Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim on sekiz yaşında bir kızım var. İslam şuuru ile büyütme gayretindeyiz. Bana bir delikanlının onu beğendiğini kendisinin de onu beğendiğini söyledi. Kızım tesettürlü ve namazlarını kılıyor. Delikanlının da namazlarını kıldığını, efendi ve dürüst biri olduğunu ayrıca yirmi yaşına gelince evlenmek istediklerini belirtti. Delikanlı otuz üç yaşında, yaş farkının fazla olduğunu ve izin vermeyeceğimi belirttim. Kızım bana, sizin ailelere çocuklarınız evlenmek isterlerse onlara mani olmayın videonuzu yolladı. Bu evliliğe karşı mı durmalıyım yoksa kızımın isteğini yerine mi getirmeliyim? Bir çıkmazdayım hocam, sizin görüşleriniz benim için çok değerli.
Cevap
Benzer fetvalar
Şöyle yapabilirsin kızım, a- Evlilik için akraba veya değil yerine UYGUN VEYA DEĞİL kuralı getir kendin için. Uygunluk da din ve göz beğenisi üzerine kurulu olsun. Bunalır ve eleme kabiliyetini yitirecek olursan maazallah, kurallarını bir bir düşüreceğin bir evlilik yaparsın. b- Dine hizmet konusunda da önce kendi dinini ayakta tutacağın bir evlilik ilkesi peşinde ol. Sen iyi olursan din, bir kale kazanmış olur zaten ve senin bereketin sen göremeden bile çoğalır. c- Evlilik için yaşa değil de ihtiyaca takıl, ne kadar zarurettir senin için ne kadar da normaldir düzeyine bak. d- Memur olman için senin aile şartlarını bilemediğimden ne ol ne de olma diyebilirim sana. Ama bir harama bulaşmadığın sürece görev yapabilirsin derim. Allah yardımcın olsun.
Siz onunla ilgilendikçe o kendini naza aldığına göre siz şimdilik kendinizi geliştirmeye bakın. Onunla özellikle bu konularda ilgilenmeyin. Aranızdaki muhabbet arttıkça sizin etkiniz de artabilir ama bu mantıkla onu kendinizden itmiş oluyorsunuz. Bir de böylesini deneyin.
Allah Teâlâ size sabır ve sebat ihsan etsin. Sizin bu anlattığınız gerekçelerle velayeti üzerinize almanız dinen uygun hatta gerekendir ama bu durumu ne kadar mevcut yasal ortama uydurabilirsiniz onu iyi düşünün. Suç oluşturmayacak bir yöntemle alabiliyorsanız alın. Allah yardımcınız olsun.
İstiharenizi ve rüyanızı bilemem ama siz eş seçiminde acele etmişsiniz, onun karakteri bu imiş zaten, siz geç öğrendiniz. Size tavsiyem şudur: Eşinizin bu yapısını maddeler halinde bir psikologla istişare edin. Psikolog sizi nasıl yönlendirirse onu yapın, ayrılmak veya devam etmek konusunda bilimsel destek almış olun. Allah yardımcınız olsun.
Namazı eksen almakla pek güzel ve mübarek bir iş yapmışsınız. Hiç bozmayın ve asla tereddüt etmeyin. Namaz bizim için dindir, insanlık kalitesidir. Namaz, yaratanımıza bağımızı ve vefamızı gösteriyor. Namazsızlık insanlık açısından da sorun göstergesidir. Şaşmayın, güzel düşünmüşsünüz. Evlenince sen kıldırırsın söylentisi ise kuru bir umuttur, ya tutar ya tutmaz. İlkenizi aşmamaya çalışın. Evet, yaşınız evlilik bakımından ilerlemiş ama evlenmek her şey değildir. Yaşadığımız toplumda neredeyse boşanmalar evlenmeyi geçecek durumdadır. Mahkemeler işi biraz gevşetse boşanmışlar bu ülkenin çoğunluğunu oluşturur diye korkuyorum. Şansını tüketmiş dul bir kadın olmaktan ise huzur içinde nasibini bekleyen bir hanım olmayı yeğleyin. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
evlat konusundaki diğer fetvalar
Bir kadının sütoğlu, kendi oğlu gibidir. Oğlunun yanındaki tesettürü nasılsa sütoğlunun yanında da tesettürü o şekilde olabilir.
Yaptığı işlerde esasen bir sakınca görünmüyor. Fakat tabii ki endişe ettiğiniz şeylerde de haklısınız. Gel gelelim bu endişelerin çözümü onu gittiği yoldan alıkoymak, geri döndürmek değildir. Bunun yerine oğlunuzu, Allah'tan korkan, Allah yolunda hayat sürmeyi gaye ve dert edinen güzel bir Müslüman yapmak yolunda yapabileceklerinizi yapın. Bunun için de yapabileceğiniz ona güzel örnek olup onun sıkılmayacağı, kırılmayacağı şekilde ona hakikati hatırlatıp tavsiye etmektir; ona dua etmektir. Sonuçta yine Allah'ın dediği olacaktır. Siz üzerinize düşeni en güzel şekilde yapın. Allah'ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Allah'a emanet olun.
Ölenin ardından mirasının dağıtılması Allah’ın emridir. Anne Allah’ın emrine aykırı bir talepte bulunamaz. Dolayısıyla bir çocuğun babasının mirasını istemesi anneye saygısızlık değildir. Elbette bu isteği yaparken kabalık ve kırıcı tarz sahibi olmamak gerekir. Neticede karşınızdaki annenizdir, bunu unutmayın.
Peygamber aleyhisselam efendimizin yedi çocuğu olmuştur. Bunların üçü kız çocuğu idi. Onlar da küçük yaşlarda öldüler. Dört kızını da evlendirdi. O kızlarından YEDİ torunu olduğu biliniyor. Bunları anneleri üzerinden şöyle sıralayabiliriz: Hasan, Fatıma’dan oldu. Hicretin üçüncü senesinde doğdu. Hüseyin, Fatıma’dan oldu. Hicretin dördüncü senesinde doğdu. Ümmügülsüm, hicretin dokuzuncu senesinde Fatıma’dan doğdu. Zeyneb, Peygamber aleyhisselam efendimiz hayatta iken Fatıma’dan doğdu. Abdullah bin Osman, Habeşistan’da doğdu, altı sene yaşadı. Ümame, Zeyneb’ten doğdu. Ali, Zeyneb’ten doğdu. Peygamberimiz hayatta iken vefat etti.
Mü'min lanet etmez. Yaptığınız doğru bir şey değildi, tevbe edin, istiğfar edin. Allah sizi oğlunuz da olsa insana muhtaç etmesin ama gerek olursa isteyin.