Fetva Meclisi
Soru
Kur’anların arkasında yazan ve hatim duası olarak nitelendirilen dua ile dua etmek uygun mudur? O duanın oraya yazılmasına kim karar vermiştir?
Cevap
Benzer fetvalar
Mushafların sonundaki dualar, umumiyetle âyet ve hadislerden derlenmiş dualardır. Özellikle hadislerle tavsiye edilmiş bir duanın mushafların arkasında yazılı olduğunu bilmiyorum.
Mushafların Kur'an olan son bölümü Nas suresidir. Ondan sonrası Kur'an değildir. Hafızlar, âlimler uygun buldukları duaları hatim bitirenlerin yapabilmesi için yardımcı olarak oraya koymuşlardır. Ulema, Kur'an’ı hatmeden için bir duanın meşru olduğunu söylemiştir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden “şu duayı hatimde yapın” şeklinde bir tavsiye ise gelmemiştir. Kur'an okumanın getireceği bereketli zamandan istifa ile dua için uygun zaman dilimi olarak görülmüştür. Hatim sonrasında yapılan dua uzunca olabilir. Bu uzunluğun belli bir ölçüsü yoktur. Dua ederken eller göğüs hizasında avuç içleri göğe bakacak şekilde kaldırılmış olursa sünnete daha yakın olur. Duadan sonra da eller yüze sürülür. Duanın âyet ve hadisten olması ya da Arapça olması şart değildir ama dua ağırlığına ters düşecek edebiyatlar, bağırmalar, kafiyeler uygun olmaz. Duayı Kur'an tecvidi gibi tecvidli yapmanın da dayanağı yoktur.
İnsanlara din satanlarla selamlaşılmamalıdır. Başkaları varken onların arkasında namaz kılınmamalıdır.
Kur’ân-ı Kerîm okumak bir ibadet olduğu için orijinal diliyle yazılması ve okunması gerektiğinden gerek tek başına Latin harfleriyle gerekse Arap alfabesinin yanına Latin harfleriyle yazılan Mushafların basım ve yayımı uygun değildir.
Duanın kabulü için uygun vakitler vardır. Bu vakitlerde yapılan dualar, diğer vakitlerdekilere göre daha kabule yakın olurlar. Sözünü ettiğiniz vakit de o vakitlerden biridir.
• Başka türlü yatmak mümkün olmuyorsa, • Ayağınız Mushaf’a temas etmiyorsa, ötede ise, • Mushaf sizden daha yukarıda duruyorsa bir zararı olmaz. • Daha da sıkışırsanız yatarken rafların üstüne bir örtü koyun öyle uyuyun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kur'an, ibadet sevabı oluşturması için niyetle okunur. Niyet ise, neyi neden yaptığını bilerek yapmanın adıdır. Özellikle 'niyet ettim' şeklinde bir söz gerekmez. Niyetle okunan bir Kur'an yani neden o anda Kur'an okuduğunu bilerek Kur'an okuyan birisinin okuduğu, okunurken dağıtılmıştır. Ayrıca sözle yapılan dağıtım gereği yoksa da zararı da yoktur. Yeter ki mübalağa olmasın, iş edebiyata, dinleyenlere şova dönüşmesin.
Sizin yapacağınız işin kendisi haram bir iş olmadıkça iş ortaklarınızın günahları işinizi haramlaştırmaz. Bu kâğıt üzerinde sizin için yeterli bir kuraldır. Yalnız şunu da bilmelisiniz ki, insan olarak etkilenmeyeceğinizi de zannedemezsiniz. Yarın siz de onlardan etkilenmiş biri durumuna gelirseniz ağlamaya bile mecaliniz kalmayabilir.
Özellikle dikkat çekmek için göze müdahale etmenin sakıncası bellidir. Bunun dışında göz bakımı denebilecek uygulamalar için avreti teşhir demeyiz.
Düzelme umudun son ana kadar devam etmelidir. Sabretmemiş bir kul olmamaya bak. Evet, kaderimizdekine razıyız ama kaderde ne olacağını bilmediğimizden iyinin peşinden gitmeye çalışacağız. Sabredeceğiz, yorulmayacağız, yılmayacağız. Bu arada böyle bir durumun seni harama kaydırıyor olmasından korkmalısın. Aman dikkat et, şeytan seni veya eşini sömürmesin.
Akıntı ile alakalı bu sitedeki 'bayanların akıntısı' cevabını okuyun. Bunun haricinde sizi özürlü duruma geçiren bir akmadan söz ediyorsanız, zaten özürlüsünüz. Akıntı olsa da namazınızda sakınca olmaz.
O veya sen ölene kadar tatlı dille, sabırla anlatmaya devam et. Yılma ve bırakma. Ama bıktırmadan yapmaya da dikkat et. Ara ara anlatmayı bırak. Sonra tekrar et. Üslup değiştir ama bunu aile sorunu da yapma sakın. Bir olan zararı ikiye çıkarma. Allah yardımcın ola.