Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben 21 yaşında ilim yolunda ilerlemeye çalışan muhafazakâr bir kızım. Ben birine çok güvendim ve zina günahına yaklaştım, nefsime zulmedenlerden oldum. Hiç yapmayacağım muhabbetler yaptım bambaşka bir kıza dönüştüm ama sonra sizin sohbetleriniz sayesinde ve psikolojik destekle toparlandım çünkü bu günahım omuzlarıma çok ağır geldi ve tövbemi ettim. Tek sorunum o kişi hâlâ aklımda ahmak bir insan gibi zaman zaman ona yazma isteğiyle doluyorum. Zina günahına da yaklaştığım için bazen nefsim de beni çok zorluyor hemen zikirler çekiyorum. Sizin kelimelerinize bu genç kızın çok ihtiyacı var hocam, ziyan olanlardan olmak istemiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kimseye bir şey anlatma! Bu senin birinci kanunun olsun. İkinci kanunun da şu olsun: Geçmişinde ne kadar açık ve yanlış varsa onu kapatacak kadar himmetli ve heyecanlı bir gayret içinde ol. Eşin olacak insana yakınlığın, fedakârlığın ve samimiyetin bunu oluşturmalı. İbadetlerin ve tevbene sadakatin, Kur'an okuyup amel etmen.. Bunları yap, şeytan seni geçmişine karşı endişelendiriyor tuzağı ile daha derin yaralara sevk etmesin!
Selamünaleyküm. Bunu onun eşine anlatmanız doğru olmaz. Onunla irtibata geçmeniz de gerekmez. Siz günahınızdan tevbe edin. Tevbenizi canınız gibi koruyun. Kendinizi salih amellere verin. Kur'an okumaya yoğunluk verin. Namazlarınızı camilerde kılın. İnşaallah kurtulmuş olursunuz.
Kendinizi Allah’ın razı olacağı işlerle yoğun duruma getirmezseniz şeytan sizi kendi razı olacağı işlerle doldurur. Temel sorun budur. Bu nedenle şöyle bir planlama yapın: • Muhakkak okuyacağınız bir Kur'an okuma planınız olsun. • Belli zikirleriniz olsun. • Evinizle ilgilenmeyi arttırın. • Sılayırahimi arttırın. • Namazları sünnetleriyle daha ağır kılmaya çalışın. • Bu arada bir psikologla görüşseniz onun da size desteği olabilir. Yılmayın ve usanmayın. Sonuna kadar mücadele edip şeytanı mağlup etmeye kararlı olun.
Af dileyin Rabbimizden. Tevbe edin! Allah'ın mağfireti dışında bir çıkışımız yoktur. Kurtuluşumuz O'nun bizi affına bağlıdır. Bundan sonra aynı hatanın yanından dahi geçmemek için şunlara dikkat etmelisiniz; - Zina günahına, haramına insanı sürükleyen ilk aşama gözdür. Gözünüzü kontrol altına almaya çalışın, ufacık gördüğünüz bir hatadan pişmanlığa koşun. Gözünüzü sizi kışkırtan şeylerden uzak tutun. - Gıdanıza, uykunuza özen gösterin. Düzenli ve yoğun bir hayatınız olsun. - Sizi olumsuz yönde etkilendiğini alenen gördüğünüz çevre, sosyal medya ilişkinizden uzaklaşın. - İşlemiş olduğunuz bu büyük günahı kimseye anlatmayın, yazarak dahi olsun tekrar o cümleleri kurmayın. Tevbe edin ve unutun. - İbadetlerinizle teselli bulun. İbadetle teselli bulduğunu düşündüğünüz insanlarla bir araya gelin, konuşun, takip edin. Bir kötülükten insan iyiliği hayatına geçirerek çıkabilir. Yaptığınız güzel amelleri artırın, dua edin, tevbe edin, namaz kılın, Kur'an’ı Kerim okuyun.
