Fetva Meclisi
Soru
Hocam çocuğumuza küçükken hac yaptırma imkânımız oldu. Şimdi çocuğumuz ve büyüdü evlendi. Çocuğumuz hac görevini yapmış sayılır mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Kendisine hac farz olan kimse, çocuklarını bırakacak hiçbir güvenli yer bulamaması hâlinde bu imkânı elde edinceye kadar hacca gitmekle mükellef olmaz. Böyle bir kimse, imkân bulduğu ilk fırsatta gecikmeden bu görevini yerine getirmelidir.
Sağlık ve servet yönünden haccetme imkânına sahip, hür, akıl sağlığı yerinde ve bulûğ çağına erişmiş Müslümanların ömürlerinde bir defa haccetmeleri farzdır. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/139-140) Bu şartları taşıyan kişinin, imkân elde edince geciktirmeden bu farzı yerine getirmesi gerekir. Bu itibarla kişinin evlenme çağında bekâr çocuğu da bulunsa bu şartları taşıması hâlinde haccetmesi farzdır. Hacca gitmeyip de hac parasını çocuğunu evlendirmek için kullanırsa hac yükümlülüğü üzerinden kalkmaz.
Çocuğu o yaşta götürmek gerçekten zordur. Bırakmayı bir anneye teklif etmek de zordur ama anne hac istiyorsa biraz hasret çekecek. Benim tavsiyem şudur: Anneye hac farz değil de eşi gittiği için gidecekse bu halle gitmemelidir. Farz ise gitsin, çocuğu güvenli birine bıraksın.
Selamünaleyküm. Haccın size farz olup olmaması birinci mesele olmalıdır. Eşiniz ve sizin hacca gitmeniz için borç almadan yeterli olacak kadar paranız varsa size hac farzdır. Bu durumda hemen hacca gitmekten söz edebilirsiniz.Bu durumun dışında kendinizi zorlamanız gerekmez. Haccın hasreti ile yaşamanız, haccedip boş dönmenizden daha hayırlıdır.Çocuk annesi olmanızın ise mesela kırk beşten sonra imkânı yoktur. O yaşa kadar da beş çocuk annesi olmalısınız en azından. Buna göre bir değerlendirme yapın. Allah yardımcınız olsun.
Haccın farz olması için hac günlerinde bu ibadetin ifa edileceği yerlerde bulunma imkânına sahip olmak gerekir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/120) Bu iki şarttan biri eksik olursa kişiye hac farz olmaz. Dolayısıyla haccın rükünlerini yerine getirme imkânı bulamayan kişilere haccın edâsı farz olmaz. Hac erkânının yapıldığı günlerde değil de başka bir vakitte Mekke’de bulunan bir kimse hac günleri başlamadan oradan ayrılmak zorunda kalır ve hac vaktinde tekrar gitme imkânı bulamazsa sırf Mekke’de bulunmuş olmasından dolayı kendisine hac farz olmaz. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/583-584) Kâbe’yi gören veya umre yapan kimse eğer hac günlerine kadar orada kalma imkân ve fırsatı bulursa orada kalır ve haccını yapar.
Selamünaleyküm. Bu durumdaki birine hac farz değildir. Farz olmayan bir işi zorlama ile yapmak da doğru olmaz.
buluğ konusundaki diğer fetvalar
Çocuğun dönemlerini mümeyyizlik öncesi (yaş olarak yedi yaşı) dönemi, mümeyyizlik dönemi ve buluğ dönemi olarak ayırabiliriz. Çocuk buluğ çağına kadar hiçbir döneminde Allah’ın emir ve yasaklarına büyükler gibi muhatap değildir. Her şey buluğ ile başlar. Buluğ da ya ihtilam olmakla ya da on beş yaşını doldurmakla başlamış olur. Buluğ çağından önce çocuğun işleyebileceği günahlar ona yazılmaz. İbadet olarak yaptığı şeyler ise sevap olarak yazılır.
Buluğla beraber çocuk oruca büyükler gibi muhataptır. Buluğ çağından önceki dönemde ise çocuk oruca alıştırılmalıdır. Bu alıştırma da ilerleyen yaşla beraber artırılarak devam etmelidir. Yedi yaşından sonraki dönem için buluğ çağına kadar her yaş alıştırma dönemi olarak görülmelidir. Çocuğun fiziki yapısı, sağlığı, idrak seviyesi, çevresel faktörlerden etkilenme düzeyi gibi nedenlere dikkat edilerek ona uygun bir alıştırma süresi ve gün sayısı belirlenmelidir. Bu arada ailenin oruca alıştırmayı sadece sahura kaldırıp akşama kadar su içirtmemek olarak görmemesi gerekir. Bilhassa bizim zamanımızın modern kültürlü çocuklarının zihinlerinin ibadete ve oruca alıştırılması, ikna edilmesi en önemli eğitimdir. Emir ve tehditle oruç tutturmanın neredeyse imkânsızlığı hatta yanlış olacağı unutulmamalıdır.
Baliğ olmuş erkeklerin önünde müslüman bir hanımın keyfi bir pozisyonda bulunamayacağını söylemeye bile gerek yoktur. Sokak kıyafeti denebilecek bir kıyafet ve sokaktaki vakur duruşla, zorunlu durumlar için bulunulabilir ama bu asla tercih edilen olmamalıdır. Böyle bir görev, bir yandan aradaki mahremiyet inceliğine zarar verirken bir yanda da Müslüman kadının huzur ve hassasiyetini ezeceği için uzun vadede onu rahatsız edeceği aşikardır.
Allah yardımcınız olsun. En mühim ibadetlerimizden birisi, yavrularımızı secde ehli olarak yetiştirebilmektir. Becerebilir ve onları secde ehli yapabilirsek bu demek olur ki, biz ölsek de mezarda iken onlar bizim için çalışıyor gibi olacaklar. Yalnız buna ulaşmak kolay değildir. Sabredeceğiz. Şeytan bıkacak biz bıkmayacağız. Dediğiniz gibi bir planlama yapmanız güzel olur. Şöyle düşünün: Aklında namaz zevki ve ağırlığı bulunsun ama ufak tefek kaçamakları da olsun. Namazı sevmiyor ama sizden ötürü de aksatmıyor ise bu iyi bir sonuç değildir. Babası ile aranızda bu hususta münakaşa olmamasına dikkat edin. Sabredin ve kazanın.
Selamünaleyküm. Ne zaman buluğa erdiğinizi hatırlamıyorsanız on beş yaşını esas alabilirsiniz.