma hakkına sahip olur. Anlaşmanızda başkasına satmaya aracı olmak vardı. Ücret ancak onun için tahakkuk eder. Zira emlakçı vekildir, vekilin satmaya vekil olduğu şeyi sahibinden habersiz olarak kendisinin satın alması zaten uygun değildir. Ücret talep etmesi de hakkı olmaz.
Babanız sağ ise ona düşen malda babanızın izni ile iş yapmış olursunuz. Amcalarınızın hakkını zaten verdiniz. Babanız kız kardeşlerinize başka bir şey vererek de dengeyi koruyabilir.
Sorunuz, “kur korumayla kazanç sağlayan kimseye miras yoluyla elde edilen malı satmak caiz mi” şeklindeyse cevabı "satılabilir" şeklindedir.
Birinci sorudaki arsaya zekât düşmez. İkincisi ise ticari bir noktaya gelmiştir. Arsada artık sizin belli bir payınız vardır. O payın da oranı bellidir. Üzerine bina yapılınca da sizin ticari olarak malınızın değeri belli olacaktır. Bu da sizin ikinci arsa için zekât vermeniz anlamına gelmektedir. Mevcut yaklaşık değeri üzerinden zekâtını verin. Bu satıştan önce zekât verecek malınız yoktu ise o andan itibaren başlamış bir bütçeniz vardır. Zekât yılı dolunca verilecektir. Yılı doldu da elinizde nakit bulunmadığı için veremiyorsanız, zekât borcunu sabitleyin, ilk fırsatta verin.