Kızım, hayatını başkalarıyla kıyas etme hatanı bırak. Senin imtihanın başka onların imtihanı başkadır. Ayrıca yaşamı başarıyla eş değer görürsen bir zaman sonra çıldırırsın. Ömrümüz inişiyle çıkışıyla ve düzlüğüyle bir bütündür. Karşılaştığın mutlu manzaraları seni üzen ve yıpratanlarla birlikte sevmelisin. Allah el-Hakîm'dir. Ne yaparsa, neyi yaparsa, niçin yaparsa ve ne zaman yaparsa bir hikmeti vardır. Sabırlı ol. Allah bu yaşadıklarında sana saklı olan nice hikmetler ve hayırlar yaratmıştır. Akıllı davran, şeytanın planının bir parçası olma. Allah'a güven, kaliteli bir Müslüman olma derdin en büyük idealin olsun.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Peygamberimiz aleyhisselam evlenecek bir erkeğin evlenmek istediği bayana bakmasını emretmiştir. Buradaki bakmayı emretme MENDUP (yapılmaması durumunda sakınca oluşturmayacak emir) DÜZEYİNDE bir tavsiyedir. Farz veya vacip değildir.
Geçmiş için istiğfar etmek yeterli bu durumda. Duygularımıza hâkim olamayız ama tavırlarımıza hâkim olabiliriz. Ebeveynin rızasını esas alarak yol almaya bakın ki bereketli bir hayatınız olsun.
Bu kural nafile ibadetler içindir. Asla farz ibadetler için geçerli değildir. Ramazan orucu mesela kocaya değil hiç kimseye sorulmadan tutulur. Kadına “eşine sor” denen nokta genel bir izin isteme durumunu yansıtmaz. Nafile ibadet ve eşin istekleri çeliştiğinde tercihinin eşten yana olması yönünde bir emirdir bu. Böylece kadın, erkekten belli haklarını rahatlıkla talep edebilmesi ve erkeğin de haklı gibi duracağı bir engelin arkasına sığınmaması için bu kural vardır. Nafile ibadetlerde yani kadının daha fazla sevap kazanmak için yapacağı ibadetlerde ise eşinin aile içi ilişkilerde kendisinin ihmal edildiği yönünde bir tutum hissetmesi olarak özetlenebilecek bir sorun oluşmasın diye nafile ibadetle yine bir nafile ibadet derecesinde olan eşle ülfet konusunda kadına eşle ülfeti tercih etmesi söylenmiştir. Zira erkeği ile ülfet kaybından oluşabilecek sıkıntı nafile ibadetin kaybından oluşabilecek sıkıntıdan daha büyüktür. Kadın için böyle bir yönlendirme bulunduğu gibi erkeğin de kadının haklarına ve kişiliğine karşı hassas olması gereken benzer emirlere muhatap olduğu dinimizin genel çizgileri içinde bilinen bir gerçektir. Bu da aile içi bir dengeleme noktası olarak ele alınabilecek tavsiyeler arasında bir tavsiye olduğunu göstermektedir.
Evliliğin vakti var, o vakit gelince onu kimse erteleyemez. Sen üzerine düşeni yap, sabret ve gevşeme.
Mesele tevbenin nasıl olduğu meselesidir. Gerçek ve samimi bir tevbe (kendini aldatmak için söylenmiş sözler değil) günah sahibini günahsız duruma getirebilir. Eğer tevbe samimi ise kul temizlenmiş demektir. Öyle biri ile de evlenmekte sakınca yoktur.
Önce bu büyük günah ve çirkinlikten dolayı muhteşem ve kalıcı bir tevbe ile tevbeye sarıl. Ama ölesiye bir tevbe olsun. Şunu da bil, Müslüman kızın sevgilisi olursa en azı böyle olur sonuç. İkinci olarak da bu ayıbı kendinden bile gizle, kendinden.