Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim iki arsam var. Her birisi için ayrı sorum olacak. İstanbul'da bir arsamız var. Arsayı alırken niyetimiz üzerine üç katlı bir konut yapıp iki katını yazlık niyetiyle kullanmak, diğer bir katını da dini hizmetler için kullandırmaktı. Sonra biz bu düşüncemizi İzmir'de uygulamaya karar verdik. Şu an bu arsayı bekletiyoruz ve değeri artınca satıp İzmir'de aynı amaçlara yönelik bir yer almak istiyoruz. Ayrıca İzmir'de taksitlerini ödediğimiz ayrı bir evimiz var. Hocam şimdi bu arsaya zekât düşer mi? Bunlar haricinde İzmir'de ikinci bir arsamız var ve müteahhitle üç daire karşılığı anlaştık ve sözleşme yaptık. Henüz inşaata başlanmadı. Bize düşen daireler yapıldıktan sonra veya olursa yapım aşamasında satıp yine İstanbul’daki arsanın parasıyla birleştirmek istiyoruz. Hocam bu arsaya veya henüz mevcut olmayan dairelere zekât düşer mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Arsalarınızın şu anki değeri üzerinden zekâtını hesaplamanız; ayrıca nisap miktarını aşmış birikmiş paranızın da zekâtını vermeniz gerekir.
Aleykümselam. Satın aldığınız arsayı emlâkçı mantığıyla aldı iseniz yani satmak için aldı iseniz o arsa, elinizde bir mal gibidir. Her yıl zekâtını verirsiniz. Maliyeti üzerinden hesap edebilirsiniz. Şu anda nakdiniz yoksa size düşen zekâtı hesap edin, elinize para geçince verirsiniz.
Selamünaleyküm. Bundan önce elinizde zekât için nisap olacak kadar para (81 gram altın bedeli) yok idiyse, evinizi sattığınız anda bu rakama ulaştınız demektir. Bu tarihten itibaren üzerinden bir yıl geçince siz de zekâta mükellef olacaksınız. O zaman elinizde kaç para varsa onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. O gün kaç para varsa o paranın, az veya çok zekâtı olacak. Hayır, evi sattığınızda elinizde zekât vermeyi gerektirecek mal vardı ve üzerinden yıl geçmiş idiyse bunu da ona ilave ederek hepsinin toplamının zekâtını vereceksiniz. İleride ev almayı düşünmeniz, elinizdeki malın zekât malı olmasına mani değildir. Ev almayı kararlaştırır, sözleşip imza atarsanız o zaman o para eve yatırılmış ve zekâtı gerekmeyen para olur.
Elinizdeki arsalar ve o inşaata ait bölümlerden size ait olanları satmaya karar verdi iseniz zekât vermeniz de gerekir. Satmaya niyetiniz yoksa zekât gerekmez. Satacaksanız, elinizdeki bölümlerin size maliyeti belli olmadan ne kadar zekât vereceğiniz belli olmaz. Satılık olan bölümlerin hesabının yapılabiliyor olmasını bekleyin.
Selamünaleyküm. 1- İleride ev veya araba satın almak için biriktirilen para, zekâtı verilmesi gereken paradır. Çünkü bu tarzda biriktirilmiş bir para aslında başka işler için de harcanabilir bir maldır. Mesela vaz geçip o para ile tatile de gidebilirsiniz. Ama siz mesela yüz bin liralık bir ev için sözleşme yapıp borca girseydiniz, yüzbin lira biriktirinceye kadar elinizdeki paranın zekâtı gerekmeyecekti. Böyle bir durumda elinizdekini alacaklısı adına saklamış gibi olacaktınız. 2- Ev ve iş yeri gibi kullanmakta olduğunuz ya da tarla gibi istimal ettiğiniz gayri menkuller için zekât gerekmez. Çocuklar için muhafaza ettiğiniz yerler için de gerekmez. Ancak satmaya niyet ettiğiniz gayrimenkuller, satış niyetinizden itibaren zekât malı hükmündedirler. Bu durumda da zekâtları yüzde iki buçuk üzerinden olacaktır. Allah'a emanet olunuz.
Namazı ayrı ayrı kıldığınız gibi zekâtı da herkesin kendisi hesaplayıp verecektir. Kime zekât gerekiyorsa o zekât verir. Size bu anlattığınıza göre zekât gerekecek bir durum yoktur.
arsa konusundaki diğer fetvalar
Bu parayı alabilirsiniz. Her ne kadar size verilen paranın bir kısmına faiz denmiş ise de neticede ortadaki zararı kapatmak için yapılmış bir değerlendirme olarak görürüz bunu. Biiznillah alınacak fazlalık faiz değildir.
