Fetva Meclisi
Soru
Hocam gayrimenkul zekâtı hesaplanırken TİCARET İÇİN OLMASI niyeti şartı konuşuluyor. Buradaki ticaret niyetini nasıl belirleyeceğiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. 1- İleride ev veya araba satın almak için biriktirilen para, zekâtı verilmesi gereken paradır. Çünkü bu tarzda biriktirilmiş bir para aslında başka işler için de harcanabilir bir maldır. Mesela vaz geçip o para ile tatile de gidebilirsiniz. Ama siz mesela yüz bin liralık bir ev için sözleşme yapıp borca girseydiniz, yüzbin lira biriktirinceye kadar elinizdeki paranın zekâtı gerekmeyecekti. Böyle bir durumda elinizdekini alacaklısı adına saklamış gibi olacaktınız. 2- Ev ve iş yeri gibi kullanmakta olduğunuz ya da tarla gibi istimal ettiğiniz gayri menkuller için zekât gerekmez. Çocuklar için muhafaza ettiğiniz yerler için de gerekmez. Ancak satmaya niyet ettiğiniz gayrimenkuller, satış niyetinizden itibaren zekât malı hükmündedirler. Bu durumda da zekâtları yüzde iki buçuk üzerinden olacaktır. Allah'a emanet olunuz.
Zekât bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi niyetle ibadet durumuna gelir. Arsanın sahiplenildiği zamandaki niyete göre zekât gerekecek veya gerekmeyecektir. Çünkü zekât ticari mallarda gerekir, mücerret arsada gerekmez. Buna göre: Satıp kâr etmek değil de parasını korumak, ileride ev yapmak, çocuklara yatırım olarak saklamak gibi amaçlarla satın alınan arsa için zekât gerekmez. Bu satın almada ticari amaç yoktur. Zekât ticari amaca gerekli olur. Ticaretini yapmak üzere elinde arsa bulunduran ise sıradan bir tacir durumundadır. O her yıl elindeki arsaların zekâtını verecektir. Ticaret dışı bir amaçla bir arsa bulunduran daha sonra satmaya karar verdiğinde ise FİİLEN SATTIĞI AN eline geçen paranın gerektirdiği zekâtı verir. Daha takvaya yakın ve şüpheden uzak kalmak isteyen ise elindeki arsanın satılık olduğu sürece her yıl değeri üzerinden zekâtını vermesidir.
Kendinize Ramazan ayının belli bir gününü ZEKÂT HESEPLAMA GÜNÜ olarak belirlemişsiniz. Bu güzel. Her sene öyle yapmaya devam edin. Eğer o gün elinizde nisap miktarından fazla yani seksen bir gram altın veya onu satın alabilecek bir mal varsa onun zekâtını vereceksiniz. Elinizdeki ne ise onun yüzde iki buçuğunu. Nisabın altına düştüğünüzde vermeniz gerekmeyecek. O hesap gününden önce sattığınız evin bedeli veya başka bir yolla bütçenize gireni mevcuda ilave edeceksiniz. Toplamının yüzde iki buçuğunu zekât vereceksiniz. Eğer evi sizin önceden belirlediğiniz zekât hesap gününden bir gün sonra satarsanız ya da elinize o günden sonra bir mal geçerse onun zekâtı bir dahaki yılda hesaplanacak demektir. Geçen yıla ait verdiğiniz zekât gerekenden fazla oldu ise onu geri de alamazsınız bir dahaki yıldan da düşemezsiniz. Para birimlerini birbirine çevirmeniz gerekmiyor. Elinizde ne varsa onu hesap edin. Şu birim olsa idi şöyle olurdu demeye gerek yoktur. Allah kabul buyursun.
Bir arsa üzerine yapı oturtan birinin niyeti önemlidir. Yapıp kullanmak için bina yapan birisinin o bina nedeniyle zekât vermesi gerekmez. SATMAK niyeti ile yapan ise her yıl o şahsın genel zekât vakti geldiğinde o yapının da zekâtını vermesi gerekir. Burada şunu anlamalıyız: Gayrimenkullerin bulundurulmasındaki niyet zekâtın gerekli ve gereksiz olmasına etki etmektedir. Gayrimenkuller, sahibinin zekât günü geldiğinde o günkü piyasa şartlarına göre ederi üzerinden zekâtı verilir. Satıcının zihnindeki en yüksek fiyat veya müşterilerin teklif ettikleri en düşük fiyat ölçü alınmaz. Bir değerlendirme kuruluşu veya etkili bir emlakçı üzerinden de fiyat ortalaması bulunabilir. Henüz bitmemiş inşaat durumundaki gayrimenkullerin zekât hesaplaması ise mevcut durumuna göre takdir edilecek fiyatı üzerinden zekâtı verilir.
Arsanızın ticari meta sayılması için baştan itibaren ticaret kastıyla alınmış olması gerekir. Şu an sadece satmaya karar vermiş olmanız ticari mal hükmünü doğurmaz. Satışa koymanız arsanın ticaret malı olduğu anlamına gelmez. Yani arsanız hâlâ zekâta tabi değildir. Bu durumda arsanıza zekât düşmez ancak satıldıktan sonra elinizdeki nakit parayla zenginlik nisabına ulaşırsanız zekât düşer.
Arsalarınızın şu anki değeri üzerinden zekâtını hesaplamanız; ayrıca nisap miktarını aşmış birikmiş paranızın da zekâtını vermeniz gerekir.
arsa konusundaki diğer fetvalar
O tarla için zekât vermeniz gerekmez. Sizin bir ticari niyetiniz yoktu. Devlet sizden orayı satın aldı. Aldığı o andan itibaren sizin elinize geçen paranın zekâtını hesaplayın. Eğer önceden nisap miktarı malınız vardı ise bunu ona ilave edin, zekât verirken toplamının zekâtını verin. Önceden nisap miktarı malınız yoktu ise bu para nisap miktarıdır, bunun üzerinden yıl geçince zekâtını verin.
Sorunuz, “kur korumayla kazanç sağlayan kimseye miras yoluyla elde edilen malı satmak caiz mi” şeklindeyse cevabı "satılabilir" şeklindedir.
Türkiye’de ve birçok ülkede, taşınmazların rayiç bedeli (devletin belirlediği asgari değer) ile piyasa fiyatı arasında fark bulunabilir. Bu yüzden sistem düşük rayiç bedel üzerinden işlem yapıyorsa, bu sizin elinizde olmayan bir durumdur. Dolayısıyla sistemi dolandırma niyeti olmadan tapudaki resmi bedel üzerinden işlem yapıyorsanız, bu sizin için bir günah sebebi olmaz.
Emlakçı ancak emlakçı olarak işini yaptığı zaman ücret alma hakkına sahip olur. Anlaşmanızda başkasına satmaya aracı olmak vardı. Ücret ancak onun için tahakkuk eder. Zira emlakçı vekildir, vekilin satmaya vekil olduğu şeyi sahibinden habersiz olarak kendisinin satın alması zaten uygun değildir. Ücret talep etmesi de hakkı olmaz.