Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben geçen sene bir beyefendiyle tanıştım. Kendisi mezun oldu ve şu an atanmış durumda. Aramızda okul gibi bir engel varken bunun üzerine kültür farkı da var. Ben yurt dışında yaşadım, o ise Kürt ve biz aile olarak daha önce hiç Kürt biriyle tanışmadık. Çoğu konuda anlaşmazlık yaşayabiliyoruz ancak birbirimize gönül bağımız da var. Bazen mantık çerçevesinde düşündüğümde zorlanıyorum fakat sevgimi de göz önünde bulunduruyorum. Böyle düşünmem ne kadar doğrudur? Hangi yolu tercih etmem gerekir? Ayrılırsam çok üzüleceğimi biliyorum ama devam edersem de ilerisini kestiremiyorum. Ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin şu anki durumunuz evlilik kararını vermekten öte flörte dönüşmüş durumdadır. Evlilik konusunda karşılıklı karar vermişseniz ailelerinizle bu konuyu açıkça tekrar siz konuşun. Onlara evlenmek istediğinizi ve engel olmamaları gerektiğini rica edin. Kendilerinden maddi beklenti içerisinde olmadığınızı açıklayın. Ailenizin gerekçesi talibinizin davranış veya ahlak bozukluğu gibi gerekçeler sunarlarsa söylediklerini dikkate alın. Ama sadece maddiyatı öne sürerlerse ve diretirlerse kendi aile büyüğünüzü (dede, amca, dayı gibi) devreye sokarak çözüm bulmaya çalışın. Evlilik yolunda tek çaba gösteren taraf siz olmayın. Yani bundan da sonuç alamazsanız erkek tarafının büyükleri ailenizin itibarının zedelenmemesi için onlarla konuşsunlar. Bu da olmazsa mütevazı bir yuva kurarak ailenizi düğününüze davet edin. Allah suhûletle bu konuyu çözmeyi nasip etsin. Yuvanızı hayırla kurmayı ve hayırla yürütmeyi lütfetsin.
Evlenmek, senin hayatını kökten değiştirecek büyük bir karardır. Fedakârlık güzeldir ama akıllıca ve sınırları belirli olduğunda… Senin de hakkın mutlu olmak, korunmak ve değer görmek. Bu hakkı gözeten bir evlilik olacaksa, Allah mübarek etsin. Ama olmayacaksa, sabretmen kayıp değil, rahmet olur. Doğru adımlar atabilmek için kalbinin sesine kulak verecek kimselerle değil de şu hayatın gerçeklerini dikkate alan ve senin iyiliğini düşünen kimselerle istişare et. Kalbin karışıksa ve istişareler netlik vermiyorsa, istihâre en sağlam yol. "Ya Rabbi, bu kul senin rızana uygun mu? Hayrımı oradaysa kalbimi oraya ısındır, değilse uzaklaştır." diye dua et. Kalbinin eğilimi, yolunu aydınlatır.
Aleykümselam. Yapabileceğiniz en iyi şey sizin namınıza evli bir bayanın onunla görüşüp ilk bağlantıyı kurması olurdu ama sizin bunu engelleyecek bir gönül kaptırmanız olmuş. Gönül kaptırma ise sizin aleyhinize bir durumdur. Gerçekçi bir karar vermeniz zorlaşmaktadır. Yine de sizin adınıza bir bayan onu tanısın, sizin beklentilerinizi ona iletsin. Daha makul bir iş yapmış olursunuz.
-Öncelikle yabancı uyruklu olduğunuzu belirtmişsiniz. Bu durumda kültür farkına, gelenek göreneklere de dikkat etmeniz gerekir. Aileler arasında bazı hususlarda anlaşmayı zorlaştırabilir. Kültür farkı görünürde olmayan ancak günlük yaşamda kendini hissettiren farklardan biridir. Bu meseleyi sadece yemek, dil farkı gibi unsurlardan ibaret görmemek gerekir. Yemek adabından tutun da davranış adabına, aileler olarak hayata bakış açınız vb. derin bir husus olabilir bazen iki kişi arasında. Eğer siz yeni şeyler öğrenmeye ve yeniliklere açık biriyseniz bu durum bir yandan aşılabilir durumdur elbette. -Aile rızası meselesi: Ailenizin uzaklık dışında başka endişelerden dolayı mı razı olup olmadığını bilmiyorum. Bunu sizin ölçüp tartmanız gerekir. Anne-baba rızası en önemli hususlardan birisidir. Siz bu konuda onların rızasını almaya bakmalısınız. Aile gönlünü kırmakla bir yola çıkılmamalıdır. Bu süreçte açık ve net olunmalıdır. Üzüntülerinin sebebini iyi anlamak gerekir. Eğer makul bir gerekçe ise bu durumu tekrar düşünmek gerekir. Sizi daha iyi tanıyan olgun biriyle istişare etmeniz güzel olacaktır. Artıları eksileri sizin dışınızda birinin görmesi daha faydalı olacaktır. -Elbette evlilik kararınız son karar ise bunun için de imkânlar hazırsa bu süreci uzatmamakta faydalı olan hususlardandır. Allah basiretli ve güzel kararlar vermenizi nasip etsin.
