Fetva Meclisi
Soru
Hocam merhaba, beni üzen ve dinlemeyen bir erkek evladım var. Bir tartışma ve öfke anında dedim ki bir gün senin parana tenezzül edene lanet olsun. Şimdi oğlan büyüdü. Bir gün maddi talepte bulunmak zorunda kalırsam ya da kendisi teklif ederse nasıl davranmalıyım? Kafamı kurcalayan bir problem hâline geldi.
Cevap
Benzer fetvalar
Mü'min lanetçi insan değildir. Özellikle de mü'mine lanet tehlikelidir. Peygamber aleyhisselam efendimiz, haksız yere mü'mine lanet etmeyi onu öldürmek gibi görmektedir. Dilinizi zikre alıştırın ki bu yanlışa fırsat bulmasın. Çok Kur'an okuyun. “Lahavle velâ kuvvete illa billâh” günde bin kere bile olsa tekrar edin, dilinizi düzeltsin. Ve yaptıklarınızdan tevbe edin muhakkak. Allah bağışlar, o merhametlilerin en merhametlisidir.
Size tavsiyemiz umudunuzun tükendiği bir evliliği sürdürmemeniz yönündedir. Aile büyüklerinizle istişare ederek karar verin ki pişman olmayasınız.
Evlenmek için de beklemeniz gerekmiyor. Allah Teâlâ eşinize rahmetiyle muamelede bulunsun. Size sabırlar ihsan etsin.
Şimdi ne neden oldu yerine, oturup istiğfar etsin, iman tazelesin, iyi işler yapmaya çalışsın. İbadetlerini ikmal etsin. Dünyasını yaktı bari ahiretini kurtarsın.
Selamünaleyküm. Önce tevbe etmeyi düşünsene! Bir kere rezaletini temizlemeye bak, ne demek onunla evlenmek? Kirini temizle, temiz mü'min bir hanımefendi ol, ondan sonra Allah senin kalbine huzur verir, işini kolaylaştırır. Önce tevbe et, istiğfar et.
Mü'min erkek ve kadının sokakta belirttiğiniz şekilde tanışması hayırlı denebilecek bir başlangıç değildir. Allah size lütfetmiş ve o anda kurtulmuşsunuz. Şükredin ve bunu kendinize ders edinin. Görüntülere takılıp kalmanın akıbetinin hayrolmayacağını bilin.
evlat konusundaki diğer fetvalar
Peygamber aleyhisselam efendimizin yedi çocuğu olmuştur. Bunların üçü kız çocuğu idi. Onlar da küçük yaşlarda öldüler. Dört kızını da evlendirdi. O kızlarından YEDİ torunu olduğu biliniyor. Bunları anneleri üzerinden şöyle sıralayabiliriz: Hasan, Fatıma’dan oldu. Hicretin üçüncü senesinde doğdu. Hüseyin, Fatıma’dan oldu. Hicretin dördüncü senesinde doğdu. Ümmügülsüm, hicretin dokuzuncu senesinde Fatıma’dan doğdu. Zeyneb, Peygamber aleyhisselam efendimiz hayatta iken Fatıma’dan doğdu. Abdullah bin Osman, Habeşistan’da doğdu, altı sene yaşadı. Ümame, Zeyneb’ten doğdu. Ali, Zeyneb’ten doğdu. Peygamberimiz hayatta iken vefat etti.
Ölenin ardından mirasının dağıtılması Allah’ın emridir. Anne Allah’ın emrine aykırı bir talepte bulunamaz. Dolayısıyla bir çocuğun babasının mirasını istemesi anneye saygısızlık değildir. Elbette bu isteği yaparken kabalık ve kırıcı tarz sahibi olmamak gerekir. Neticede karşınızdaki annenizdir, bunu unutmayın.
Gerçekten bu yaş farkı, olgun bir evlilik için makul değildir. Evet, dinimiz açısından ve meri kanunlara göre ortada bir engel yoktur. Kızınızla evlenmek isteyen kişinin niyetini irdeleme hakkımız yoktur ama ortada orantısız bir menfaat söz konusudur. Kızımız henüz çocuk denecek yaşta olduğu için neyin ne anlama geldiğini kestirememektedir. Kızınızla inatlaşmayın, kaybeden siz olursunuz. Onun dikkatini başka alanlara çekerek ve zamana yayarak ikna etmeye çalışın. İstanbul'da ikamet ediyorsanız, kızınızla bize gelin onunla konuşalım. İnşaallah faydası olur konuşmamızın.
Bir kadının sütoğlu, kendi oğlu gibidir. Oğlunun yanındaki tesettürü nasılsa sütoğlunun yanında da tesettürü o şekilde olabilir.
Yaptığı işlerde esasen bir sakınca görünmüyor. Fakat tabii ki endişe ettiğiniz şeylerde de haklısınız. Gel gelelim bu endişelerin çözümü onu gittiği yoldan alıkoymak, geri döndürmek değildir. Bunun yerine oğlunuzu, Allah'tan korkan, Allah yolunda hayat sürmeyi gaye ve dert edinen güzel bir Müslüman yapmak yolunda yapabileceklerinizi yapın. Bunun için de yapabileceğiniz ona güzel örnek olup onun sıkılmayacağı, kırılmayacağı şekilde ona hakikati hatırlatıp tavsiye etmektir; ona dua etmektir. Sonuçta yine Allah'ın dediği olacaktır. Siz üzerinize düşeni en güzel şekilde yapın. Allah'ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Allah'a emanet olun.