Fetva Meclisi
Soru
Hocam sohbet grubumdaki kardeşler tebliğ görevini yapan bir mümine hanımın tesettüre ve konuşma adabına dikkat ederek, kadın erkek karışık bir topluluğa uzman olduğu bir konuda konferans verebilir mi? Ya da tebliğ yapabilir mi? İslami açıdan sakıncası varsa bunlar nelerdir?
Cevap
Benzer fetvalar
Baliğ olmuş erkeklerin önünde müslüman bir hanımın keyfi bir pozisyonda bulunamayacağını söylemeye bile gerek yoktur. Sokak kıyafeti denebilecek bir kıyafet ve sokaktaki vakur duruşla, zorunlu durumlar için bulunulabilir ama bu asla tercih edilen olmamalıdır. Böyle bir görev, bir yandan aradaki mahremiyet inceliğine zarar verirken bir yanda da Müslüman kadının huzur ve hassasiyetini ezeceği için uzun vadede onu rahatsız edeceği aşikardır.
Selamünaleyküm. Erkeğin Ğayûr (eşini kıskanır) olması kadar tabii ne olabilir. Mü'min erkek, eşini erkek güvercinden bile kıskanmadıkça imanın tadını alamaz. Ne var ki, meseleyi işkenceye dönüştürecek bir abartı içinde de olmamak gerekir. Helal/haram çizgisi korunduktan sonra denge sorunu olmaz. Meryem'i veya başka mü'mine bir kadını yüzünden ya da kıyafetinden değil tavırlarından tanıyabiliriz.
Meseleye şöyle bakabiliriz: Kadının sesi erkeğe, özellikle bir salma ve savrulma denebilecek ölçüsüzlük yoksa haram değildir. Bu şu anlama geliyor: Kadının sesi ile erkeğe hitap etmesi yasak değildir. Kadının, çarşıda pazarda bulunması da kıyafeti ve konumu açısından sıkıntı yoksa yasak değildir. Buradaki kıyafet ve konum zaten mü'min kadının genel tavrına dâhildir, özellikle izah edilmesi gerekmez. Bu hassasiyetin korunabildiği bir salonda da bulunması haramdır denemez. İnsanların izleyeceği bir TV programında ya da benzeri bir ortamda bulunması ve konuşması meselesi yeni bir durum olduğu için kaynaklarımızda özellikle bunu açıklayan bir bölüm bulunamaz. Bunun da içine dâhil olduğu genel kurallar vardır. Prensip olarak kadının bir film üzerinden konuşma yapmasının evla olmayan tercih olacağını söylemeye bile gerek olmadığı kanaatindeyiz. Ortada bir ihtiyaç varsa ve kadın da kendisini yeteri kadar muhafaza edebildi ise mesela asgari olarak çekiciliğini yok duruma getirdi ise öyle bir ortamda zaruri olan konuşmayı yapabileceğini söyleriz. Yalnız burada, “asgariye indirme” durumunun ne kadar gerçekleşebileceği herkesin imanı ve takva idraki ile alakalı bir durumdur.
Mü'min bir kadın mü'min olmayan mahremleri ile aynı evde ve ev kıyafetleri ile yaşayabilir. Onların hassasiyetleri olmayacağı için biraz daha dikkatli olur elbette ama onlarla sokak kıyafeti ile bir arada bulunabilir şeklinde bir kural yoktur. Kâfir olmak mahremiyeti yani akrabalık bağı ile oluşan yakınlığı kaldırmaz. Elbette ahlâk yoksunu kimseler ise onlara karşı titiz ve korunmalı olmak Müslüman bile olsalardı gerekli olacaktı. Allah Teâlâ size afiyet onlara da iman ihsan etsin.
Tilavet konusunda ehil bir hocanın önünde, kadının sesini dâhil kendisini teşhir etmeyecek şekilde okumasında sakınca yoktur. Normal bir durumda kadının sesi avret değildir.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
avret konusundaki diğer fetvalar
Kadının sesi normal bir durumda avret değildir. Bu açıdan rahat edebilirsiniz ama yapacağınız dublaj konusunun din ve ahlâk açısından oluşturacağı riski iyi düşünmelisiniz. Tekrar tekrar düşünmenizi, kendinizi ne kadar koruyabileceğinizi, şimdiki hassasiyetinizi nasıl sürdürebileceğinizi düşünmenizi tavsiye ederiz size.
Buradaki açıklık sadece başın açılması gibi bir durum ise onun erkeklerin ortasında açık olmak gibi görmeyiz. Derin avretin açılması ya da örtülü gibi olduğu halde açık hükmünde olması durumunda ise bu da caiz değildir. Hangi durum olursa olsun mümin kadın vakarını korumalıdır. Kadınlar arasında çarşaf giymesi gerekmiyor olsa da saçılması da risk taşır.
Bir fark yoktur. Kadının bütün bedeni avrettir. Bacağı veya kolu... Fark etmez. Bu dönemde pantolon ısrarla gündemde tutulduğu için ona karşı bir refleks oluşmaktadır yoksa kol ve bacak aynıdır. Eğer pantolon bir üst kıyafetle kapatılıyorsa ondan da sorun kalkar. Aynı şekilde koldaki durum da böyledir.
Kadınların veya erkeklerin hamama gitmeleri yasak değildir. Hamama gidenin avret ölçülerini koruması şarttır. Erkeğin avreti ne ise onu korur. Zira erkeğin de erkeğe karşı da olsa bir avreti vardır. O da göbek deliği ile diz kapağı arasıdır. Bu bölgenin açılmaması veya ıslakken açık gibi duracak bir pozisyon oluşmaması durumunda hamamda bulunmakta sakınca yoktur.
Erkeğin avreti bellidir ve atlet bölgesi de bu avrete dâhil değildir. Yalnız, Müslüman erkeklerin batı kültürünü yansıtan düşük seviyelere rıza göstermeleri büyük bir yıkımın işareti olabilir. O şekilde caddeye çıkmaktan fotoğraf teşhirine kadar her türlüsünden kaçınılması üstün ahlak sahibi olmanın gereğidir.
Yüz avret değildir diyemeyiz, yüzü açmak zorunluluktan ötürü caizdir diyebiliriz. Bakmak ise bambaşka bir konudur. Kadının kadınlığını her şeyden önce yüzü ortaya koyar dolayısıyla zaruret olmadan, fitnelenmiş bir gözle bakan için ve baktıran için yasaklı bölge ihlali gerçekleşmiş olur.