Fetva Meclisi
Soru
Değerli hocam ben yirmi yaşındayım ve İslami İlimler Fakültesi'nde okuyorum. Kendimi düzeltmeye ve ilim öğrenmeye çalışıyorum. Kısa bir süre önce erkek arkadaşımla yaşadığımız bir meseleyle ilgili size yazıyorum. Dört yıl süren bir ilişkimiz vardı ve günah olduğunu düşünerek konuşmama kararı aldık. Bu dört yıl boyunca vicdanım hiç rahat olmadı, ibadetlerimi gerçekleştiriyordum ancak bu günah yüzünden Rabbime içten dua etmeye yüzüm olmuyordu. Ailelerimize durumu açtık ancak maddi konuları öne çıkaran destek yerine para olmadan mutluluğun olamayacağı gibi düşüncelerle karşılaştık. Bu düşünceler bana göre yanlış ama ailelerimiz bu günaha daha fazla sürüklenmememize yardımcı olmadı. Şu an erkek arkadaşımla iletişim kurmuyoruz ancak ara sıra kendimi tutamayıp mesaj atıyorum. Bunun yanlış olduğunu biliyorum ama nefsime engel olamıyorum. Nasıl uzak durabilirim? Sizden tavsiye bekliyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Böyle bir koğuşturma yerine tevbeye devam etmelisin. Kırk kere yıkıldığın yerden kırk birinci kere dikilmeye çalışmalısın. Şeytan seni batırdı diye o batırma sahnesini tekrar tekrar izlemene gerek yoktur. Kalk ve yeni/doğru olan işi yap. Arkadaşlarını değiştir. İbadetlerine canlılık kazandır. Ortam temizliği yap. Zikir yap. Kur'an oku. Yüksek sesle oku. Anne babanın duasını alacak işler yap. Yazı yaz, şiir yazmaya çalış. Ders dinle. Ama asla yıkılmaya razı olma. Binbir kere bozduğun tevbeyi binikinci kere koruma azmi ile yaşa ki şeytan senden korksun.
Aleykümselam. Eşinizin o denli uzun bir zaman evden uzak kalması normal değildir. Belli bir noktadan sonra dayanamamanız tabiidir. Eşinizle durumu konuşun, gerekiyorsa ülkenize dönün, daha ucuz bir iş bulun ama tabii ortamda aileniz sürsün.
Kızım, endişene gerek yok. Çok acil bir devlet hastanesinde doktora görün. Onun dediklerini yap ve bana tekrar yaz. Senin yaşında tehlikeli bir durum değil bu. Sen tedaviyi geciktirdiğin için böyle sıkıntı çekiyorsun. Senin için dua ediyorum ve muhakkak iyi haberini bekliyorum.
Şunu bilesiniz: Siz yaratılmadan önce kaderiniz yazıldı. Eğer Allah size eş yazmadı ise kâinatta bir eş bulmanız mümkün değildir. Eğer Allah size bir eş yazdı ise dağlar birleşir ve siz o eşe kavuşursunuz. Şeytan sizi gereksiz yere yıpratıyor. Ne çevrenize bakın ne de içiniz sizi kemirsin. Rabbinize yönelin. İbadet yapın, çok Kur'an okuyun. Göreceksiniz, Rabbinizin sizi sizden çok daha iyi düşündüğünü anlayacaksınız. Yaşınız henüz çocuk denebilecek bir yaştır. Nereden ürettiniz bu düşünceleri. İnsanların ne dediğine bakmayın kızım. Bir başka husus da bu düşünceleri derinleştirirseniz bu sefer şeytan size haram olan işleri mubah gibi göstermeye yeltenir ve sizi iki yönden helak eder maazallah. Çok dikkatli olun, basiretli davranın. Allah yardımcınız olsun.
