Fetva Meclisi
Soru
Erkek kardeşimin sevdiği kız Alman ve Müslüman. Evlenmek istedikleri için ailesinin rızasını almaya gittik yani bir nevi kız isteme oldu. Ama Allah’ın emri Peygamberin kavliyle diyemedik çünkü yabancı olduklarından dolayı sadece rızalarını aldık. Bunda bir sakınca var mıdır? Allah’ın emri Peygamberin kavliyle kızınızı istiyoruz dememiz dinen gerekli midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Müslüman birini bulup evlenin.
Dinen bir sakıncadan söz etmesek de anlamlı bulamadık.
Sevgili kardeşim, insanlar yüzde yüz mü'min insanla evleniyorlar da sıkıntısı bitmeyen bir hayat yaşayabiliyorlar. Sen ise bile bile bataklıkta yürümeye çalışıyorsun. Ateşin etrafında tur atmamanı sana tavsiye ederim. Acilen terk et o sevdayı, bile bile tuzağa takılma.
Allah bizi takatımız kadar sorumlu tutar. Kardeşimiz, elinden geleni yapsın. Bu nedenle ailesi ile kavga etme durumuna gelmesin. Diretsin. En asgari ne yapabiliyorsa onu yapsın. Ne kadar yapmak istedi ne kadar da gevşek bıraktı onu Allah görür, bilir. Allah da kuluna yeter.
Böyle bir evliliğin dinen sakıncası yoktur. Bir nebze zorlama ile de olsa aile rızası olmamasına rağmen nikâh da sahihtir. Yalnız bacımızın ne kadar uzun vadeli düşünebildiği hususunda endişelerimiz vardır. Evliliği bu denli, realiteden uzak tutmak doğru değildir.
Mehir, nikâhın gereklerindendir. Kız ne istiyorsa mehir odur. Azı veya çoğu yoktur. Yalnız erkeğin de pazarlık etmek hakkıdır. Pazarlık sonucu neye razı olurlarsa o muteberdir. Nikahtan önce konuşulması gerekir.
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Kayıtsız şartsız örnek Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemdir. O, bizim için bağlayıcıdır. Onun haricindekiler arasında mü'minleri bağlayıcı, onun gibi olmaya mecbur olmamız gereken hiç kimse yoktur. Sözünü ettiğiniz hanım (Allah ondan razı olsun) kadınlığın hatta insanlığın ölçülerini zorlamış diyebileceğimiz bir kulluk yaşadı. Bize aktarılan bilgilerden öyle anlaşılmaktadır. İmreniriz, hayran oluruz ama öyle olmaya çalışmayız. O tür örnekler nadirattandır ve taklidi neredeyse mümkün değildir. Allah onlardan razı olsun. Fıkıh kitaplarında çizgileri çizilen dindarlığı yaşayabildiğimiz zaman biiznillah ateşten kurtuluruz.
Bunu istemenizi size tavsiye etmeyiz. Bile bile fitnenin üstüne gitmiş olabilirsiniz. Hanefi mezhebi fukahasına göre bir kadın evlilik nikâhı akdi esnasında “boşama hakkını istiyorum” diyebilir. Erkek de “kabul ediyorum” derse, kadın istediği zaman kendisini boşayabileceği hakkı sahiplenmiş olur. Kadının boşama hakkına sahip olması erkeğin bu hakkının iptal edilmesi anlamında değildir. Yani erkeğin boşama konusunda bütün yetkisi iptal edilmiş gibi olmaz. Sadece kadın da boşama hakkına sahip olur o kadar.
Önce bu büyük günah ve çirkinlikten dolayı muhteşem ve kalıcı bir tevbe ile tevbeye sarıl. Ama ölesiye bir tevbe olsun. Şunu da bil, Müslüman kızın sevgilisi olursa en azı böyle olur sonuç. İkinci olarak da bu ayıbı kendinden bile gizle, kendinden.
İki yabancı olan kadın erkek arasında yabancılığı ve sınırları sadece NİKAH kaldırır. Nikahtan önce hiçbir şey sınırları kaldırmaz. Nişan sadece ölçülü bir şekilde görüşmeye fırsat verir, gerisi ateşle oynamaktır maazallah!
Kız veya kadının bir erkeğe ‘benimle evlenir misin?’ demesinin ve bunun neticesinde evlilik oluşmasının dinen bir sakıncası yoktur. Yaşadığımız toplumun ve erkeğiyle kadınıyla insanlığın geldiği durumun geneline bakıldığında ise bunu tavsiye etmek çok zor görülmektedir. Bir başka sakınca da genç bir kızın, bir erkeğin iyi olduğuna karar verecek birikimi nasıl oluşturduğu meselesidir, gençler ‘iyi’ dedikleri çok kişileri daha sonra kötüden de kötü görebilmektedirler. Ailelerin aşılmadığı bir ilişki başlangıcı en güzelidir.
Öyle bir hüküm yoktur, evlenebilir. Yalnız tevbe etmiş olması gerekir. Tevbe edip günahından kurtulduktan sonra evlenebilir.