Fetva Meclisi
Soru
Hocaları dinlerken hep kadınların tesettüründen kıyafetinden elbisesinden söz ediliyor. Dinimizde kıyafet elbise tesettür sadece kadın için midir erkeklerin de bir elbise şekli yok mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadın da erkek de Allah’ın kuludur ve Allah’ın şeriatına göre yaşamak zorundadır. Kadının mahremiyeti ve hassasiyetinden ötürü kıyafeti biraz daha “ölçüleri ağır ve titiz” olsa da erkek de kıyafetinde dinine dikkat edecektir. Erkeklere mahsus denebilecek kıyafet (giyinip kuşanma) ilkelerini çok özet bir şekilde şöyle sıralayabiliriz: 1. Kıyafet ve elbise Allah’ın kuluna nimetlerinden biridir. Her nimet gibi değerlendirilmelidir. Salih niyetle kıyafet satın alınmalı ve giyilmelidir. Giyerken de hamd edilmelidir. 2. Giymeye sağ taraftan başlanır, sol taraftan çıkarılır. 3. Kıyafetin temiz ve güzel olması aranır. 4. Renk olarak yasak veya mecburi bir renk yoktur. Örfe dikkat edilerek giyilir ama bir batıl ekolün veya dinin simgesi durumuna gelmiş renkler kullanılmaz. 5. Müslüman erkek ipek elbise giyemez, ipek mendil bile kullanamaz. 6. Tabaklanmış deriden yapılan kürkü kullanabilir. Domuz ürünleri için özel bir yasak olduğunu bilmelidir. 7. Müslüman erkek, özellikle kadınlar için üretilmiş bir kıyafeti giyemez. 8. Toplumun gözünde komik ve seviyesiz duruma düşüren kıyafeti giyemez. 9. Avretini örtmeyen ya da örter gibi yapsa da dikkat çeker duruma getiren kıyafeti giyemez. 10. Kıyafette israf olmamalıdır. Kişinin ekonomik girdisi ile kıyafet masrafı arasında güzel bir denge kurmalıdır. 11. Gereğinden fazla uzatılmış, abartılı bol, kibirlenmeye zemin hazırlayan kıyafetler giyilmez. 12. Kâfirleri ve hayat tarzlarını özellikle simgeleyen kıyafetler giyilmez. 13. Giyeni parazit duruma getiren yani herkesin gözünü çevireceği bir dikkate neden olan kıyafet giyilmez.
Allah sizden razı olsun. Önemli bir meseleyi ikaz ettiniz. Allah Teâlâ bu vesile ile kazanılacağını umduğumuz sevapları size de lütfetsin. Kıyafet konusunda emirler sadece kadına mahsus değildir. Avret bölgeleri farklı olmakla beraber erkeğin de kıyafeti için sınırlar ve kurallar vardır. Bunları şu şekilde özetleyebiliriz: 1- Müslüman erkeklerin göbek deliği ile diz kapağı arası avretlerinin sınırıdır. O bölgeyi hiç bir şekilde açmaları caiz değildir. Giydikleri kıyafet o bölgeyi örtmelidir. O bölgede giyilen şeyin de ORGANLARI RESMEDECEK ŞEKİLDE şeffaf ve dar olması caiz olmaz. 2- Erkeğin üzerindeki kıyafet, kadınlara mahsus bir kıyafet olmamalıdır. 3- Kâfirler için sembol niteliğinde olmuş bir kıyafeti de giymeleri caiz değildir. 4- Tedavi amacı dışında Müslüman erkekler İPEK ürünü elbise giyemezler. 5- Erkeklerin kıyafetlerinin paçaları yere sürünecek şekilde uzun olmamalıdır. Özellikle etek benzeri kıyafet giyildiğinde paçalar ayak topuklarından aşağı olmamalıdır. 6- Toplum içinde TEK KIYAFET denebilecek parazit bir kıyafet de giyilmemelidir. Bunun anlamı şudur: Giydiği kıyafet, özellikle dikkat çekmek için giyildiğinde sakınca oluşturur.