Babanız sağ ise ona düşen malda babanızın izni ile iş yapmış olursunuz. Amcalarınızın hakkını zaten verdiniz. Babanız kız kardeşlerinize başka bir şey vererek de dengeyi koruyabilir.
İnşaat yapıp satanların zekât hesabı ile alakalı şöyle bir özet yapabiliriz: İnşaat yapanların ellerindeki binalar, fabrikalar ve benzeri yapılar TİCARET ADAMI mantığı ile ele alınır. Yapınız sizin adeta bir nalbur dükkânınız var gibi kabul edilir. Temel mantığınız bu olacak. Satmak için yaptığınız her yapı buna dâhildir. Aşağıda anlatılacak şekliyle zekâtı verilir. Oturmak, iş için kullanmak veya kiraya vermek için yani satma dışında bir maksat için yaptıklarınız ise böyle değildir. Onların kazancı üzerinden zekât vereceksiniz. İnşaatı devam eden ve satmak üzere yapılan binalar, inşaatları bitmemiş olsa bile dükkândaki satılık mal durumundadırlar. Zekât zamanınız geldiğinde yapının tamamlanması açısından durumu ne olursa olsun mevcut haliyle piyasa değeri üzerinden zekâtı verilir. Proje üzerinden satılan inşaatların zekâtı ise inşaat sahibinin zekâtını vermesi gereken bir maldır. Tapu teslim edilmeden ön ödeme alınmış olsa bile mal yapanındır. Teslimat yapılana kadar her zekât yılı geldiğinde mevcut durum değeri üzerinden zekât verilir. Mevcut bitmemiş inşaatın değer takdiri piyasa açısından oluşmuyorsa yapılan harcamalar esas alınarak da bir fiyat belirlenebilir. Başkasının arsası üzerine müteahhit olarak bina yapa ise kazancının zekâtını verir. Zira mal başkasınındır, o imalatçı durumundadır. Satışı engellenmiş mesela belediyenin yıkma kararı verdiği, tapudaki bir engelden dolayı devletin SATILAMAZ kaydı koyduğu inşaatlar ticaret mali gibi değildir. Engel kalkmadıkça zekâtı verilmesi gerekmez. İnşaat yapan kişinin dış destek aldığı için yoğun borç altında olması durumunda ise normal bir tüccar gibi hesaplama yapar. Elindeki varlığından borçlarını düşer. Kalanın zekâtını hesaplar.
Zekât bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi niyetle ibadet durumuna gelir. Arsanın sahiplenildiği zamandaki niyete göre zekât gerekecek veya gerekmeyecektir. Çünkü zekât ticari mallarda gerekir, mücerret arsada gerekmez. Buna göre: Satıp kâr etmek değil de parasını korumak, ileride ev yapmak, çocuklara yatırım olarak saklamak gibi amaçlarla satın alınan arsa için zekât gerekmez. Bu satın almada ticari amaç yoktur. Zekât ticari amaca gerekli olur. Ticaretini yapmak üzere elinde arsa bulunduran ise sıradan bir tacir durumundadır. O her yıl elindeki arsaların zekâtını verecektir. Ticaret dışı bir amaçla bir arsa bulunduran daha sonra satmaya karar verdiğinde ise FİİLEN SATTIĞI AN eline geçen paranın gerektirdiği zekâtı verir. Daha takvaya yakın ve şüpheden uzak kalmak isteyen ise elindeki arsanın satılık olduğu sürece her yıl değeri üzerinden zekâtını vermesidir.
Emlakçı ancak emlakçı olarak işini yaptığı zaman ücret alma hakkına sahip olur. Anlaşmanızda başkasına satmaya aracı olmak vardı. Ücret ancak onun için tahakkuk eder. Zira emlakçı vekildir, vekilin satmaya vekil olduğu şeyi sahibinden habersiz olarak kendisinin satın alması zaten uygun değildir. Ücret talep etmesi de hakkı olmaz.
Bakmamak, ilgilenmemek mirasa engel bir durum değildir. Çocuğu “ben istemiyorum” demedikçe annesinin malında hak sahibidir. Onun sağlığında velayetini alarak siz kullanabilirsiniz ama mülkiyeti değişmez.