Fetva Meclisi
Soru
Yaklaşık 150.000 TL tutarındaki birikimimin zekatını 3-4 senedir veriyorum. 70.000 TL’ye yatırım maksadıyla arsa aldım. Kalan 80.000 TL’nin zekatını verdim. Sanıyorum almış olduğum arsa için de zekat vermem gerekiyormuş. Almış olduğum arsanın zekatını vermem için 1 yılı doldurması gerekiyor mu? (çünkü o meblağın zekatını zaten veriyordum) Bu arsayı 70 bin TL’ye yatırım için aldım ama şu anda satmaya kalksam belki de 30-40 bin’e alıcı bulacağım. Belki de 100-150 bin eder. Yani bulunduğu arazi değeri konusunda belirsiz bir durumu var. Ne yapmam gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Arsanızın ticari meta sayılması için baştan itibaren ticaret kastıyla alınmış olması gerekir. Şu an sadece satmaya karar vermiş olmanız ticari mal hükmünü doğurmaz. Satışa koymanız arsanın ticaret malı olduğu anlamına gelmez. Yani arsanız hâlâ zekâta tabi değildir. Bu durumda arsanıza zekât düşmez ancak satıldıktan sonra elinizdeki nakit parayla zenginlik nisabına ulaşırsanız zekât düşer.
Aleykümselam. Satın aldığınız arsayı emlâkçı mantığıyla aldı iseniz yani satmak için aldı iseniz o arsa, elinizde bir mal gibidir. Her yıl zekâtını verirsiniz. Maliyeti üzerinden hesap edebilirsiniz. Şu anda nakdiniz yoksa size düşen zekâtı hesap edin, elinize para geçince verirsiniz.
Selamünaleyküm. Arsayı bir emlakçı gibi satmaya hazırsanız onu da maliyeti fiyatından elinizdeki para gibi sayacaksınız. Şu anda satılık değil diyorsanız onu yok sayacaksınız ve diğer birikimlerinizin zekâtını vereceksiniz.
Selamünaleyküm. Arsayı arsa olarak satmak için bekletiyorsanız her yıl ona tıpkı elinizdeki para gibi zekât vereceksiniz. Üzerine ev yapmak için bulunduruyorsanız zekât gerekmez. İleride satma kararı verirseniz yine zekât hesabı devreye girecektir.
Zekât bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi niyetle ibadet durumuna gelir. Arsanın sahiplenildiği zamandaki niyete göre zekât gerekecek veya gerekmeyecektir. Çünkü zekât ticari mallarda gerekir, mücerret arsada gerekmez. Buna göre: Satıp kâr etmek değil de parasını korumak, ileride ev yapmak, çocuklara yatırım olarak saklamak gibi amaçlarla satın alınan arsa için zekât gerekmez. Bu satın almada ticari amaç yoktur. Zekât ticari amaca gerekli olur. Ticaretini yapmak üzere elinde arsa bulunduran ise sıradan bir tacir durumundadır. O her yıl elindeki arsaların zekâtını verecektir. Ticaret dışı bir amaçla bir arsa bulunduran daha sonra satmaya karar verdiğinde ise FİİLEN SATTIĞI AN eline geçen paranın gerektirdiği zekâtı verir. Daha takvaya yakın ve şüpheden uzak kalmak isteyen ise elindeki arsanın satılık olduğu sürece her yıl değeri üzerinden zekâtını vermesidir.
Arsalarınızın şu anki değeri üzerinden zekâtını hesaplamanız; ayrıca nisap miktarını aşmış birikmiş paranızın da zekâtını vermeniz gerekir.
arazi konusundaki diğer fetvalar
Arazinin her yeri aynı değerde olmayabilir. Dolayısıyla dönüm itibarı alındığında bir taraf zulüm görebilir. O çevreden bir bilirkişi oluşturulup onlara taksimat yaptırılması doğru olur.
Bu vakfedilen yerin kime ve hangi şartlarla vakfedildiğine dair bilgi gerekir. Tapuda kimin üzerine görülüyor? Bir vakıf yeri olarak mütevellisi kimdir? Bu soruların cevabı bilinmeden cevap verilemez sorunuza. Eğer ‘bu arazi ancak bu gaye için gayrimenkul olarak değerlendirilecek’ şeklinde bir kayıt varsa sizin o kaydı ancak, kamu yararına başka bir gerekçe ile değiştirmeniz mümkündür. Aksi takdirde vakfedildiği amaç üzerine kalması esastır. Orada işletilmesi mümkün olamayan bir durum varsa, vakfın yetkilisi kurul tarafından benzer bir proje ile değiştirilebilir. Öyle veya böyle vakıf malından iyi niyetle de olsa uzak durmanız takvaya daha yakındır, böyle biliniz.
Maden veya hazine türü araştırmalarda yasalara riayet edilmesi gerekir. Bunun haricinde devlet arazilerinde yasaklanmamış bir arama ile bulunan şeyler helal olur.
Selamünaleyküm. Arazinin başka bir arazi ile takas şeklinde değiştirilerek satılmasında bir sakınca yoktur. Aradaki büyüklük/küçüklük farkının da etkisi yoktur.
Selamünaleyküm. Öyle bir parayı onlardan alıp, sadaka verilebilecek bir yere verebilirsiniz.
İnsanın arsasının tamamını veya bir bölümünü kendi rızası ile yol olmak üzere terk etmesi bir vakıf yapmadır. Yapılan vakıftan dönmek caiz değildir. Kaldı ki siz, babanızın malı üzerinde söz sahibi değilsiniz.