Erkeğe ve kadına Allah’ın nimetlerinden biri elbise nimetidir. Bu nimeti insanoğlunun Allah’ın dinine ve fıtratına göre kullanması gerekir. Fıtratı aşan giyinme kabul edilemez giyinmedir. Bu nedenle mesele sadece setr-i avret/avreti örtme meselesi olarak anlaşılmamalıdır. Kadının kıyafetinde bütün bedenini örtme, kıyafetinin “bak bana” nitelikli olmaması, parfümü dikkat çekmeme ve erkeklerin kıyafetine benzememe şartı vardır. Dört mezhep fukahası kadının kıyafetiyle erkeğe benzemesini haram görmüşlerdir. Bu benzeme noktasındaki ölçüler şöyledir: Din ve toplum örfü olarak erkeğe mahsus bilinen kıyafetler kadının erkeğe benzemesine neden olur. Bu konuda örfü önemli görürüz ama örfün mesela batı kültürüne kaymış bir örf olmamasını da önemseriz. Bir işin niyetle beraber suç veya ibadet olması gerçekleşir. Kadının bir kastı olmadan sıradan bir benzeme ile birisinin kıyafetine benzeyen şey giymesi bu anlamı taşımaz. Zira sözünü ettiğimiz benzeyecek giyinmenin fıkıhtaki karşılığı hüküm olarak haramdır. Kâfirlere benzeme söz konusu olduğunda da onların dini bir değer yükleyerek giydikleri ya da belli bir batıl kültürlerini simgeledikleri şey giyilmesi yasak olur. Mesela haç işareti bulunan kıyafetler bu hükme dâhildir. Kullanıcı anlamını bilmese de yabancı dilde kimi müstehcen kimi din içerikli sözlerin yazılı olduğu kıyafetlerin kullanılması da en azından sakınca oluşturur. Mesele sadece kâfirlere benzemek olarak da görülmemelidir. Fasıkların fıskına destek sayılabilecek bir tanıtım da yapılıyorsa ona da sakıncalı gözle bakarız. Canlı figür bulunan resimli kıyafetler giyilmemelidir.
Değerli hanımefendi, çocuklarımızla ilgili önemli ve öncelikli sıralaması yapıp hazırlıklarımızı da o minvalde yapmamız dünya ve ahiretimiz için hayırlı olacaktır. Anne baba olarak çocuklarımız için; - Doğmadan dualar etmek, - Onun bize hayırlı olması, bizim ona hayırlı olmamız için niyazda bulunmak, - Çocuk yetiştirmeden önce kendimizi yetiştirme kıvamına getirebilmek, - Maddi-manevi bütün yönleriyle muttaki, salih, ahlaklı nesiller yetiştirebilmek öncelikliler listemizdedir. Giyim kuşam da elbette öncelikliler kısmının bir bölümünü ifade eder. Çocuklarımızı ileride olmalarını istediğimiz alt yapıya göre yetiştirmek, ona uygun yedirmek, ona uygun giydirmek anne babanın sorumluluğudur. Giyimde de sınırlara dikkat ederek davranılması uygun olandır. Kuralsız giydirilen bir çocuğun ileride belli hassasiyetlere riayet etmesi güç bir durumdur. İyi bir kul olabilmenin şartlarından biri de tesettürdür. Tesettür denince akla ilk olarak kadının tesettürü gelse de tesettür, sadece kadına ait bir emir değildir. Kız ve erkek için ölçüleri değişse de tesettür, belli bir yaşa gelince herkese farz olan bir emirdir. Çocuk giyim konusunda ergenlik dönemi itibariyle sorumlu olacaktır. O döneme kadar da düzgün bir alt yapıyla dikkat etmesi gereken hassasiyetler aşılanmalıdır. Bülûğ çağına gelince kız da erkek de gereken sınırlara riayet ederek tesettürü taşımalıdır. Kız çocuklarının tesettürü bilinen bir durum olsa da günümüzde erkeklerin tesettürü de gündem yapılması gereken bir durum hâline gelmiştir. Her şeyde olduğu gibi tesettürde de küçük yaşta eğitim esastır. Eğer tesettür iffet ve ahlakın bir parçası ise çocuğun yaşı ile bağlantılı olarak ilk yıldan itibaren uygulanırsa ileriki yıllar için iş kolaylaştırılmış olur. Anne baba olarak bizim giyimimizle şimdi ifade edeceğimiz standartları koruyabiliyor