Fetva Meclisi
Soru
Yılbaşında alkol kullanma alışkanlığı olan, tesettürüne dikkat etmeyen insanlarla arkadaşlığım var. Bir iş kurmak istiyorum her yönü İslam’a uygun olan. Dini yönden çok daha makbul arkadaşlarım da var fakat onlar iş kurmak istemiyor, memuriyet istiyorlar. Çalışmak için bu bahsettiğim olumsuz davranışları olan arkadaşlarımla ortaklık-iş yapmamda bir sakınca var mıdır? Allah inancı olan, oruç tutan ama alkol de alan insanlarla yapacağım iş nedeniyle onların kendi günahlarından ben mesul olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Elhamdülillah, alkolün haram olduğunu biliyor ve midenizi kirletmiyorsunuz. Allah Teâlâ sebat ve yükseliş nasip etsin size. Âmin. İşinizi değiştirin demeyiz ama onların içkili ortamlarından kalabildiğiniz kadar uzak kalın, zorunlu olup oturursanız ya da beraber bulunursanız da içkiye temas etmeyin, ortamı en kısa sürede terk etmeye bakın. O ortamın muhabbetinden uzak durun.
Haramların işlenmemesi kadar protesto edilmeleri de bir görevdir. Kesinlikle öyle bir ortama katılmayın. Varsayımla kendimizi tehlikeye atamayız. Dakikalarımızı, nefeslerimizi hesap ederek yaşamazsak Rabbimizi razı edemeyiz. Allah'a emanet olun.
Kendi sorumluluğunuzda olan işleri en iyi şekilde yapın diğerlerine dokunmayın. Bu konuda sizin de hatanız var. Bahsettiğiniz arkadaşınıza bu konuda kırmızı çizgilerinizi iyi anlatamamışsınız. Yalnız Müslüman kardeşinizle kavga etmemeye dikkat edin.
Neden, hayat bizim için imtihandır diyoruz? Çünkü imtihanı sadece sabah namazına kalkmak, Ramazan ayında oruç tutmak ve bayan isen tesettür sahibesi olmak diye sınırladığımız zaman imtihanın pek çok alanını baştan kaybetmiş oluyoruz. Hayatı olduğu gibi imtihan olarak görmek zorundayız. Bu görüşü yakalayabilirsek şu sonuçlara ulaşırız, yapacağımız işimiz ve iş plaınımzda belli olur: a-Önce kendimizi korumayı, mü'min kimliğimizle ayakta durmayı hedefimiz bileceğiz. Önce ben ayakta kalmalıyım diyeceğiz. Başkalarının üzerinden hayaller oluşturarak kendimizi ihmal edersek kaybedebiliriz. b-Hayatı imtihan olarak görmemizin en tabii sonuçlarından biri, hayatta ne ile karşılaşıyorsak onu dinimizin ilgi alanında bileceğiz. Dini ne dar kalıplara sıkışmış yapacağız ne de hayallerle yaşanabilir zannedeceğiz. c-Becerip ayakta kalabilen için diğer bütün insanlar bir açıdan muhakkak ilgi alanlarında olacaktır, olmalıdır da. Kimine sözlü, kimine temennili yardımımız olacaktır. Bir başkasına da emretme durumunda olacağız ama herkes bizim için ilgi alanımızda anlamına gelmektedir. En azından dua ettiklerimiz arasında olacaktır. d-Buna rağmen, kalplerin Allah’ın elinde olduğunu bileceğiz. Biz uğraşsak da neticede Allah’ın murat ettiği olacaktır. İşimize bakıp gerisi ile alakadar olmayacağız ki, moralimizi kendi elimizle çökertmeyelim. e-Ve, Allah Teâlâ’nın bizi güçlü tutması için dua edeceğiz. Çok dua edeceğiz.
İş yeri idarecinizin izin vermesi veya vermemesine göre değerlendirin bunu.
Sizin tercih imkânınız olmadığından dolayı kazancınıza olumsuz bir etkisi yoktur. Fakat siz bu durumda, "Allah'ım bu tırın içerisinde olanlardan, kalbimin meyletmesinden ve doğal görmesinden sana sığınırım. Bunlardan dolayı beni sorumlu tutma. Bu işi yapan kimseleri de doğru yola ilet" şeklinde dua etmenizi tavsiye ederim.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Düzelme umudun son ana kadar devam etmelidir. Sabretmemiş bir kul olmamaya bak. Evet, kaderimizdekine razıyız ama kaderde ne olacağını bilmediğimizden iyinin peşinden gitmeye çalışacağız. Sabredeceğiz, yorulmayacağız, yılmayacağız. Bu arada böyle bir durumun seni harama kaydırıyor olmasından korkmalısın. Aman dikkat et, şeytan seni veya eşini sömürmesin.
O veya sen ölene kadar tatlı dille, sabırla anlatmaya devam et. Yılma ve bırakma. Ama bıktırmadan yapmaya da dikkat et. Ara ara anlatmayı bırak. Sonra tekrar et. Üslup değiştir ama bunu aile sorunu da yapma sakın. Bir olan zararı ikiye çıkarma. Allah yardımcın ola.
Kur'an, ibadet sevabı oluşturması için niyetle okunur. Niyet ise, neyi neden yaptığını bilerek yapmanın adıdır. Özellikle 'niyet ettim' şeklinde bir söz gerekmez. Niyetle okunan bir Kur'an yani neden o anda Kur'an okuduğunu bilerek Kur'an okuyan birisinin okuduğu, okunurken dağıtılmıştır. Ayrıca sözle yapılan dağıtım gereği yoksa da zararı da yoktur. Yeter ki mübalağa olmasın, iş edebiyata, dinleyenlere şova dönüşmesin.
Evlenmek farz değildir, evlenmeyen bir harama düşme riski taşımadıkça günaha girmez. Özürlü veya özürsüz olması bu kuralı değiştirmez. Harama düşme riski bulunduğunda ise herkes dengini bulup evlenmelidir.
Sizin de sebep olduğunuz bir kusurunuz yoksa sizin açınızdan sorun olmaz.
Mushafların arkasındaki dualar Kur'an'dan değildir. Hatmedene yardımcı olmak için sonradan yazılmıştır. O da okunabilir bir başkası da. Allah bizi kitabından ayırmasın.