Fetva Meclisi
Soru
Hocam oğlum ileri zekâ seviyesinde ve elektronik mühendisliği ikinci sınıf öğrencisi. Dekanı, okulu üç yılda bitirip beş yılda öğretim görevlisi olabileceğini söylemiş. Fakat oğlum, çocukluğundan beri hayalini kurduğu "insanın tıpkısının robotunu" yapma fikrine odaklanmış durumda. Ayrıca yapay organlar geliştirip insanlara nakletmeyi düşünüyor ve bu konularda kendince çalışmalar yapıyor. Bu hayalinin ütopik ve geçici bir heves olduğunu düşünsem de, yurt dışında bu zekâsının ve hayallerinin kötü amaçlarla kullanılmasından korkuyorum. En çok da, Rabbimin gazabını çekecek bir iş yapmasından endişe ediyorum. Çocuğumun bu hayali karşısında nasıl bir tutum sergilemem uygun olur? Allah razı olsun, afiyetler dilerim.
Cevap
Benzer fetvalar
Teknolojinin baş döndürücü gelişmesini ne küçümseriz ne de abartırız. Neticede Allah'ın verdiği aklı kullandıkça insan ilerleyecektir. Her şey Allah'ın mülkünde ve onun izni ile gerçekleşiyor. Bugünkünden çok daha büyük ve akıl uçurtacak gelişmeler de olacaktır. Dünyanın ömrü uzadıkça bu gelişmeler beklenmelidir. Biz Müslümanlar olarak teknolojiyi geriden izleme hakkına sahip değiliz. Dünyanın en yüksek teknolojisi ne ise ona sahip olmaktan önce onu bizim icat edip sahiplenmemiz gerekir. Çocuklarımızın bu anlayışla yetiştirilmeleri bir nevi cihadımız da olabilir. Müslüman kimliğimizi koruyabildiğimiz sürece bu bir cihat işlevi görür. Şu kadar ki, her çocuk her alanda başarılı olamaz. Çocuklarımızın kabiliyet ve becerilerine dikkat ederek onları yönlendirmeliyiz. Bunu da anne baba değil uzmanı olanlar yapmalıdırlar. Bizim isteklerimize esir edilmiş çocuklar yetiştirmemiz beraberinde onları kaybetmeyi veya umulanın gerisinde kalmalarını getirebilir. Buna dikkat edelim.
Evvela şunu bilmek gerekir ki neyin hakkımızda hayırlı olup neyin şerli olacağını biz bilemeyiz Allah bilir. Belki de Allah onu, böylece büyük belalardan koruyor. Sonra şunu tespit etmek lazım, neden hedeflediği yere varamıyor? Eksik olan ne? Yanlış olan ne? Bunu en iyi, iyi bir rehber öğretmen ile güzel bir analizle çözebilir. Rehber öğretmen eşliğinde tespit edilen eksikliklerin ve yanlışlıkların giderilmesinden sonra yeniden denenmesinde fayda var. Her şeye rağmen bazen olmaz. Allah belki de onu başka bir kabiliyette yaratmıştır. Filin uçmaya çalışması, balığın yürümeye çalışması veya kuşların suyun altında yaşamaya çalışması, ne kadar isteyip çalışsalar da fıtrat ve kabiliyetlerine uygun olmadığı için istenilen sonuçlara ulaşması da o derece düşük ihtimal olur. O halde çocuğun yeteneğini tespit edip o yoldan yürümeye teşvik etmek herkes için daha iyi olur inşaallah. Bu süreçte siz bir ebeveyn olarak daima şefkatini gösterip onu yatıştırmaya ve ona bu gerçekleri hatırlatıp doğru yerlere yönlenmesini, doğru kişilerle istişare etmesini ve doğru adımlar atmasını sağlamaya çalışın. Onu eleştirmediğinizi, onun yanında olduğunuzu hissettirmeye çalışın. Diğer çocuklarınıza da zaman zaman onarıcı konuşmalar yaparak bu imtihanı inşaallah en az hasarla atlatırsınız. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam.Böyle olması normaldir. Büyük bir imtihan içindeyiz. Yaşınıza göre başınıza gelecek olan böyle bir durumdur. Vaktinizden çok iş üretecek bir program oluşturmalısınız. Uyumaya bile vaktiniz kalmayacak şekilde iş üretin, çalışın, gezin ama boş kalmayın. Arkadaş çevrenizi de yenilen ve büyütün. Duayı unutmayın.
Anne ve babanızı karşınıza almanız ancak açık bir haram durumuna sizi iterlerse caiz olur. Okul risk taşıyor ise riskten ötürü bu sürtüşmeye girmeyin. Haram, riskten daha ileri gelir ve burnunu gösterirse onlara itaat etmeniz gerekmez. Diğer ilimlere ve hafızlığa gelince o heyecanı koruyun, niyetinizi temiz tutun, Allah size pek çok kapılar açacaktır. Siz zihin ve yürek dünyasındaki imtihanı kaybetmemeye bakın. Rabbim yardımcınız olsun.