Kendinizi Allah’ın razı olacağı işlerle yoğun duruma getirmezseniz şeytan sizi kendi razı olacağı işlerle doldurur. Temel sorun budur. Bu nedenle şöyle bir planlama yapın: • Muhakkak okuyacağınız bir Kur'an okuma planınız olsun. • Belli zikirleriniz olsun. • Evinizle ilgilenmeyi arttırın. • Sılayırahimi arttırın. • Namazları sünnetleriyle daha ağır kılmaya çalışın. • Bu arada bir psikologla görüşseniz onun da size desteği olabilir. Yılmayın ve usanmayın. Sonuna kadar mücadele edip şeytanı mağlup etmeye kararlı olun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Hepimiz dinimizi dert edinmeliyiz. Eksik kalan o eksikliği gidermek için gayret etmelidir. Bu gayret ana hatları ile şöyle olacak: İmanımızı tehlikeye düşürecek ortamlardan uzak kalacağız. Haramlardan ve haramlara iten sebeplerden uzak kalacağız. İbadetlerimizi ihmal etmeyeceğiz. Farz ibadetlere ilave olarak Kur'an okumamız yoğun olacak. Helal rızık yemek için mücadele edeceğiz. İnsanlarla sorunsuz bir hayat yaşayacağız. Anne babalarımızın dualarını almayı ihmal etmeyeceğiz. Aile hayatımızı çok önemli ve öncelikli tutacağız. Ayağımızın kaymaması için çok dua edeceğiz. Allah'a güvenecek ve ona dayanacağız.
Aileni teskin edecek şekilde davranman daha doğru olur. Bir zaman sonra onlar da rahat hareket ederler zaten. Aileler son yaşanan olaylardan sonra bu tür endişelerde yüzeysel olarak haklıdırlar. Senin alttan almayı bilmen gerekir. Allah yardımcın olsun, sana umduğundan daha güzellerini nasip etsin.
Bu durumda iken evlenmeniz büyük bir ihtimalle boşanma veya daha beter kavgalarla sonuçlanacaktır ama terapi görürseniz başarılı bir evlilik yapmanız mümkündür. Terapi görün ve evlenin. Terapi görüp normale döndükten sonra da kimseye bir şey söylemeniz gerekmez.
Şöyle yapın: Siz anne ve babanıza karşı mükemmel bir evlatlık yapın. Ellerini öpün, yemeklerini yiyin, onları gezmeye götürün, ara sıra torunlarını onlara götürün... Bunlar sizin görevlerinizdendir, yapın bunları. Eşinizi ise onlara götürmeyin. Onun gitmesi ve onlarla yemek yemesi asıl görevi değildir. Madem fitne çıkıyor, onu fitne ortamından uzak tutun. Anne babanızın onun da muhakkak gelmesini isteme hakları yoktur. Yaklaşık altı ay böyle yaparsanız biiznillah aralarındaki husumet erir, siz de rahat edersiniz. Bu arada da böyle bir gelişmeyi dert etmeyin kendinize, aralarını düzeltene kadar geçici olduğunu bilin ve rahat edin.
Allah Teâlâ hepimizi o ve benzer çirkinliklerden muhafaza buyursun. Âmin. Bu hastalığın sahibi ile aranızda ciddi bir mesafe bulunsun. Asla onunla gevşek muhabbet içinde olmayın, o hastalık bulaşıcıdır. Onunla insani ilişkilerinizi sorunsuz tutmaya çalışın. Sizi sever ve sayarsa ona nasihat edebilirsiniz. Sizi kırmayacağını ve size iftira atmak gibi bir tutum içinde olmayacağını anlamadıkça da ona bu konuda nasihat bile etmeyin, yuvanızın dağılmasına sebep olacak işler yapabilir. Çocuklarınız büyüdükçe ona karşı onları koruyun. Asla eşiniz de dâhil ailede kimse ile bu konuyu olumlu veya olumsuz konuşmayın, bilmemiş duymamış gibi davranın.
Böyle bir başlık altında tartışmanız, birbirinize küsmeniz şeytan için iyi bir fırsata dönüşmeden durumu toparlayın. Eşinizi taltif edin, gönlünü alın. Kesinlikle uygulamanızda haklısınız, öyle olmalıdır da! Ne var ki altı yıldır seyretmemen gerçeği değiştirmiyor; TV kölesi bir nesille yaşayacaksınız. Önce bu gerginliği bir yolla giderin; geri adım atmış gibi olun. Sonra da bu sorunu çözmeyi en az iki yıl gibi bir zamana yayın. O esnada siz izlemeyerek kendinizi kurtarın. Bir zaman sonra bunun eşiniz tarafından da benimsenebileceğini göreceksiniz ama inatlaşırsanız onu TV önünden alamazsınız. Sabredin. Tatlı ve latif olun. Sabrın hakkını verin. Şeytanın gülmesinden ise siz ağlamaya razı olun. Tamam mı güzel kardeşim?