Fetva Meclisi
Soru
Hocam Müslüman bir hanımın erkek lisesinde öğretmenlik yapması caiz midir? 15-20 yaş arası erkek öğrenciler olması dolayısıyla mahremiyet açısından bir sorun oluşturur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Mahremiyetinizi korumanız şarttır. Sokakta bulunduğunuz şekil ve ciddiyetle sınıfta bulunabilirseniz sakıncası olmaz.
Aleykümselam. Bu bir zorunluluk nedeni ile yapılabilir iştir. Girer başlarsınız. Sizi harama sürükleyeceğini anladığınız anda terk edersiniz. Tamamen hijyenik bir iş yoktur. Herkes her yerde imtihandadır. Ona göre davranırsınız.
“Erkeklerle bir arada bulunmak” şeklinde isimlendirirsek onlarla aynı sokağı da kullanmamaları gerekmez mi? Böyle değildir kural. Kural şöyledir: Müslüman kadın erkeklerle aynı ortamı onun iffetini ve takvasını zedeleyecek şekilde bulunmaz, bulunursa günaha girer. Ablanız böyle bir ölçüyü bulunduğu yerde kuramıyor ve koruyamıyorsa o takdirde “ben günahkârım” diyecek yerde işini değiştirsin.
Hanefi mezhebine bağlı iseniz grup halinde olmak da cevaz nedeni olmuyor. Çok zorunlu olmadıkça yalnız çıkmamanızı tavsiye ederim. Allah'a emanet olun.
Başka bir ayrıntı yoksa sadece kocası yanında olan bir kadını ziyaret için haram ifadesini kullanamayız. Haram olmasa da riskten ve kerahiyetten söz etmemiz de şarttır. Mahremiyete dikkat ediliyorsa ve evde o yabancı erkekle tek başına kalınmıyorsa haram demeyiz. Bunu, bir zaruret olmadığı sürece sadece keyfi bir maksatla yapmanız ise mü'min bir bayan vakarına yakışmaz.
Bir tür mecburiyet olması hâlinde mahremiyeti zedelemeyecek bir konum ve tarzda bir kadın erkeklere sunum yapabilir. Zira kadının sesi avret değildir. Elbette o sunum anında kadının koruması gereken mahremiyeti nasıl koruyabileceği, ne kadar o titizlikte hareket edebileceği kendisi ile alakalı bir durumdur.
buluğ konusundaki diğer fetvalar
Allah yardımcınız olsun. En mühim ibadetlerimizden birisi, yavrularımızı secde ehli olarak yetiştirebilmektir. Becerebilir ve onları secde ehli yapabilirsek bu demek olur ki, biz ölsek de mezarda iken onlar bizim için çalışıyor gibi olacaklar. Yalnız buna ulaşmak kolay değildir. Sabredeceğiz. Şeytan bıkacak biz bıkmayacağız. Dediğiniz gibi bir planlama yapmanız güzel olur. Şöyle düşünün: Aklında namaz zevki ve ağırlığı bulunsun ama ufak tefek kaçamakları da olsun. Namazı sevmiyor ama sizden ötürü de aksatmıyor ise bu iyi bir sonuç değildir. Babası ile aranızda bu hususta münakaşa olmamasına dikkat edin. Sabredin ve kazanın.
Buluğ çağına gelmeden bir yolla hacceden çocuğun yaptığı hac ibadetinde sevap kazanır ama üzerindeki farz hac görevi düşmez. İmkân bulduğu zaman muhakkak farz haccını yapacaktır. Fukahamızın görüşü bu şekildedir.
Çocuğun dönemlerini mümeyyizlik öncesi (yaş olarak yedi yaşı) dönemi, mümeyyizlik dönemi ve buluğ dönemi olarak ayırabiliriz. Çocuk buluğ çağına kadar hiçbir döneminde Allah’ın emir ve yasaklarına büyükler gibi muhatap değildir. Her şey buluğ ile başlar. Buluğ da ya ihtilam olmakla ya da on beş yaşını doldurmakla başlamış olur. Buluğ çağından önce çocuğun işleyebileceği günahlar ona yazılmaz. İbadet olarak yaptığı şeyler ise sevap olarak yazılır.
Buluğla beraber çocuk oruca büyükler gibi muhataptır. Buluğ çağından önceki dönemde ise çocuk oruca alıştırılmalıdır. Bu alıştırma da ilerleyen yaşla beraber artırılarak devam etmelidir. Yedi yaşından sonraki dönem için buluğ çağına kadar her yaş alıştırma dönemi olarak görülmelidir. Çocuğun fiziki yapısı, sağlığı, idrak seviyesi, çevresel faktörlerden etkilenme düzeyi gibi nedenlere dikkat edilerek ona uygun bir alıştırma süresi ve gün sayısı belirlenmelidir. Bu arada ailenin oruca alıştırmayı sadece sahura kaldırıp akşama kadar su içirtmemek olarak görmemesi gerekir. Bilhassa bizim zamanımızın modern kültürlü çocuklarının zihinlerinin ibadete ve oruca alıştırılması, ikna edilmesi en önemli eğitimdir. Emir ve tehditle oruç tutturmanın neredeyse imkânsızlığı hatta yanlış olacağı unutulmamalıdır.
Selamünaleyküm. Ne zaman buluğa erdiğinizi hatırlamıyorsanız on beş yaşını esas alabilirsiniz.