olmamız yavrumuz için en büyük örnekliği oluşturacaktır: - Doğdukları günden itibaren çocukların ve bedenlerinin Allah'ın bize emaneti olduğunu unutmamak gerekir. Zorunlu şartlar dışında çocuğun bedeninin teşhiri söz konusu olmamalıdır. - Abartı olmayan, israfa kaçmayan bir giyim doğru olandır. - Avret bölgesi dediğimiz; erkekler için göbekle diz kapağı arası doğumdan itibaren özenle korunmalıdır. Altına dizüstünde olmayacak şekilde şort, bacak kısmı uzun olan tulum giydirmek daha doğru olur. Bulunması zor da olsa böyle bir seçim daha güzeldir. - Bedeni teşhir etmeyecek, aşırı dar olmayacak şekilde giysi seçimi yapılmalıdır. Günümüzde kıyafetler daha dar yapılıyor, gerekirse aylık veya yaşça büyük alınmalıdır. Dar kıyafet sağlık açısından da doğru olmayabilir. Bu sebeple mümkünse daha rahat ve geniş kıyafetler seçilebilir. - Kıyafetlerin üzerinde küfrü simgeleyen işaretler bulunmamalıdır. Giyince kafirlere benzeyecek bir kıyafet olmamalıdır. - Kızların erkeğe benzeyen, erkeklerin kızlara benzeyen kıyafetleri olmamalıdır. Bu fıtraya aykırı bir durumdur. - İç gösterecek kadar şeffaf olmayan bir giysi olmalıdır. - Şeriatımız canlı resminin yaygınlaştırılmasına asla müsaade etmemektedir. Elinizden geldiği kadar üzerinde canlı resim bulunan bilhassa suret sayılabilecek şekilde (Bir canlının yaşaması mümkün olan tüm azalarının bir arada bulunduğu görsel) görsellerin bulunduğu kıyafetlerden uzak durmalısınız. - Tesettür ölçüleri dışında Müslüman kimliği açısından da belli ölçülere dikkat edilmelidir: Kız çocuğuna ait kıyafet olmaması, Sûret barındıran kıyafet olmaması, Kâfiri andıran simge vs. taşımaması - Çocuğu yaşına uygun olmayan, filanca artiste, filanca kahramana benzer şekilde giydirmek zaten mü'mine yakışmayan giydirme tarzlarıdır, buna da dikkat edilmelidir. - Kıyafet seçerken kalınlık, kumaş türü vb. doktorların dikkat edilmesini gerekli gördüğü hususlar varsa bunlara dikkat edilerek kıyafet seçilmelidir. - Kıyafetteki tesettüre dikkat edildiği kadar göz tesettürüne de dikkat edilmelidir. Gerek çocuğun gözünü koruma gerekse de başkasının gözünden çocuğun bedenini korumaya dikkat edilmelidir. Böylece mahremiyet eğitimi küçük yaşta başlamış olacaktır. - Çocukların kendi bedeni, kıyafetlerinin de gözün gördüğü alanlara dahil olduğu unutulmamalıdır. Anne babaların da çocuklarını giydirirken çocuklarının avretine bakmama hususuna dikkat etmelidir. Anne çocuğunun altını değiştirirken de zaruri bir durum olmadıkça yalnız olduğu bir odada olmaya dikkat etmeli, mümkünse çocuğunun altını sadece kendisi değiştirmelidir. - Çocuklara kıyafet giydirilirken önce sağ taraftan giydirme, sol taraftan çıkarma, kıyafet giyerken okunacak duayı okuma vb. sünnete uygun giyim edeplerine dikkat edilmesi bereket getirecektir. Günümüz şartlarında arz talep meselesi olduğundan bu ölçülerde kıyafet temin etmek hayli zor olmaktadır ancak bunun mücadelesi verilmeye çalışılmalıdır. İleride nasıl bir gençliğin hayali kuruluyor ve umutlar ne kadar büyük olursa o kadar çabanın verilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Örf vs. kurallar içerisinde ne kadar yaşanıyor olunsa da Rabbimizin kuralları ön plana alınmalı, buna göre yaşanmalı ve büyük hedefler uğruna gereken yapılmaya çalışılmalıdır. Bunlar kıyafet fıkhı açısından başlıca söyleyebileceklerimizdir. Bu standartları sağladıktan sonra Allah'ın ve Resulü'nün sevgisini kazandıracak renkler, titizlikler takip edilebilir.