Yaptığın yanlış ve günah bir iştir. Ama onun gibi bir günah iş de Allah’tan umut kesmendir. Ne olursa olsun, ne kadar olursa olsun, nerede olursa olsun sen tevbede samimi olduğun sürece Allah’ın kapısı sana açıktır. Zaten senin tek kurtuluşun Allah’ın kapısıdır, onun rahmet ve mağfireti seni kurtaracaktır. Sen ise o kapıyı ihmal ediyorsun veya yanlış değerlendiriyorsun. Önce bundan kurtul yani Allah beni sildi deme aksine o varken ben kurtulurum de. Böyle bakmaya çalış. Böyle bir direnç gösterirsen biiznillah takıldığın şeyi de bırakırsın. Kendine farklı meşguliyetler üret. O his sana ne zamanlar ve nerelerde geliyor olduğunu tespit et. Sen de o zaman ve durumları başka şeylerle doldur. Namazlarına dikkat et. Çokça Kur'an oku. Zikirler yap. Allah yardımcın olsun.
Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin, işinizi kolay kılsın. Bir kere, asla yarınlara bugünden endişelenmeyin; her doğan güneş yeni bir gün ve her yeni gün yeni bir umuttur. Bir ilaç keşfedilebilir, doktorların tespiti yanılabilir. Yarının endişesini bugünden taşımaya kalkarsanız şeytan sizi kolay sömürür. Yaratan Allah, hayat veren Allah’tır. Siz kulluğunuzun gereklerini yapmaya bakın. Ve şunu da unutmayınız: O çocuk, siz kadere itiraz etmediğiniz sürece sizin cennet umudunuzdur. Onun sayesinde kazandığınız sevaplar herhangi bir nafileden kazandığınızdan daha az değildir. Yarın Allah’ın lütfu ile cennette bulunduğunuzda kendinizi o yavrunun size makine gibi sevaplar biriktirdiğini görecek ve asıl mutluluğu orada yaşayacaksınız, orada… Sabredin ve kazanın. Allah yardımcınız olsun.
evlat konusundaki diğer fetvalar
Bir kadının sütoğlu, kendi oğlu gibidir. Oğlunun yanındaki tesettürü nasılsa sütoğlunun yanında da tesettürü o şekilde olabilir.
Gerçekten bu yaş farkı, olgun bir evlilik için makul değildir. Evet, dinimiz açısından ve meri kanunlara göre ortada bir engel yoktur. Kızınızla evlenmek isteyen kişinin niyetini irdeleme hakkımız yoktur ama ortada orantısız bir menfaat söz konusudur. Kızımız henüz çocuk denecek yaşta olduğu için neyin ne anlama geldiğini kestirememektedir. Kızınızla inatlaşmayın, kaybeden siz olursunuz. Onun dikkatini başka alanlara çekerek ve zamana yayarak ikna etmeye çalışın. İstanbul'da ikamet ediyorsanız, kızınızla bize gelin onunla konuşalım. İnşaallah faydası olur konuşmamızın.
Ölenin ardından mirasının dağıtılması Allah’ın emridir. Anne Allah’ın emrine aykırı bir talepte bulunamaz. Dolayısıyla bir çocuğun babasının mirasını istemesi anneye saygısızlık değildir. Elbette bu isteği yaparken kabalık ve kırıcı tarz sahibi olmamak gerekir. Neticede karşınızdaki annenizdir, bunu unutmayın.
Peygamber aleyhisselam efendimizin yedi çocuğu olmuştur. Bunların üçü kız çocuğu idi. Onlar da küçük yaşlarda öldüler. Dört kızını da evlendirdi. O kızlarından YEDİ torunu olduğu biliniyor. Bunları anneleri üzerinden şöyle sıralayabiliriz: Hasan, Fatıma’dan oldu. Hicretin üçüncü senesinde doğdu. Hüseyin, Fatıma’dan oldu. Hicretin dördüncü senesinde doğdu. Ümmügülsüm, hicretin dokuzuncu senesinde Fatıma’dan doğdu. Zeyneb, Peygamber aleyhisselam efendimiz hayatta iken Fatıma’dan doğdu. Abdullah bin Osman, Habeşistan’da doğdu, altı sene yaşadı. Ümame, Zeyneb’ten doğdu. Ali, Zeyneb’ten doğdu. Peygamberimiz hayatta iken vefat etti.
Mü'min lanet etmez. Yaptığınız doğru bir şey değildi, tevbe edin, istiğfar edin. Allah sizi oğlunuz da olsa insana muhtaç etmesin ama gerek olursa isteyin.