Fetva Meclisi
Soru
Ben inşaat işi ile uğraşıyorum. Zekât konusunda nasıl zekât vereceğimi sorduğumda farklı cevaplar alıyorum. Genel olarak ne bilmem gerekiyor, benim için özetleyebilir misiniz? Allah sizden razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İnşaat bir maldır. Her mal gibi inşaatın da yapılırken ve bittikten sonra bir değeri vardır. Nitekim inşaat, kullanıma hazır durumda iken satıldığı gibi yapım aşamasında da o anki değeri üzerinden satılmaktadır. Bu da inşaatın her an bir değeri bulunduğunu ve hesaplanabileceğini göstermektedir. İnşaat işi yapan bir Müslüman, elindeki inşaat halindeki malın değerini maliyeti üzerinden hesaplar. Bitmiş inşaat da maliyeti üzerinden hesaplanır ve elde ne kadar mal bulunduğu anlaşılır. Elindeki malın ona maliyeti mesela çimento satan bir nalburun elindeki malın maliyetini hesaplayıp zekâtını vermesi gibi bir durumdur. Bu eğer bir şirket şeklinde ise, şirketteki ortaklığı oranında malı hesaplanmış olur. Böylece kaç paranın ya da ne kadar malın zekâtını vereceğini bilir. Zekât verebilecek kadar elde nakit bulunmaması ya da kardeşinizin durumunda olduğu gibi hissesinin veya inşaatın durumu hakkında bilgi kısırlığı varsa sonradan bilgi netleşmesi ile beraber geçmiş toptan ödenmek üzere zekât bir iki yıl geciktirilebilir.
Bir arsa üzerine yapı oturtan birinin niyeti önemlidir. Yapıp kullanmak için bina yapan birisinin o bina nedeniyle zekât vermesi gerekmez. SATMAK niyeti ile yapan ise her yıl o şahsın genel zekât vakti geldiğinde o yapının da zekâtını vermesi gerekir. Burada şunu anlamalıyız: Gayrimenkullerin bulundurulmasındaki niyet zekâtın gerekli ve gereksiz olmasına etki etmektedir. Gayrimenkuller, sahibinin zekât günü geldiğinde o günkü piyasa şartlarına göre ederi üzerinden zekâtı verilir. Satıcının zihnindeki en yüksek fiyat veya müşterilerin teklif ettikleri en düşük fiyat ölçü alınmaz. Bir değerlendirme kuruluşu veya etkili bir emlakçı üzerinden de fiyat ortalaması bulunabilir. Henüz bitmemiş inşaat durumundaki gayrimenkullerin zekât hesaplaması ise mevcut durumuna göre takdir edilecek fiyatı üzerinden zekâtı verilir.
Zekât bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi niyetle ibadet durumuna gelir. Arsanın sahiplenildiği zamandaki niyete göre zekât gerekecek veya gerekmeyecektir. Çünkü zekât ticari mallarda gerekir, mücerret arsada gerekmez. Buna göre: Satıp kâr etmek değil de parasını korumak, ileride ev yapmak, çocuklara yatırım olarak saklamak gibi amaçlarla satın alınan arsa için zekât gerekmez. Bu satın almada ticari amaç yoktur. Zekât ticari amaca gerekli olur. Ticaretini yapmak üzere elinde arsa bulunduran ise sıradan bir tacir durumundadır. O her yıl elindeki arsaların zekâtını verecektir. Ticaret dışı bir amaçla bir arsa bulunduran daha sonra satmaya karar verdiğinde ise FİİLEN SATTIĞI AN eline geçen paranın gerektirdiği zekâtı verir. Daha takvaya yakın ve şüpheden uzak kalmak isteyen ise elindeki arsanın satılık olduğu sürece her yıl değeri üzerinden zekâtını vermesidir.
Allah Teâlâ sizi zekât ibadetine muvaffak olan kullarından kılsın. Âmin. a- Dükkândaki mal konusunda bir eksiklik var. Oradaki satılık olmayan mallar için zekât yoktur. b- Dükkândan hisseniz kadarını sizin konunuz yapın. Mesela yüzde ellisi sizin ise ve içinde satılık mallar piyasa fiyatı yüz lira ise siz elli liranız var kabul edin. c- Dükkândaki bu bilgi eksikliği dışında sizin bu yıl için zekât vermenize gerek yoktur. Zira zekât senesini hesaplamak için elinize NİSAB MİKTARI mal geçtiği günden itibaren bir yıl beklemek gerekiyor. Sizin ilk elinize geçen altmış gram altın başlamak için yeterli değil. Boş iş yeri ise nisap takvimi için başlamaya uygundur. Onun üzerinden 355 gün geçtikten sonra elinizdeki para+SATILIK daire, arsa+altın ve benzerlerini toplar (hepsinin başlama takvimini onlarınki eksik de olsa bu ilk başlanmışı ilave ederek) hesap edersiniz. d- Oturduğunuz eviniz ve bineğiniz için zekât yoktur. Allah kabul buyursun.