Dinimiz İslam’ı parçalara bölüp, parçaları ile yaşayarak kendimizi avutmayı tarif ediyorsunuz. Ne tesettür dinin tamamıdır ne de tesettürü dinin dışında bir yerde görebiliriz. Ekmek ne kadar değerli ve yaygın olursa olsun hayatın bütünü içinde sadece bir dilimdir. Ekmekten daha değerli şeyler de vardır. Yaşanan dakikada ihtiyaç neye ise önemli olan o olmaktadır. Din de böyledir. Tesettür gerektiğinde o, namaz gerektiğinde namaz, gıybetten korunmak gerektiğinde de o korunma dindir. Dinimizi bütün olarak ve hayatı kuşatacak mantıkla almaya mecburuz. Böyle alacak ve aldığımız alamadığımız ne varsa onu müdafaa edeceğiz. Müdafaamız da bir yandan tebliğ niteliğinde olacak.
Selamünaleyküm. Erkeğin Ğayûr (eşini kıskanır) olması kadar tabii ne olabilir. Mü'min erkek, eşini erkek güvercinden bile kıskanmadıkça imanın tadını alamaz. Ne var ki, meseleyi işkenceye dönüştürecek bir abartı içinde de olmamak gerekir. Helal/haram çizgisi korunduktan sonra denge sorunu olmaz. Meryem'i veya başka mü'mine bir kadını yüzünden ya da kıyafetinden değil tavırlarından tanıyabiliriz.
avret konusundaki diğer fetvalar
Buradaki açıklık sadece başın açılması gibi bir durum ise onun erkeklerin ortasında açık olmak gibi görmeyiz. Derin avretin açılması ya da örtülü gibi olduğu halde açık hükmünde olması durumunda ise bu da caiz değildir. Hangi durum olursa olsun mümin kadın vakarını korumalıdır. Kadınlar arasında çarşaf giymesi gerekmiyor olsa da saçılması da risk taşır.
Bu bir hastalıktır yani kadında olmaması gereken bir gelişmedir. Tedavi edilmesi de diğer hastalıklar gibidir. Mümkünse bir kadına hiç mümkün olmazsa bulabildiğiniz bir uzmana tedavi ettirebilirsiniz kendinizi.
Kadının sesi bedeni gibi avret değildir. Özellikle ses bir fitne nedeni olacak şekilde kullanılmıyorsa ses avret değildir. Şarkı ve benzeri şeyler ise kişinin ahireti açısından şeytana fırsatlar üreten bir risk olabilir.
Kadının sesi normal bir durumda avret değildir. Bu açıdan rahat edebilirsiniz ama yapacağınız dublaj konusunun din ve ahlâk açısından oluşturacağı riski iyi düşünmelisiniz. Tekrar tekrar düşünmenizi, kendinizi ne kadar koruyabileceğinizi, şimdiki hassasiyetinizi nasıl sürdürebileceğinizi düşünmenizi tavsiye ederiz size.
Haram hiçbir şekilde helal olmaz. Ağır zaruretlerde bir nebze ruhsat söz konusu olabilir. Belirttiğiniz işlerde haram varsa ve siz de Müslüman iseniz dininize uyup onları yapmayacaksınız.
Yürürken ve karşılaşıldığında önüne çıktığı için bakmış olmakla, görmek için özellikle bakmak arasındaki farka göre bunun cevabını değerlendirebilirsiniz. İncelemek ve hoşlanmak için bakılabilecek bir yeri yoktur. Belirttiğiniz yerler zorunlu olarak görülebilecek yerler olduğu için istisna tutulmuştur.