Fetva Meclisi
Soru
Sürekli akıntım olduğu için özürlü hükmünde olup, vakitler girdiğinde abdest alıyorum. Bazen maalesef namazı son anda kılıyorum. Birkaç kere ben namazı tamamlamadan diğer vakit girdi. Bu durumda abdest durumundan dolayı namazım geçerli olur mu, yoksa kazası mı gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
İki namaz arasında mesela cemaatle bir namaz kılacak kadar akıntısız an olmuyorsa kendinizi özür sahibi sayabilirsiniz. Bu durum yoksa namazdan önce kontrol edip ona göre namaza durun ve namazdan sonra tekrar kontrol etmeyin. Sadece çamaşırınıza akıntı olması durumunda akıntı avuç içinden daha büyük bir yeri kirletti ise çamaşırı değiştirmelisiniz. Sizin durumunuzun özürlü olmaya daha yakın olduğu kanaatindeyiz ama bunu siz takdir etmelisiniz. Zaman zaman yoğunluk oluyor da kimi zamanlar da azalıyorsa yoğunluk günlerinde özürlü gibi davranın sonrasında normale geçin. Geçmiş olsun.
Sürekli kan akması sizin özürlü olmanız demektir. Özürlü olduğunuz sürece şöyle yapacaksınız: Her ezan vakti geldiğinde abdest alın. Başka bir abdest bozma durumu olmadıkça öbür ezan vaktine kadar KANAMA DEVAM ETSE DE abdestli sayılırsınız. Sakın bu nedenle namazı ihmal etmeyin. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Sürekli gelen akıntı, özür durumu demektir. Özür durumunda da her namaz vakti için bir abdest almak yeterlidir. Bunun dışındaki akıntı abdesti bozar. Buradaki sürekliliğin ölçüsü, iki namaz vakti arasındaki süre kadardır. Bu da yaklaşık olarak iki saattir.
Namazın farz olan şartlarını yerine getirdikten sonra namaz kabul olur biiznillah. Yalnız farzlardan birinde TA’DİL-İ ERKÂN (rükûdan ve secdeden kalktıktan sonra iki üç saniye kadar beklemek) olduğunu unutmamalıyız. Abdest tutamamak gibi bir durum söz konusu olduğunda ve bu sürekli ise yani bir namaz kılamıyorsanız muhakkak abdest bozuluyor ise siz ÖZÜR SAHİBİ olarak namaz kılabilirsiniz. Özür sahibi olan kimse ezan okununca bir abdest alır ve o abdesti özrü dışında başka bir sebeple bozmadıkça abdesti bozulmamış gibi namaz kılar. Bu konuyu bir ilmihalden okuyun öyle yapın. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Günlük akıntı dışında gelen (hamilelik döneminde sarı akıntı gibi) akıntıdan dolayı ihtiyaten abdest almak, çamaşıra bulaştı ise çamaşırı değiştirmek gerekir. Namazdan önce günlük akıntıdan dolayı abdest alıp namaz esnasında tekrar akıntı geldiği hissedilmedi ise namazdan sonra tekrar kılmaya gerek yoktur. Ancak namaz içerisinde akıntının geldiğini hissederseniz tekrar abdest olmak ve namazı kılmak takvaya uygun olandır. Allah'a emanet olun.
Bir mezhepten diğerine geçme gibi bir iş yapmanız gerekmez. Her namaz vaktinde abdest almanız gerekiyor. Diğer namaz vaktine kadar o özürden başka bir abdest bozma nedeni olmadıkça abdestli sayılırsınız. Bu bir özür durumudur. Geçmiş olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Özellikle dikkat çekmek için göze müdahale etmenin sakıncası bellidir. Bunun dışında göz bakımı denebilecek uygulamalar için avreti teşhir demeyiz.
Şöyle yapmanızı tavsiye edebiliriz size: Paranın faiz bulaşan bölümünü ayırın ve bir vakfa bırakın. Gerisini alıp kullanmanızda sakınca yoktur. Böylece dayınıza da iyilik etmiş olursunuz. Dayınızın bu husustaki vasiyetinin bir değeri yoktur, yok sayabilirsiniz o sözlerini.
Hacamat muhakkak yerine getirilmesi gereken bir sünnet olarak değil de gerektiği zamanda yapılması durumunda sünnet olan işlerden biri olarak görülmelidir. Bu noktadan ileri gitmenin de sakıncası vardır. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile bağlantılı bir işi 'o zaman şu idi şimdi bu olmalı' tarzında rahatça irdelemek doğru olmaz. Ne yapmak mecburidir ne de yapanlar cihat gibi eşsiz bir iş yapmış olmaktadırlar. Hacamat mesela bir sakal sünneti ile aynı değildir. Buna göre değerlendirebiliriz.
Kadının cinsel organından veya erkek ya da kadının makattan kullandığı fitil, oruçlu iken bedene gıda ya da sıvı sokma yasağına ters düşmediği için orucu bozmaz. Muasır ulemanın bu husustaki içtihadı ile amel edilebilir.
Bir kere böyle bir çalışma tarzının bünyene ne tür etkisi var bunu muhakkak bir doktorla görüşmelisin, ihmal etme. Namaz hususunda bile bile kazaya bırakmak olmaz, uyuya kaldığında sorun yok kaza edersin ama uyanmamak üzere yatmak olmaz.
Mushafların arkasındaki dualar Kur'an'dan değildir. Hatmedene yardımcı olmak için sonradan yazılmıştır. O da okunabilir bir başkası da. Allah bizi kitabından ayırmasın.