Fetva Meclisi
Soru
Ben bir bayan olarak sevdiğim beye bakışlarım ve hareketlerim ile duygularımı belli ettim. Bu süreçte ailemin uygun gördüğü bir talibim oldu ama ben kalbimde biri varken başka bir yola çıkamadım. Aklımdaki sorulardan kurtulmak ve evlenmek istediğim için onunla konuştum hocam. Alenen duygularımı söylemedim ama kendisi durumu fark ettiğini söyledi ve olumsuz yanıt verdi. Duygularımı belli edecek şekilde davranmam günah mıdır, bir kadın olarak bu konuda konuşmuş olmam yanlış mıdır? Bir kadın İslami ölçüde birini sevdiğinde ne yapmalı, nasıl davranmalı? Bundan sonraki süreçte Allah'tan dua ile onunla evlenmeyi istemeye devam mı edeyim yoksa unutmak ve hayatımdan tamamen çıkarmak için mi uğraşmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Kıymetli kardeşim, bu kararı almadan önce aile büyüklerinizden sözüne itibar ettiklerinizle istişare edin. Sırf laf olsun, torba dolsun, diye konuşan insanlarla değil de adalet sahibi, vicdan sahibi, ilim-irfan sahibi kişilerle istişare edin. Buna binaen de bir karar alın. Kararınızı alırken istihare duası yapmayı da unutmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Kalbinizin rahatsız olduğu şeyi terk etmekle iyi etmişsiniz. İlk fırsatta evlenme yolunu kullanın. Boş kalmak sizi ezebilir.
Selamünaleyküm. Hiç kimseye, asla bunları zikretmeyin. Sizinle beraber bunlar da ölsün gitsin. Siz de unutun. Tevbenizi koruyun. Sorulduğunda da bunlara cevap vermeyin.
Müslüman bir kadın, Müslüman olmayan bir erkeğin karısı olarak kalamaz. Bu birinci kuraldır. Eşinizin “Müslüman Değil” denecek bir duruma geldiğinden şüphe etmeniz onun karısı olmanızı iptal edecek durum değildir. Müslüman olmamasının kesin olması gerekir. Kesin olarak Müslüman olmaması ise onun itirafı ile olur ya da bir müftünün size “o artık Müslüman değil” demesi ile olur. Bu nokta gerçekleşince de ayrılmak zorundasınız. Bu arada sizin bir psikologla görüşmenizde de yarar var, daha temkinli davranırsınız. Allah size yardım etsin.
Aleykümselam.Bedensel zevke ulaşmamış bir evlilik başarı oranı düşük bir evlilik olur. Kendinizi zorlamayın, aynı şartlarda beğeneceğiniz birini bulun.
Bekâretiniz açısından bir sorun yoksa sizinle evlenmek isteyecek birine “geçmişim açık bir kadındı” diyerek ayrıntıya girmeden geçmişinizi özetleyebilirsiniz. Bu anlatım, karşı tarafı aldatma olmaz. Dolayısıyla başka biri ile evlenemez diye bir durumunuz yoktur. Bu kişi ile de evlenebilirsiniz ama başında bu kadar sıkıntı üreten biri ile gereksiz bir tecrübe yarışına girmenizi tavsiye etmeyiz. Hâlâ “değişmeye çalışıyor” diyorsunuz ama “değişmiş” diyemiyorsunuz.
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Kızım, Allah seni tam bir belanın eşiğinden kurtarmış iken böyle mi yapman gerekirdi? Kendine gelmelisin. Gerekiyorsa tekrar psikoloğa git. Telefonunu değiştir. Ona tekrar bağlantı kurarsa polise bildireceğini söyle. Kendini yoğun işlerle meşgul et. Çokça Kur'an oku, kitap oku. Gıdanı kontrol et. Ve ilk fırsatta temiz biri ile evlenmeye bak. Sabret kızım sabret ve kazan bu çileli dünya sınavını. Allah yardımcın olsun.
Peygamberimiz aleyhisselam evlenecek bir erkeğin evlenmek istediği bayana bakmasını emretmiştir. Buradaki bakmayı emretme MENDUP (yapılmaması durumunda sakınca oluşturmayacak emir) DÜZEYİNDE bir tavsiyedir. Farz veya vacip değildir.
Bu kural nafile ibadetler içindir. Asla farz ibadetler için geçerli değildir. Ramazan orucu mesela kocaya değil hiç kimseye sorulmadan tutulur. Kadına “eşine sor” denen nokta genel bir izin isteme durumunu yansıtmaz. Nafile ibadet ve eşin istekleri çeliştiğinde tercihinin eşten yana olması yönünde bir emirdir bu. Böylece kadın, erkekten belli haklarını rahatlıkla talep edebilmesi ve erkeğin de haklı gibi duracağı bir engelin arkasına sığınmaması için bu kural vardır. Nafile ibadetlerde yani kadının daha fazla sevap kazanmak için yapacağı ibadetlerde ise eşinin aile içi ilişkilerde kendisinin ihmal edildiği yönünde bir tutum hissetmesi olarak özetlenebilecek bir sorun oluşmasın diye nafile ibadetle yine bir nafile ibadet derecesinde olan eşle ülfet konusunda kadına eşle ülfeti tercih etmesi söylenmiştir. Zira erkeği ile ülfet kaybından oluşabilecek sıkıntı nafile ibadetin kaybından oluşabilecek sıkıntıdan daha büyüktür. Kadın için böyle bir yönlendirme bulunduğu gibi erkeğin de kadının haklarına ve kişiliğine karşı hassas olması gereken benzer emirlere muhatap olduğu dinimizin genel çizgileri içinde bilinen bir gerçektir. Bu da aile içi bir dengeleme noktası olarak ele alınabilecek tavsiyeler arasında bir tavsiye olduğunu göstermektedir.
Önce bu büyük günah ve çirkinlikten dolayı muhteşem ve kalıcı bir tevbe ile tevbeye sarıl. Ama ölesiye bir tevbe olsun. Şunu da bil, Müslüman kızın sevgilisi olursa en azı böyle olur sonuç. İkinci olarak da bu ayıbı kendinden bile gizle, kendinden.
Evliliğin vakti var, o vakit gelince onu kimse erteleyemez. Sen üzerine düşeni yap, sabret ve gevşeme.
Bunu istemenizi size tavsiye etmeyiz. Bile bile fitnenin üstüne gitmiş olabilirsiniz. Hanefi mezhebi fukahasına göre bir kadın evlilik nikâhı akdi esnasında “boşama hakkını istiyorum” diyebilir. Erkek de “kabul ediyorum” derse, kadın istediği zaman kendisini boşayabileceği hakkı sahiplenmiş olur. Kadının boşama hakkına sahip olması erkeğin bu hakkının iptal edilmesi anlamında değildir. Yani erkeğin boşama konusunda bütün yetkisi iptal edilmiş gibi olmaz. Sadece kadın da boşama hakkına sahip olur o kadar.