Fetva Meclisi
Soru
Hocam, yakında evleneceğim. Bir kadın olarak nikâhta eşimden boşama hakkını bana vermesini isteyebilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Hanefi mezhebi fukarasına göre bir kadın, evlilik nikâhı akdi esnasında boşama hakkını istediğini söyleyebilir. Erkek de bu şartı kabul ederse kadın, istediği zaman kendisini boşayabileceği hakkı sahiplenmiş olur. Kadının boşama hakkına sahip olması erkeğin bu hakkının iptal edilmesi anlamında değildir. Yani erkeğin boşama konusunda bütün yetkisi iptal edilmiş gibi olmaz. Sadece kadın da boşama hakkına sahip olur. Boşamayı kasteden, evliliği bitirmiş olmayı kesin bir ifade ile beyan eden “Boşadım” gibi cümle ile boşama olur. “Seni istemiyorum, gözüm görmesin, evine git, senden boşanmak istiyorum” gibi cümleler kesinlik değil tehdit ifade etmektedir. Elbette söyleyenin niyeti tekrardan değerlendirilmelidir.
Şartlarına uygun olarak gerçekleştirilmiş bir nikâh ile erkek de kadın da nikâhın getirdiği haklara sahip olurlar. Kadın erkeğe kadınlığın gereklerini yapmıyorsa veya erkek kadına erkekliğin gereklerini yapmıyorsa her ikisinin de nikâhın iptali yoluna gitmeleri hakkı olur. Nikâh akdi esnasında özel bir şart görüşülmemiş ise buna rağmen erkek kadını himayesine almıyorsa, makul bir süreden sonra kadının hakkını araması normaldir. Bu hususta aile büyüğünü devreye koyarak sorunun çözümü ile alakalı süreci başlatabilir.
Evet, bazı fakihler kadının nikâh akdi esnasında “boşama hakkını bana devretmen şartı ile” diyebileceğini söylemişlerdir. Erkeğin de kabul etmesi durumunda boşama yetkisi kadının elinde olmuş olur. Böyle bir uygulamanın arı kovanına çomak sokmaktan başka bir işe yaramayacağını da bilmenizi isteriz. Ailenizi ifsat etmek isteyen şeytanı erkenden uyandırmış olursunuz sadece.
Erkeğin boşama hakkını kadına devretmesi yani nikahı bitirme hakkını ona tanıması mümkündür. Kadın bu hakkı kullandığında da genel olarak bir bain talak gerçekleşir, aile biter. Size tavsiyemiz ile nikah/talak konusunda çok hassas olmanızdır. Şakası bile ciddi tutulmuş bir işi çay muhabbeti konusu yapmamalısınız.
Bu soruya cevap verilebilmesi için verdiğiniz bilginin eksik olan kısımların tamamlanması gerekir. Buna göre erkek karısına boşama yetkisini nikâh akdinden önce, "evlenirsek kendini boşayabilirsin" derse veya nikâh esnasında kadın ilk olarak "istediğimde seni boşamak şartıyla evlendim" deyince adamın kabul etmesi veya nikâhtan sonra erkeğin karısına boşama yetkisi vermesiyle kadın boşama hakkına sahip olur. Aksi takdirde olmaz. Yukarıda verilen bilgilere göre kadın talak hakkı almışsa kocanın karısına boşama hakkını veriş şekli muteberdir. Buna göre de bâin olabilir, ricî boşama olabilir, bir kere boşama olabilir, kadının tekrar boşama hakkı olabilir... (Soruda bu bilgi verilmemiş. Kocanın kadına bu hakkı verirken ne dediği bilinmiyor?) Özetle bu konu biraz girift/karmaşık/çok kurallı olması münasebetiyle muhatabı olan kimseler beraberce en yakın müftülüğe giderek yüz yüze çözüm aramaları en doğru olandır. Aksi takdirde eksik bilgi farklı bir fetva verilmesine neden olacaktır. Allah yardımcıları olsun.
Hanbelî fukahasına göre kadının evlilik akdi yapılırken eş adayına, üstüne bir kadın daha almaması yönünde bir şart getirmesi caizdir. Böyle bir şart koşulur ve erkek de bunu kabul ederse şart geçerlidir. Erkek bu şarta rağmen ikinci bir kadını o kadının üstüne nikâhlarsa ilk eşi ile kıydığı o nikâh bozulmaz, sadece kadının aralarındaki akdi feshetme hakkı doğar. Diğer mezhep ulemasına göre ise böyle bir şart muteber değildir.
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Önce bu büyük günah ve çirkinlikten dolayı muhteşem ve kalıcı bir tevbe ile tevbeye sarıl. Ama ölesiye bir tevbe olsun. Şunu da bil, Müslüman kızın sevgilisi olursa en azı böyle olur sonuç. İkinci olarak da bu ayıbı kendinden bile gizle, kendinden.
Böyle bir zorunluluk yoktur. O ifadeler bizim Müslüman toplumumuzun oluşturduğu bir örf durumundadır. Hayırlı ve bereketli olsun.
Kayıtsız şartsız örnek Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemdir. O, bizim için bağlayıcıdır. Onun haricindekiler arasında mü'minleri bağlayıcı, onun gibi olmaya mecbur olmamız gereken hiç kimse yoktur. Sözünü ettiğiniz hanım (Allah ondan razı olsun) kadınlığın hatta insanlığın ölçülerini zorlamış diyebileceğimiz bir kulluk yaşadı. Bize aktarılan bilgilerden öyle anlaşılmaktadır. İmreniriz, hayran oluruz ama öyle olmaya çalışmayız. O tür örnekler nadirattandır ve taklidi neredeyse mümkün değildir. Allah onlardan razı olsun. Fıkıh kitaplarında çizgileri çizilen dindarlığı yaşayabildiğimiz zaman biiznillah ateşten kurtuluruz.
Geçmiş için istiğfar etmek yeterli bu durumda. Duygularımıza hâkim olamayız ama tavırlarımıza hâkim olabiliriz. Ebeveynin rızasını esas alarak yol almaya bakın ki bereketli bir hayatınız olsun.
Kızım, Allah seni tam bir belanın eşiğinden kurtarmış iken böyle mi yapman gerekirdi? Kendine gelmelisin. Gerekiyorsa tekrar psikoloğa git. Telefonunu değiştir. Ona tekrar bağlantı kurarsa polise bildireceğini söyle. Kendini yoğun işlerle meşgul et. Çokça Kur'an oku, kitap oku. Gıdanı kontrol et. Ve ilk fırsatta temiz biri ile evlenmeye bak. Sabret kızım sabret ve kazan bu çileli dünya sınavını. Allah yardımcın olsun.
Peygamberimiz aleyhisselam evlenecek bir erkeğin evlenmek istediği bayana bakmasını emretmiştir. Buradaki bakmayı emretme MENDUP (yapılmaması durumunda sakınca oluşturmayacak emir) DÜZEYİNDE bir tavsiyedir. Farz veya vacip değildir.