Fetva Meclisi
Soru
Ben tesettüre girdiğimden beri makyaj yapmıyorum. "Kadının gözü avret değildir, dolayısıyla gözdeki ziynet de." diye okudum bir fetvanızda. Kadının kocasından başkasına süslenmesi de caiz değil, bunu da okudum. Bu durumda kadının gözündeki sürme diyelim, ziynet oluyor, süslenmek oluyor, ama başkaları da görüyor, yani haram değil mi hocam? Kafam karıştı bu mevzuda.
Cevap
Benzer fetvalar
Yüz avret değildir diyemeyiz, yüzü açmak zorunluluktan ötürü caizdir diyebiliriz. Bakmak ise bambaşka bir konudur. Kadının kadınlığını her şeyden önce yüzü ortaya koyar dolayısıyla zaruret olmadan, fitnelenmiş bir gözle bakan için ve baktıran için yasaklı bölge ihlali gerçekleşmiş olur.
Selamünaleyküm. Göz, kadın için tesettürü şart olan avret değildir, üzerindeki ziynet de onun gibidir. Aşırı dikkat çeken bir durum ise o başkadır. Ellerdeki durum da böyledir, özel bir gayret yoksa. Yüzük de buna dahildir. Parmak açık kalabiliyorsa yüzük de kalabilir. Evlilik yüzüğü farklı değildir. Kına, el gibi açılması mubah olan bölgede ise sakıncası yoktur.
Diz kapağı ile göbek deliği arası KADININ KADINA BAKMASI AÇISINDAN avrettir. Bu bakımdan gören kadın da olsa bu bölge açısından açık olduğunda AVRET GÖRÜLDÜ hükmü verilir. Bir başka mesele de bedene yapışmış bir kıyafetin ÖRTÜLMÜŞ sayılmayacağı gerçeğidir.
Bayanların gözlerine sürme çekmeleri hadislerde tavsiye edilmiştir. Bu bayanlar için bir ziynettir. Bayanların ziynetlerini ancak eşlerine karşı kullanmaları ve bayan bayana kullanmaları mümkündür. Sokakta teşhire neden olacak bir sürme hadislerde geçen sürme bile olsa caiz olmaz. Bugün kullanılanlar için de bu kural aynen geçerlidir.
Kadının avret kabul edilen organlarının resim olması veya reklamda kullanılması da caiz değildir. Ne yazık ki yaşadığımız hayatta bu o kadar tabii hâle gelmiştir ki, sanki ortada bir günah yok gibi kabul edilmektedir. Allah sonumuzu hayretsin.
Kadının sesi ilke olarak haram değildir. Özellikle bedensel yakınlık, sesi eğip bükme, kıyafette zafiyet gibi bir durum yoksa eğitim maksatlı okuma olabilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Akıntı ile alakalı bu sitedeki 'bayanların akıntısı' cevabını okuyun. Bunun haricinde sizi özürlü duruma geçiren bir akmadan söz ediyorsanız, zaten özürlüsünüz. Akıntı olsa da namazınızda sakınca olmaz.
Şöyle yapmanızı tavsiye edebiliriz size: Paranın faiz bulaşan bölümünü ayırın ve bir vakfa bırakın. Gerisini alıp kullanmanızda sakınca yoktur. Böylece dayınıza da iyilik etmiş olursunuz. Dayınızın bu husustaki vasiyetinin bir değeri yoktur, yok sayabilirsiniz o sözlerini.
Hacamat muhakkak yerine getirilmesi gereken bir sünnet olarak değil de gerektiği zamanda yapılması durumunda sünnet olan işlerden biri olarak görülmelidir. Bu noktadan ileri gitmenin de sakıncası vardır. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile bağlantılı bir işi 'o zaman şu idi şimdi bu olmalı' tarzında rahatça irdelemek doğru olmaz. Ne yapmak mecburidir ne de yapanlar cihat gibi eşsiz bir iş yapmış olmaktadırlar. Hacamat mesela bir sakal sünneti ile aynı değildir. Buna göre değerlendirebiliriz.
Kadının cinsel organından veya erkek ya da kadının makattan kullandığı fitil, oruçlu iken bedene gıda ya da sıvı sokma yasağına ters düşmediği için orucu bozmaz. Muasır ulemanın bu husustaki içtihadı ile amel edilebilir.
Mushafların arkasındaki dualar Kur'an'dan değildir. Hatmedene yardımcı olmak için sonradan yazılmıştır. O da okunabilir bir başkası da. Allah bizi kitabından ayırmasın.
Bir kere böyle bir çalışma tarzının bünyene ne tür etkisi var bunu muhakkak bir doktorla görüşmelisin, ihmal etme. Namaz hususunda bile bile kazaya bırakmak olmaz, uyuya kaldığında sorun yok kaza edersin ama uyanmamak üzere yatmak olmaz.