Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir kadın, Allah rızası ve cihad yolunda yaralanarak ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkûm olmuş ve kendisinden on yaş küçük biri ile evlenmek istiyor. Kadının ailesi, bu kişinin sakat olması, yabancı uyruklu ve farklı kültürden biri olması, kızlarının doktor olması ve denklik olmaması sebepleriyle bu evliliği kabul etmemektedir. Ailenin bu evliliği kabul etmeme hakkı var mıdır? Ayrıca kızları ısrar edip evliliği ailesinin rızası dışı yaptı diye kızlarıyla iletişimi keserlerse caiz olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Gerçekten bu yaş farkı, olgun bir evlilik için makul değildir. Evet, dinimiz açısından ve meri kanunlara göre ortada bir engel yoktur. Kızınızla evlenmek isteyen kişinin niyetini irdeleme hakkımız yoktur ama ortada orantısız bir menfaat söz konusudur. Kızımız henüz çocuk denecek yaşta olduğu için neyin ne anlama geldiğini kestirememektedir. Kızınızla inatlaşmayın, kaybeden siz olursunuz. Onun dikkatini başka alanlara çekerek ve zamana yayarak ikna etmeye çalışın. İstanbul'da ikamet ediyorsanız, kızınızla bize gelin onunla konuşalım. İnşaallah faydası olur konuşmamızın.
Baba, doğumuna sebep olduğu çocuğun velisidir. Bu velilik onun kendi kazanımı değil Allah’ın onun üzerindeki hakkıdır. Bu hak ona belli sorumluluklar yükler. İstediği zaman bu hakkı iptal edemez, o veya çocuk yaşadıkça bu hak onun üzerinde sabittir. Bu hakkın mahkeme kararı gibi beşeri bir müdahale ile ispatı da gerekmez. Çocuk, çocuk olarak yaşadığı sürece veliye muhtaç olduğu her işte baba onun velisi olmaya mecburdur. Hastalık ve tedavi de buna dahildir. Babanın bu velilik görevi Müslüman, akıllı olduğu sürece geçerlidir. Gücü yetmediği bir durum söz konusu olursa dinimiz hiçbir insana zaten gücünün yetmeyeceği şeyi yüklemez. Bir de farklı bir konu olarak günahları açık bir şekilde işleyen ve çevresinde ‘acaba Müslüman mıdır?’ sorusunun sorulmasına sebep olan fasık bir babanın da velilik hakkı düşebilir. Çocuk reşit oluncaya kadar ya da akli melekesinde bir eksiklik olmadığı sürece babanın veliliği zorunlu olarak devam eder. Bugünkü rüşt çağı olan on sekiz yaşını son nokta olarak kabul edebiliriz ve o yaştan sonra babanın görevi beter deriz. Sadece kız çocuğu baba kız evlenene kadar himayesinde tutmak zorundadır. Zorunlu aşılar, erkeğin sünnet ettirilmesi, doktor, ilaç temin edilmesi, ilacın kullanılması esnasında gerekebilecek yardım, ameliyat gibi olağanüstü durumlar bir yandan babanın sorumluluğunda bir yandan da yetkisi sınırları içindedir. Mesela bir ameliyata o izin verir ve gerekeni yapar. Baba sorumlu olmakla beraber annenin baba ile beraber olması, babanın anneyi yok kabul etmemesi Kur'an’ımızın ‘güzel geçim’ olarak koyduğu üstün İslam ahlâkının gereklerindendir.
Selamünaleyküm. Şunu kesinlikle bilmelisiniz: Bütün tuzaklar buna benzer tuzaklardır. Sevgi, aşk sözleri herkesin ağzından böyle çıkar. Ömür boyu olmak da büyük bir iddiadır ama onu da herkes kullanır. Bir iki yıllığına bekâretini feda edecek bir kız yoktur ki erkekler ona vaatte bulunsun! Size tavsiyem kesinlikle ebeveyninizin izni olmayan bir işi yapmamanızdır. Eğer evlilik sizin için farz durumuna geldiyse o zaman gidin her şeye rağmen evlenmek istediğinizi beyan edin. Hem hayatî değerde görüyorsunuz hem de risk almak istemiyorsunuz, bu nasıl anlaşılacak? Evlilik aleni olmalıdır. Kaçak başlayan işte bereket olmaz. Allah'a emanet olunuz.
