Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben yirmi dört yaşında genç bir kızım. Benim seslendirme ve dublaj yeteneğim var. Kendi sesimi değiştirerek taklitler yapıyorum bu şekilde. Kendimi kamerada hiç göstermeyerek ama kimliğimi gizlemeyerek bu şekilde yapacağım dublajlar caiz olur mu? Dublaj yaparken kullandığım sesim hanımların ziynetine dâhil olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle yapabilirseniz bir sakıncası olmaz biiznillah.
Özellikle cinsellik çağrıştıracak bir ses değişikliği dışında sakınca olmayacağını zannederiz.
Kadınların sesi bedenleri gibi avret değildir. Özellikle bir fitne riskine zemin oluşturmadığı sürece seslerini kullanmalarında sakınca görülmemiştir.
Özellikle dikkat çekmek için göze müdahale etmenin sakıncası bellidir. Bunun dışında göz bakımı denebilecek uygulamalar için avreti teşhir demeyiz.
Haram olan bir iş yapmadığın sürece ve haram olan işlere götüren sürece girmediğiniz ve yaklaşmadığınız sürece onun hidayeti için dua etmenizde sakınca yoktur. Bu süreçte yıpranmamak için boşlukta kalmamaya çalışın. Kendiniz için salih insanlardan arkadaşlar edinin. Onlarla bir araya gelip rahatlayın. Seveceğiniz meşguliyetler edinin. Hayatınızı bu çerçevede dizayn edin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Kız çocuklarının burnunu deldirip ziynet takması hakkında Hanefî mezhebi âlimleri caiz olacağı şeklinde hüküm vermişlerdir. Mesele, kız çocuğun burnunu delip süs takmak ise bu caizdir. Eğer meselenin, bir grup kâfire benzeme, onlara özenme boyutu varsa bu tehlikelidir. Zannederim sizin kızınız bu ikinci boyuta takılmaktadır. Netice olarak burun deldirme, kâfirleri taklit için olduğunda haram olur. Kızınızla inatlaşmadan, onu sizden soğumaya sevk etmeden ikna ederek yaptırmamanızı tavsiye ederiz. Sabırlı olun, dua edin.
avret konusundaki diğer fetvalar
Buradaki açıklık sadece başın açılması gibi bir durum ise onun erkeklerin ortasında açık olmak gibi görmeyiz. Derin avretin açılması ya da örtülü gibi olduğu halde açık hükmünde olması durumunda ise bu da caiz değildir. Hangi durum olursa olsun mümin kadın vakarını korumalıdır. Kadınlar arasında çarşaf giymesi gerekmiyor olsa da saçılması da risk taşır.
Bir tür mecburiyet olması hâlinde mahremiyeti zedelemeyecek bir konum ve tarzda bir kadın erkeklere sunum yapabilir. Zira kadının sesi avret değildir. Elbette o sunum anında kadının koruması gereken mahremiyeti nasıl koruyabileceği, ne kadar o titizlikte hareket edebileceği kendisi ile alakalı bir durumdur.
Elbette kul olarak erkekler de dinlerinin emrettiği gibi giyineceklerdir. Erkekler için de bir kıyafet kuralından söz edilebilir. Bu konuyu şu şekilde derleyebiliriz: Erkeğin avreti kadının avreti gibi değildir. Tesettür avreti örtmek olduğuna göre erkeğin örteceği avreti kadınınkine göre daha az olur. Giyimde asıl olan mubah olmaktır. Bu şu anlama gelir: Temel kural olarak kimin ne giyeceği konusunda renk, şekil kuralı yoktur. Kadın ve erkek için tesettür vardır. Bu sağlandıktan sonra temel şart yerini bulmuş olur. Erkeklerin ipek ürünü bir şey giymeleri haramdır. Erkek de olsa avreti teşhir eden şeffaf bir kıyafet giyilemez. Müşrik ve kâfirlere benzeşme nitelikli bir kıyafet giyilemez. Erkeği kadına benzeten bir kıyafet giyilemez. Şöhret getiren yani gözleri kendisine çeken zıt ve aykırı bir kıyafet giyilemez. Yöre açısından tamamen farklı duruma düşürecek bir kıyafetin giyilmemesi tavsiye edilir. Mesela Arap kıyafeti olarak bilinen bir kıyafeti sünnete daha uygun olsun diye giymek güzel olabilir ama toplumun aykırısı duruma düşürüyorsa ve toplumdaki kıyafet de haram bir kıyafet değilse o giyilmemelidir. Bu ayrıntıların dışında helal olan, sağlığa zarar vermeyen bir kıyafet erkek kıyafeti olarak giyilebilir.
Bir fark yoktur. Kadının bütün bedeni avrettir. Bacağı veya kolu... Fark etmez. Bu dönemde pantolon ısrarla gündemde tutulduğu için ona karşı bir refleks oluşmaktadır yoksa kol ve bacak aynıdır. Eğer pantolon bir üst kıyafetle kapatılıyorsa ondan da sorun kalkar. Aynı şekilde koldaki durum da böyledir.
Kadınların veya erkeklerin hamama gitmeleri yasak değildir. Hamama gidenin avret ölçülerini koruması şarttır. Erkeğin avreti ne ise onu korur. Zira erkeğin de erkeğe karşı da olsa bir avreti vardır. O da göbek deliği ile diz kapağı arasıdır. Bu bölgenin açılmaması veya ıslakken açık gibi duracak bir pozisyon oluşmaması durumunda hamamda bulunmakta sakınca yoktur.
Erkeğin avreti bellidir ve atlet bölgesi de bu avrete dâhil değildir. Yalnız, Müslüman erkeklerin batı kültürünü yansıtan düşük seviyelere rıza göstermeleri büyük bir yıkımın işareti olabilir. O şekilde caddeye çıkmaktan fotoğraf teşhirine kadar her türlüsünden kaçınılması üstün ahlak sahibi olmanın gereğidir.