Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben uzun zamandır şan eğitimi almak istiyordum fakat helal dairede bulmak zordu. Şimdi kadın hocayla birebir ders alabileceğim bir yer buldum ve devam ediyorum fakat sorun şu ki ses çalışması yaparken sesimiz dışarı aşağı katlara vs. gidebiliyor. Bir kadın kapalı bir odada da olsa sesinin duyulması haram mıdır? Yani ben evimde de şarkı ve ilahi söylüyorum, bu durumda komşulara ses gitmesin diye söylememem mi gerekiyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Şehvet uyandırıcı olmadıkça kadın sesi haram değildir.
Kadının sesi haram değildir. Yeter ki sesini kullanırken karşı cinsi kışkırtacak bir tarz sergilemesin. Yalnız müziğin harama çok yakın durduğunu unutmayasınız.
Kadının sesi ilke olarak haram değildir. Özellikle bedensel yakınlık, sesi eğip bükme, kıyafette zafiyet gibi bir durum yoksa eğitim maksatlı okuma olabilir.
Kadınla erkeğin harama kaymasına neden olacak şekildeki kadın sesi haramdır. Bunun dışında kadının sesi erkeğe, erkeğin sesi kadına haram değildir.
1- En büyük uçurum bile küçük bir eğimle başlar. Bunu unutmayalım. 2- Göze, kulağa etki etmeyen yani zevk vermeyen bir şarkı/türküyü kim dinler? 3- Allah'a kulluğu engellemeyen, insani vazifeleri aksattırmayan, bir haramı teşvik etmeyen, küfrü taklit etmek olmayan sanat eserleri dinlenebilir. Allah'a emanet olun.
KAPALI denebilecek bir odada yalnız bulunmak halvettir. O ortamın ne kadar kapalı ne kadar değil olduğunu o anda siz orada daha iyi tespit edersiniz. Yine de iffet konusunda en küçük riski bile göz ardı etmemeye bakın. Allah sizleri muhafaza buyursun. Âmin.
avret konusundaki diğer fetvalar
Bu bir hastalıktır yani kadında olmaması gereken bir gelişmedir. Tedavi edilmesi de diğer hastalıklar gibidir. Mümkünse bir kadına hiç mümkün olmazsa bulabildiğiniz bir uzmana tedavi ettirebilirsiniz kendinizi.
Haram hiçbir şekilde helal olmaz. Ağır zaruretlerde bir nebze ruhsat söz konusu olabilir. Belirttiğiniz işlerde haram varsa ve siz de Müslüman iseniz dininize uyup onları yapmayacaksınız.
Yürürken ve karşılaşıldığında önüne çıktığı için bakmış olmakla, görmek için özellikle bakmak arasındaki farka göre bunun cevabını değerlendirebilirsiniz. İncelemek ve hoşlanmak için bakılabilecek bir yeri yoktur. Belirttiğiniz yerler zorunlu olarak görülebilecek yerler olduğu için istisna tutulmuştur.
Elbette kul olarak erkekler de dinlerinin emrettiği gibi giyineceklerdir. Erkekler için de bir kıyafet kuralından söz edilebilir. Bu konuyu şu şekilde derleyebiliriz: Erkeğin avreti kadının avreti gibi değildir. Tesettür avreti örtmek olduğuna göre erkeğin örteceği avreti kadınınkine göre daha az olur. Giyimde asıl olan mubah olmaktır. Bu şu anlama gelir: Temel kural olarak kimin ne giyeceği konusunda renk, şekil kuralı yoktur. Kadın ve erkek için tesettür vardır. Bu sağlandıktan sonra temel şart yerini bulmuş olur. Erkeklerin ipek ürünü bir şey giymeleri haramdır. Erkek de olsa avreti teşhir eden şeffaf bir kıyafet giyilemez. Müşrik ve kâfirlere benzeşme nitelikli bir kıyafet giyilemez. Erkeği kadına benzeten bir kıyafet giyilemez. Şöhret getiren yani gözleri kendisine çeken zıt ve aykırı bir kıyafet giyilemez. Yöre açısından tamamen farklı duruma düşürecek bir kıyafetin giyilmemesi tavsiye edilir. Mesela Arap kıyafeti olarak bilinen bir kıyafeti sünnete daha uygun olsun diye giymek güzel olabilir ama toplumun aykırısı duruma düşürüyorsa ve toplumdaki kıyafet de haram bir kıyafet değilse o giyilmemelidir. Bu ayrıntıların dışında helal olan, sağlığa zarar vermeyen bir kıyafet erkek kıyafeti olarak giyilebilir.
Geçici önleme denebilecek tedbirler helal dairesinde alınabilir. Buradaki helal dairesi ile kastımız şudur: Mesela zararı olmayan bir ilaç kullanılabilir ama avret mahallini yabancı birinin (doktor da olsa) görmesini gerektirecek uygulama ile tedbir alınmış olmamalıdır. Eğer bu engelleme tıbbi bir nedenle ise o zaman doktorun avrete bakması caiz olacağı için öyle bir uygulama yapılabilir.
Taktırmadaki yanlış nedeniyle zamanı gelmeden çıkarılması gerekmez. Taktırma usulünde hata vardır, kullanılmasında hata yoktur. Hepimiz hatalarla dolu bir hayat yaşıyoruz. Tevbe ederek, tekrar aynısını ve benzerini yapmayarak Rabbimizin yolunda ilerleyeceğiz. Allah yardımcımız olsun.