Fetva Meclisi
Soru
Sosyal konularla ilgili fon müzik eşliğinde bir bayanın görüntüsü olmadan, sosyal medyada şiir seslendirmesinde bir sakınca var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Şarkı ve benzerinden üç sakınca oluşur: a-Sözlerinin akideye ters, kulluğa yakışmayan sözler ihtiva etmesi sakıncası. b-Şehveti kışkırtan, hayatı anlamsız duruma getiren bir iş yapılmış olması. c-Bu işin kadın erkek ilişkilerinde caiz olmayacak boyutu kışkırtması. Belirttiğiniz bunlardan sadece biridir. Diğerleri de sakıncasız ise olabilir.
Kadınla erkeğin harama kaymasına neden olacak şekildeki kadın sesi haramdır. Bunun dışında kadının sesi erkeğe, erkeğin sesi kadına haram değildir.
Kadının sesi bedeni gibi avret değildir. Özellikle ses bir fitne nedeni olacak şekilde kullanılmıyorsa ses avret değildir. Şarkı ve benzeri şeyler ise kişinin ahireti açısından şeytana fırsatlar üreten bir risk olabilir.
1- En büyük uçurum bile küçük bir eğimle başlar. Bunu unutmayalım. 2- Göze, kulağa etki etmeyen yani zevk vermeyen bir şarkı/türküyü kim dinler? 3- Allah'a kulluğu engellemeyen, insani vazifeleri aksattırmayan, bir haramı teşvik etmeyen, küfrü taklit etmek olmayan sanat eserleri dinlenebilir. Allah'a emanet olun.
Kadının sesi ilke olarak haram değildir. Özellikle bedensel yakınlık, sesi eğip bükme, kıyafette zafiyet gibi bir durum yoksa eğitim maksatlı okuma olabilir.
Selamünaleyküm. Dinlenen müziğin 'müzik için helal denebilecek vasıfları' oluşturduğunu kabul ederek söyleyecek olursak; Kadının sesini erkeğin dinlemesi direk bir haram değildir. Erkeğin o sesten, şehvetini hareket ettirici bir yön çıkarması söz konusu ise, fitneye neden olma açısından erkeğin kadının sesini dinlemesini caiz görmeyiz. Erkeğin mahremi olmayan bir kadından fitneye düşüp düşmeyeceği ise herkesin tahmin edebileceği bir durumdur.
avret konusundaki diğer fetvalar
Bayanların sesi bedenleri gibi avret değildir. Özellikle bir fitne riskine zemin oluşturmadığı sürece seslerini kullanmalarında sakınca görülmemiştir.
Kadın da erkek de Allah’ın kuludur ve Allah’ın şeriatına göre yaşamak zorundadır. Kadının mahremiyeti ve hassasiyetinden ötürü kıyafeti biraz daha “ölçüleri ağır ve titiz” olsa da erkek de kıyafetinde dinine dikkat edecektir. Erkeklere mahsus denebilecek kıyafet (giyinip kuşanma) ilkelerini çok özet bir şekilde şöyle sıralayabiliriz: 1. Kıyafet ve elbise Allah’ın kuluna nimetlerinden biridir. Her nimet gibi değerlendirilmelidir. Salih niyetle kıyafet satın alınmalı ve giyilmelidir. Giyerken de hamd edilmelidir. 2. Giymeye sağ taraftan başlanır, sol taraftan çıkarılır. 3. Kıyafetin temiz ve güzel olması aranır. 4. Renk olarak yasak veya mecburi bir renk yoktur. Örfe dikkat edilerek giyilir ama bir batıl ekolün veya dinin simgesi durumuna gelmiş renkler kullanılmaz. 5. Müslüman erkek ipek elbise giyemez, ipek mendil bile kullanamaz. 6. Tabaklanmış deriden yapılan kürkü kullanabilir. Domuz ürünleri için özel bir yasak olduğunu bilmelidir. 7. Müslüman erkek, özellikle kadınlar için üretilmiş bir kıyafeti giyemez. 8. Toplumun gözünde komik ve seviyesiz duruma düşüren kıyafeti giyemez. 9. Avretini örtmeyen ya da örter gibi yapsa da dikkat çeker duruma getiren kıyafeti giyemez. 10. Kıyafette israf olmamalıdır. Kişinin ekonomik girdisi ile kıyafet masrafı arasında güzel bir denge kurmalıdır. 11. Gereğinden fazla uzatılmış, abartılı bol, kibirlenmeye zemin hazırlayan kıyafetler giyilmez. 12. Kâfirleri ve hayat tarzlarını özellikle simgeleyen kıyafetler giyilmez. 13. Giyeni parazit duruma getiren yani herkesin gözünü çevireceği bir dikkate neden olan kıyafet giyilmez.
Namazda açıldığında zarar verecek bölge erkekte, kemer takılın çizgiden diz kapağına kadar olan kısımdır. Bu da bir rüknün bütünü kadar bir vakitte açılmış olmalıdır. Mesela secdede iken tamamen açılmış olursa namaz bozulur. Ayrıca o bölgenin az denecek kısmının biraz açılmış olması namazı bozmaz. Bu şekilde düşününüz.
Yüzme Peygamber aleyhisselam efendimizin tavsiye buyurduğu sporlardandır. Dolayısıyla spor olarak yüzmeyi güzel görürüz, görmeliyiz. Çocuklarımızın helal dairede yüzme öğrenmelerini sağlamalıyız. Temel ölçü olarak bunu bilelim. Yüzme ekseninde dikkat edilmesi gereken hususlara gelince: Yüzme beraberinde özellikle bu asırda bir avret teşhiri getirebilmektedir. Avret teşhiri söz konusu olduğunda ise yüzmenin kendisi de öğretmenliği de sakıncalı hâle gelir. Yüzme nedeniyle erkek veya kadın avret teşhirine kapı aralanamaz. Öğretmen olarak bakıldığında ise yedi yaş altındaki çocuklar için büyükler gibi bir avret anlayışı yoktur ama çocuklara öğretmenlik yapanların karşılaşabileceği şeytan tuzaklarına en üst düzeyde dikkat edilmelidir. Bir erkek hiçbir şekilde bayana yüzme kursu veremez. Avreti açık erkeğe de veremez. Bayanlara bayan hoca yüzme dersi vermelidir. Bu esnada bayanların da avreti açık olmamalıdır. Zira bayanın da bayana avreti haram olan çizgiler vardır. Yüzme hocalığı bedene temas gerektiğinde avrete temas asla olmamalıdır.
Öncelikli ölçümüz SETR-İ AVRET hususunda gevşek olmamaktır. İkinci başlığımız da DOKTORUN tavsiyesidir. Bu iki ölçüye dikkat ederek dilediğinizi yapabilirsiniz.
Bedendeki -giderilmesi caiz olan- kılların lazer yöntemi ile giderilmesinde sakınca yoktur. Bir bayanın büyük avret bölgesi dışındaki kılları gidermesinde de sakınca yoktur. Büyük avret bölgesindeki kılların giderilmesi ancak o bölgeye bakılması ile mümkün olabileceğinden sadece tıbben müdahale denebilecek bir nedenle oraya bayan bile olsa eşten başkası bakabilir. Bu nedenle sizin durumunuzun tıbben arızalı denebilecek bir durum olduğunu kabul ediyorsanız belirttiğiniz şekilde müdahale edebilirsiniz. Geçmiş olsun.