Babanın kızıyla ilgili bazı sorumluluklarının sorunuzla sınırlandırarak ifade etmeye çalışayım. Baba, kızını İslami ahlaka uygun şekilde eğitmek ve ona güzel bir terbiye vermekle yükümlüdür. Kız evlat, evlenene kadar babasının maddi bakımına muhtaçtır ve baba bu nafakayı sağlamak zorundadır. Baba, kızının rızasını alarak ona uygun bir eş adayı bulabilir ve evliliğinde destek olmalıdır. Ancak zorla evlendirme hakkına sahip değildir. Baba, kızını kötü ortamlardan, zararlı insanlardan ve yanlış yollardan korumakla yükümlüdür. Baba, kızını keyfi sebeplerle veya zor kullanarak evden gönderemez. Kız evladı dinimize uygun bir hayat yaşıyor ve babasına karşı saygıda kusur etmiyorsa onu evden zorla çıkarmak zulüm olur. Kız evladı evlenmemişse veya kendini geçindiremeyecek durumda ise baba ona barınma imkânı sunmaya devam etmek zorundadır. Kız, dinimize ve aile düzenine açıkça zarar veren bir yaşam sürüyorsa (örneğin: haram ilişkiler içinde bulunuyorsa, aileyi kötü duruma düşürüyorsa) baba ona nasihat eder. Buna rağmen kızı ısrarla yanlış yolda devam ederse ve evde kalması aile için büyük bir fitneye sebep oluyorsa o zaman baba nasihat ve yumuşak yöntemlerle başka bir yerde yaşamasını önerebilir. Ama yine de zor kullanamaz!
Aleykümselam. Dinen sakıncası olmayan bir iş olur bu. Ne var ki, insanlığın onca tecrübesini de yok saymak hata olur. Bu tür evlilikler, ileriki dönemleri açısından sorunlu olur. Duygusal olmamaya çalışın.
Nişan ve benzeri özeline ait şeyleri söylemen gerekmez. Huzur içinde görüşebilirsin. Allah saadetini daim kılsın. Yalnız anne ve baba bildiğin kimselerin asıl anne ve baban olmadığını muhakkak söylemelisin. Çünkü mevcut kişiler seninle evlenecek kişinin kayınpederi ve kaynanası hiçbir zaman olamayacaklar. Dolayısıyla onlarla eşin arasında mahremiyet sıkıntısı olacak. Bunu bilip kabul eden biri ile evlenmelisin. Böyle bir bilgiyi eş adayına söyledikten sonra o da bunu kabul etti ise evlenmen açısından hiçbir mani kalmamış demektir, huzur içinde olabilirsin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Şöyle yapın: Siz anne ve babanıza karşı mükemmel bir evlatlık yapın. Ellerini öpün, yemeklerini yiyin, onları gezmeye götürün, ara sıra torunlarını onlara götürün... Bunlar sizin görevlerinizdendir, yapın bunları. Eşinizi ise onlara götürmeyin. Onun gitmesi ve onlarla yemek yemesi asıl görevi değildir. Madem fitne çıkıyor, onu fitne ortamından uzak tutun. Anne babanızın onun da muhakkak gelmesini isteme hakları yoktur. Yaklaşık altı ay böyle yaparsanız biiznillah aralarındaki husumet erir, siz de rahat edersiniz. Bu arada da böyle bir gelişmeyi dert etmeyin kendinize, aralarını düzeltene kadar geçici olduğunu bilin ve rahat edin.
Aileni teskin edecek şekilde davranman daha doğru olur. Bir zaman sonra onlar da rahat hareket ederler zaten. Aileler son yaşanan olaylardan sonra bu tür endişelerde yüzeysel olarak haklıdırlar. Senin alttan almayı bilmen gerekir. Allah yardımcın olsun, sana umduğundan daha güzellerini nasip etsin.
Sizin taksim etmeniz gerekmiyor. Siz ailenin büyüğü kimse ona borcunuzu teslim edin. Gereken taksimi onlar yapsın. Borcunuzu teslim ettiğinize de onları şahit tutun.
Kızım, bunun temelinde nefis ve şeytan var. Nefis ve şeytan için de en temel gerekçe senin boşlukta bulunmandır. Boşta bulunanı şeytan daha kolay çeker kendine. Geri dönüş için de kendini ciddi bir yoğunluğun içine koyman gerekir. Tam anlamıyla KAPASİTENİN İKİ KATI yoğunlaşman gerekir. İbadetini yoğunlaştır. Kur'an okumanı yoğunlaştır. Ders çalışmanı yoğunlaştır. Anne babanla ilgini yoğunlaştır. Okumayı yoğunlaştır. Yazmayı dene; şiir yaz, makale yaz. Netice olarak mevcut yoğunluğunu en az ikiye katla. Tabii, duayı unutma!
Bekâr olsalar birbirleri ile evlenmeleri caiz olacak insanlar birbirlerinin namahremidirler. Namahrem olanlar bir arada ancak birbirlerini göremeyecek şekilde bulunabilirler. Muhakkak bulunmaları gerekiyorsa sokak kıyafeti niteliğinde bir kıyafetle ve cazibe oluşturmadan bulunabilirler. Kur'an dersi de olsa gerekçe durum böyledir.
Namaz kılmayan biri ile evlenmemeyi tercih etmende haklısın. Kıldırırsın temennisinin de tutacak dalı yoktur. Anne babana karşı nezaketini ve edebini bozmadan yok demende sakınca olmaz. Allah Teâlâ yardımcın olsun.