Fetva Meclisi
Soru
Hacamat bir sünnet olarak ihya edilmekte, burada sünnet araç haline getirilmiyor mu, önemli olan amaç haline getirip Rasulullah’ın sünnetini hayatımızda da uygulamak değil midir? Bu noktada pis kan vücutta belli noktada ve kılcal damarlarda mıdır? Zamanın şartlarında pis kan bu şekilde atılırken devrimizde kan bağışı ile bir hastaya şifa aracı olmak daha evla değil midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Hacamat, ibadet maksatlı ve teşvik edilmiş bir sünnet değildir. Mubahtır. Peygamber aleyhisselam efendimiz de hacamat yaptırmıştır. Yaptırdığı hacamat, ihtiyaç hissettiği zaman yaptırdığı bir iştir. Sabah namazının sünnetini kılar gibi sürekli yaptığı bir ibadet değildir.
Selamünaleyküm. Niyet olarak bir sevap işlemeyi niyet edebilirsiniz, inşaallah sevap da kazanırsınız. Hacamat ise başka bir şeydir.
Aleykümselam. Hijyenik olmasına dikkat ederek yaptırmanızda sakınca olmaz.Din ciddiyet ister, öyle böyle yaparak din yaşanmaz. Öğrendiğiniz üzere yaşamanızı tavsiye ederiz size.
Selamünaleyküm. Dinimiz iki kaynak üzerinden yaşanmaktadır. Bunların biri Kur'an diğeri de Peygamber aleyhisselamın Sünnetidir. Namaz başta olmak üzere ibadetlerimizin tamamı, mü'min ahlâkımız, günlük ilişkilerimiz ve diğer muamelatımız Sünnet kanalıyla bize intikal etmiştir. Sünnet kaldırılacak olsa ortada din diye bir şey kalmayabilir. En azından ayrıntıları kalmaz. Namazda da durum böyledir. Kaldı ki hacc ibadetinde de Kur'an’dan ayrıntıların tamamı alınmamaktadır. Nihayetinde hacca göre namazın ayrıntıları gayet az denecek durumdadır. Bu sebeple üç veya dört âyet haccı özetlemiş görülür. Mesele Peygamber aleyhisselamın Sünnetinin oturtulduğu yer meselesi olarak anlaşılmalıdır. O zaman sorun kalmaz.
Böyle bir ayrıntıya girmeniz gerekmez. Kazalarınızı kılın. Sünnetleri de kılmaya çalışın. Diğer hayırlı işleri de yapmaya çalışın. Bu kadar keskin çizgiler üzerinde olmanız gerekmez. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Sakal konusunda “yakışıyor/yakışmıyor” takıntısı tehlikelidir. Sakal müekked bir sünnettir; her türlü uzatılacaktır. Bir kasıt ve tahkir olmadıkça belirttiğiniz şekilde kısa tutulması ise inşaallah iman açısından bir tehlike oluşturmaz ama sevap kaybı olduğunu da bilmeliyiz. Aynı şeyleri takke, sarık ve cübbe için söyleyemeyiz. Onlarda iki ölçü önemlidir. Birincisi kâfirlere benzememek ikincisi de selefimize itibar edene yakın olmak. Bunları da toplumsal zaruretler bulunduğunda o zaruretler ile sınırlı bir uygulamada tutabiliriz. Allah Teâlâ içimizi ve dışımızı şeriatına uydurmaya hepimizi muvaffak kılsın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kadının cinsel organından veya erkek ya da kadının makattan kullandığı fitil, oruçlu iken bedene gıda ya da sıvı sokma yasağına ters düşmediği için orucu bozmaz. Muasır ulemanın bu husustaki içtihadı ile amel edilebilir.
Şöyle yapmanızı tavsiye edebiliriz size: Paranın faiz bulaşan bölümünü ayırın ve bir vakfa bırakın. Gerisini alıp kullanmanızda sakınca yoktur. Böylece dayınıza da iyilik etmiş olursunuz. Dayınızın bu husustaki vasiyetinin bir değeri yoktur, yok sayabilirsiniz o sözlerini.
Bir kere böyle bir çalışma tarzının bünyene ne tür etkisi var bunu muhakkak bir doktorla görüşmelisin, ihmal etme. Namaz hususunda bile bile kazaya bırakmak olmaz, uyuya kaldığında sorun yok kaza edersin ama uyanmamak üzere yatmak olmaz.
Böyle bir mesleğin iki sakıncası var: Birincisi, fotoğrafın caiz olması hususunda kati bir caizlik belgesi yoktur yani şüpheli bir iş yapılmış oluyor. İkincisi de bakılması caiz olmayan yerleri teşhir ediyorsunuz, buna kadının saçı da dâhildir. O fotoğraf bakıldıkça siz de günaha ortak oluyorsunuz. O mesleği icra etmeyin, ahiretiniz için daha iyisini yapmış olursunuz.
Akıntı ile alakalı bu sitedeki 'bayanların akıntısı' cevabını okuyun. Bunun haricinde sizi özürlü duruma geçiren bir akmadan söz ediyorsanız, zaten özürlüsünüz. Akıntı olsa da namazınızda sakınca olmaz.
Özellikle dikkat çekmek için göze müdahale etmenin sakıncası bellidir. Bunun dışında göz bakımı denebilecek uygulamalar için avreti teşhir demeyiz.