Uzun süren nişanlılık veya kaçak beraberliklerin sonucunda bu tereddütler oluşur. Sizin için “şu kusurundan ötürü” diye sabit bir eksikliği yoksa fazla irdelemeyin. Sabit bir kusurunu buldu iseniz de bırakın onu ve nasibinizi başka yerde arayın.
Ailen isabetli düşünmüyor ama eş adayın da tıp okuyan birine “doktor olma” demekle isabetsiz bir iş yapıyor. Anlaşılan bu aday senin aradığın aday değil. Bir insana benzeri yokmuş gibi takılmak kültürlü bir hanım için yanlış değil mi?
aile konusundaki diğer fetvalar
Bu konuyu kişisel algılamadan önce sizin ve eşinizin örfünü dikkate almanız gerekiyor. Örf buysa eğer, bunu bir kasıt olduğu için değil örf böyle olduğu için böyle yapmışlardır. Geçmişe dair telafisi mümkün olmayan şeyler yüzünden ailenizdeki huzuru gözden çıkarmayın derim. Affedin. Doğru olan bunun en başta konuşulması idi ama hem sizin çekinceleriniz hem onlarınki... Sonuç böyle olmuş. Ailenizle huzurunuzu tesis etmeye bakın. Allah azze ve celle size bol, hayırlı ve bereketli rızıklar ihsan etsin. Eşinizi de çalışması için tatlı dille teşvik edin. İlla mezun olduğu alanda işe gitmesi şart değil. Olmuyorsa başka alanlardan devam edebilir. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Devletimizin faizsiz geri ödeme olarak sunduğu teşviklerden yalan beyan veya hile söz konusu olmadığı sürece yararlanabilirsiniz.
Büyükbaş hayvan besliyorsanız oğlunuz, eşiniz ve sizin adınıza niyet ederek kurban kesiminde ortak olabilirsiniz. Küçükbaş hayvanlarda ise bir kişi adına kurban kesilebilir. Allah ibadetlerinizi kabul etsin ve ailenize huzur versin.
Öncelikle Allah size güç ve sabır versin. Yaşadıklarınız gerçekten zor ve yıpratıcı bir durum. Bir yanda eşinizin kötü alışkanlıkları ve size, çocuklarınıza olan kötü davranışları var; diğer yanda ise bir yuva kurmuşsunuz, iki evladınız var ve ayrılıp ayrılmama konusunda büyük bir çıkmaz içindesiniz. İslam evliliği korumayı teşvik eder ancak evlilik, zulme dönüşmemelidir. Eğer eşinizin hataları düzelme ihtimali varsa değişmeye niyetliyse ve bir çözüm yolu bulma imkânı varsa sabretmek anlamlı olabilir. Ama eğer sürekli sizi ve çocuklarınızı kırıyor, ruhen ya da fiziksel olarak zarar veriyor, değişmeye niyeti yoksa sabretmek yerine kendinizi ve çocuklarınızı koruma yoluna gitmek gerekebilir. Eşinizle son bir defa net konuşma yapın. Ona açıkça şunu söyleyin: “Sana çok fırsat verdim, değişmeni bekledim ama artık böyle devam edemem. Eğer değişmek istiyorsan bunu göstermen lazım. Yoksa yoluma devam etmek zorundayım.” Ona belli bir süre tanıyın (örneğin üç ay gibi) ve bu süreçte nasıl davrandığını gözlemleyin. Eğer eşinizin saygı duyduğu biri varsa (babası, annesi, abisi gibi) onunla konuşmasını isteyebilirsiniz. Ancak bu çözüm bazen işe yarasa da bazen de sorunu daha da karmaşık hale getirebilir. Eğer eşiniz başkalarının müdahalesine tepki gösteriyorsa bu adımı dikkatli değerlendirin. Bir aile danışmanı veya psikolog ile görüşmek, size net bir yol gösterebilir. Eğer eşiniz kabul ederse eş terapisine gitmeyi teklif edebilirsiniz. “Ya Rabbi, benim ve çocuklarım için en hayırlı yolu nasip et. Şayet sabretmemiz gerekiyorsa bize sabır ver; eğer ayrılmamız gerekiyorsa bunu kolaylaştır.” diye dua edebilirsiniz. Allah sizin ve evlatlarınızın hakkında en hayırlı kararı vermenizi nasip etsin.
Aktarmış olduğun bilgiler dâhilinde şu hususlarda düşünmeni tavsiye ederim. Baba, çocuğuna ve eşine zulmetmişse, kul hakkına girmiştir. Kul hakkı da helalleşmeden affedilmez. Eğer baban gerçekten büyük haksızlıklar yaptıysa senin ona hakkını helal etmeme hakkın vardır. Ancak kin tutmak, dua etmeyi bırakmak ve tamamen nefret etmek, dinimizce olarak doğru görülmez. Babanın size yaşattıklarından dolayı hakkını helal etmeme konusunda kendini baskı altında hissetme. Fakat öfke ve kinin de seni tüketmesine de fırsat verme. Yaşadıklarını Allah'ın adaletine havale et. Korkma, Allah kimsenin hakkını kimsede bırakmaz. https://fetvameclisi.com/fetva/zalim-bir-babaya-da-mi-saygi-gostermek-zorundayiz
Fakirse verebilirsiniz.