Fetva Meclisi
Soru
Doğurganlık probleminden ötürü karşı tarafın da etkilenmemesi adına hiç evlilik gerçekleştirmemek dinimizce yanlış karşılanır mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Masrafların haram para ile karşılanması evliliğin varlığına ve geçerliliğine mani olmaz. Bu bir hatadır. İstiğfar ederek, varsa hak sahiplerine haklarını vererek hatadan kurtulmak gerekir.
Böyle bir evlilik bile bile belaya koşmaktır. Hiçbir bereketin umulmadığı bir evlilik yapılmış olur. Eğer evlilik, farz hâline geldiği hâlde ebeveyn karşı çıkıyorsa buna hakları yoktur. Nafile durumdaki bir evlilik için ebeveynin gönlünü kırmaya değmez. Büyük ihtimalle daha hayırlı bir evliliğe sevk olunuyorsunuzdur. Sabredin ki hayır bulasınız.
Hanımının rızkını karşılayamayacak birinin durumu geçici bir durumsa evlenmesinde sakınca yoktur; ilk fırsatta karşılama gayreti içinde olacaktır. Durum kalıcı bir engelden kaynaklanıyorsa bu durumda da evlenmesinin kendisi için farz durumunda olup olmadığına bakarız. Eğer farz ise yani evlenmesi şart ise onun velisinin masraflarını karşılaması gerekir. Farz durumda değilse evlenmesi caiz olmaz.
Faizli iş yapan biri bunu bile bile yapıyorsa harama karşı açık biri demektir. Haramlara karşı açık birinin eşi olmak, yarın kul hakkı/eş/çocuk da tanımaması muhtemel biri ile evlenmek demektir. Bir kere, bin kere düşünülmesi gereken bir durumdur bu. Evlenilmiş olsa nikâh geçerli olabilir ama akıllı bir evlilik olmaz bu.
Selamünaleyküm. Evlenmek normal durumlarda Sünnet'tir. Sünnet ise yapanın ecir kazandığı yapmayanın ise günaha girmeyeceği işleri adıdır. Bir Müslüman, evli olmadığı için bekarlık şartları onu zinaya ittiği zaman evlenmesi farz hâle gelir. Çünkü haramdan kaçmak farzdır. Tıpkı bir meyhaneye girip oradaki masaya oturmaktan kaçmak farz olduğu gibi. Buna bağlı olarak da 'evlenmenin farz olması' diye bir kuraldan söz ediyoruz. Bu kurala bağlı olarak da evliliğin sıkıştırması düzeyinde vacip olmasından da söz edebiliriz.
Dinen bir insanın çocuğu olmayacağını bile bile evlenmesinde hiçbir sakınca yoktur. Sonrasında pişman olup bir insanın huzurunu kaçırmaya karşı önceden çok iyi düşünmesi gerekir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
O veya sen ölene kadar tatlı dille, sabırla anlatmaya devam et. Yılma ve bırakma. Ama bıktırmadan yapmaya da dikkat et. Ara ara anlatmayı bırak. Sonra tekrar et. Üslup değiştir ama bunu aile sorunu da yapma sakın. Bir olan zararı ikiye çıkarma. Allah yardımcın ola.
Sizin de sebep olduğunuz bir kusurunuz yoksa sizin açınızdan sorun olmaz.
Düzelme umudun son ana kadar devam etmelidir. Sabretmemiş bir kul olmamaya bak. Evet, kaderimizdekine razıyız ama kaderde ne olacağını bilmediğimizden iyinin peşinden gitmeye çalışacağız. Sabredeceğiz, yorulmayacağız, yılmayacağız. Bu arada böyle bir durumun seni harama kaydırıyor olmasından korkmalısın. Aman dikkat et, şeytan seni veya eşini sömürmesin.
Sizin yapacağınız işin kendisi haram bir iş olmadıkça iş ortaklarınızın günahları işinizi haramlaştırmaz. Bu kâğıt üzerinde sizin için yeterli bir kuraldır. Yalnız şunu da bilmelisiniz ki, insan olarak etkilenmeyeceğinizi de zannedemezsiniz. Yarın siz de onlardan etkilenmiş biri durumuna gelirseniz ağlamaya bile mecaliniz kalmayabilir.
Sizinle iyi ilişkileri sayesinde ısınmasını ve size imrenmesini sağlamanız yapabileceğiniz en iyi yardımdır. O meraklandıktan ve imrendikten sonra kendilğinden çare ürecektir. Allah yardımcınız olsun.
Kur'an, ibadet sevabı oluşturması için niyetle okunur. Niyet ise, neyi neden yaptığını bilerek yapmanın adıdır. Özellikle 'niyet ettim' şeklinde bir söz gerekmez. Niyetle okunan bir Kur'an yani neden o anda Kur'an okuduğunu bilerek Kur'an okuyan birisinin okuduğu, okunurken dağıtılmıştır. Ayrıca sözle yapılan dağıtım gereği yoksa da zararı da yoktur. Yeter ki mübalağa olmasın, iş edebiyata, dinleyenlere şova dönüşmesin.