Arsalarınızın şu anki değeri üzerinden zekâtını hesaplamanız; ayrıca nisap miktarını aşmış birikmiş paranızın da zekâtını vermeniz gerekir.
Allah Teâlâ işinize bereket, kalbinize huzur versin. Şöyle yapın: Kendinize bir zekât günü belirleyin. Bugün kameri aylardan birinin günü olsun. Mesela Ramazan ayının dokuzu gibi. Her sene o gün geldiğinde; a- Kasanızdaki, bankadaki, cebinizdeki nakitleri, altınları (altın tek başına olduğunda kendi gramı üzerinden hesaplanır, burada değerini para olarak ilave edebilirsiniz.), elinizdeki çekleri (günü ne olursa olsun) toplayın, b- Dükkanınızda satılmak üzere bekleyen yedek parçaları fatura değeri üzerinden hesaplayın, c- a ve b kalemlerini birleştirin. Bu birleşim sizin zekât hesabı yapılacak olan mal varlığınızdır. d- SATMAK İÇİN BEKLETTİĞİNİZ arsa veya gayrimenkuller varsa onların da piyasa değerini c kalemine ilave edersiniz. İkinci olarak da; a- Önünüze gelmiş ödenecek faturalar, kesilmiş çekler, bir yolla ortaya çıkmış borçlar varsa bunları hesaplayın. b- Bu hesabı bir önceki toplamdan düşün. Geriye kalan değer yani elinizde borçlar düştükten sonraki net kalan 81 gram altın veya onun piyasa değeri kadar ediyorsa sizin bu sene zekât vermeniz gerekir. Daha aşağı düştü ise zekât vermeniz gerekmez. Zekât vermeniz gerekiyorsa eldeki net kalanın yüzde iki buçuğunu vereceksiniz. Onu hemen vermeniz gerekir ama elde nakit sıkıntısı varsa birkaç gün ertelemenizde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun. Anlaşılmayan bir nokta varsa tekrar yazabilirsiniz.
arsa konusundaki diğer fetvalar
Bu parayı alabilirsiniz. Her ne kadar size verilen paranın bir kısmına faiz denmiş ise de neticede ortadaki zararı kapatmak için yapılmış bir değerlendirme olarak görürüz bunu. Biiznillah alınacak fazlalık faiz değildir.
Birinci sorudaki arsaya zekât düşmez. İkincisi ise ticari bir noktaya gelmiştir. Arsada artık sizin belli bir payınız vardır. O payın da oranı bellidir. Üzerine bina yapılınca da sizin ticari olarak malınızın değeri belli olacaktır. Bu da sizin ikinci arsa için zekât vermeniz anlamına gelmektedir. Mevcut yaklaşık değeri üzerinden zekâtını verin. Bu satıştan önce zekât verecek malınız yoktu ise o andan itibaren başlamış bir bütçeniz vardır. Zekât yılı dolunca verilecektir. Yılı doldu da elinizde nakit bulunmadığı için veremiyorsanız, zekât borcunu sabitleyin, ilk fırsatta verin.
Babanız sağ ise ona düşen malda babanızın izni ile iş yapmış olursunuz. Amcalarınızın hakkını zaten verdiniz. Babanız kız kardeşlerinize başka bir şey vererek de dengeyi koruyabilir.
Bakmamak, ilgilenmemek mirasa engel bir durum değildir. Çocuğu “ben istemiyorum” demedikçe annesinin malında hak sahibidir. Onun sağlığında velayetini alarak siz kullanabilirsiniz ama mülkiyeti değişmez.
Emlakçı ancak emlakçı olarak işini yaptığı zaman ücret alma hakkına sahip olur. Anlaşmanızda başkasına satmaya aracı olmak vardı. Ücret ancak onun için tahakkuk eder. Zira emlakçı vekildir, vekilin satmaya vekil olduğu şeyi sahibinden habersiz olarak kendisinin satın alması zaten uygun değildir. Ücret talep etmesi de hakkı olmaz.