İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam ben 18 yaşında bir genç kızım, İslam’a yakışır olmaya çalışıyorum. Ben ruhsal olarak çok bunalıyorum, hayata sığamıyorum, ağlama krizlerine giriyorum. Bunları aşmak için beslenmeme, uykuma ve çevreme dikkat ediyorum ama uzun bir süredir bu durumdayım ve artık o kadar bunaldım ki namazda secdedeyken kafamı yerlere vuruyorum. İbadetimle ve dini videolar izlememle sebat edemiyorum. Mutsuzluk, ibadetlerimi de hayatımı da çok etkiliyor. Ailevi olarak da bir yük altındayım. Psikolojik bir yardım da alamıyorum maddi sıkıntılar nedeniyle. Şeytan tek kişiyi kolay avlar biliyorum fakat benim hiç arkadaşım yok sosyal fobim var. Artık o kadar bunaldım ki tek çarem diğer dünyamda rahata ermek olduğu halde orası için de korkuyorum. Hal böyle olunca kendime teselli bulamıyorum. Bu psikolojik sorunların üstesinden nasıl gelebilirim? Sahabe efendilerimiz bu meseleleri nasıl çözmüşler? Kendimi umutlu ve istikrarlı bir genç olarak nasıl eğitebilirim?

Cevap

Kızım, endişene gerek yok. Çok acil bir devlet hastanesinde doktora görün. Onun dediklerini yap ve bana tekrar yaz. Senin yaşında tehlikeli bir durum değil bu. Sen tedaviyi geciktirdiğin için böyle sıkıntı çekiyorsun. Senin için dua ediyorum ve muhakkak iyi haberini bekliyorum.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Önceliğin sağlığın olsun. Sağılığınla ciddi olarak ilgilen. Bundan sonraki hedefin ise dini bilgini geliştirmek olsun. Abartmadan, takıntı yapmadan bilgi edinmeye bak. Aceleci olma. Acelecilik seni yıpratabilir. Bulabildiğin kadar kendine samimi arkadaş bulmaya çalış. Az da olsa samimi arkadaş senin için ilaç gibidir. İstikrarlı bir Kur'an okuman olsun. Mesela günlük beş sayfa oku. Belli zikirler yap. Anne babanın duasını almaya çalış. Allah yardımcın olsun.

Hocam benim farklı bir yaşam tarzım vardı tesettüre uzaktım, tek amacım üniversi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İçindeki acıyı, çıkmazı ama hepsinden öte Allah’a olan yönelişi hissetmemek mümkün değil. Öncelikle şunu söylemeliyim: Senin gibi biri, Allah’a çok yakın biridir. Belki sen kendini güçsüz hissediyorsun ama aslında senin kalbin çok güçlü. Çünkü bu kadar hastalığın, sıkıntının içinde hâlâ “tesettürümü, namazımı bırakmadım, Allah’a yaklaştıkça başladı” diyorsun. İşte bu sözler bile senin değerli bir kul olabileceğini gösterir. “Andolsun, sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!” (Bakara sûresi, 155. âyet) Sen sabrediyorsun kardeşim. Belki sabretmek sana ağır geliyor ama sen farkında olmadan sabrın içinde Allah’a sarılıyorsun. Her doktor dönüşü üzülüyorsun ama o üzüntü, secdeye seni daha derin götürüyor. Şimdi ne yapmalısın? Kendine şefkatli ol. Bu hastalıkların çoğu birer sonuç. Belki vücudun ruhunun yükünü taşıyamıyor. Ama sen kendine kızma. “Neden ben?” deme. “Benimle Allah konuşuyor olabilir.” de. Yalvarışını duaya çevir. Rabbine daha çok sarıl ama dengenle. Bazen fazla kasmak da ruhu kırar. İbadetlerini dozunda ama ihlasla yap. Kimi zaman Kur’an oku, kimi zaman sadece kalbinden Allah’a seslen. “Bugün elimden bu kadar geliyor Rabbim.” de. O kabul eder. Güvendiğin bir manevî danışman ve ehil bir hekimle yol yürümeye çalış. Bedenini ihmal etme. Ama ruhunu da doktorlara bırakma. Ruhunun doktoru Allah’tır. Onun gönderdiği salih kullar da sana yoldaş olabilir. “İslam’a yaklaştım, sonra hastalandım.” diyorsun. Biliyor musun? Nice salih insan, Allah’a yaklaştıkça belalarla imtihan edilmiştir. Çünkü ateş, altını yakar ama çürüğü yakmaz. Sen demek ki altınsın. Allah seni terbiye ediyor. Kulluğunu parlatıyor. Sana birkaç dua ve zikri özellikle tavsiye ederim: حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ۚ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ ۖ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ Huve, aleyhi tevekkeltu ve Huve Rabbul-‘Arşil-‘Azîm. Allah bana yeter. O’ndan başka ilâh yoktur. Ben O’na tevekkül ettim. O, yüce arşın Rabbidir. لَا إِلَـٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ ٱلظَّالِمِينَ Lâ ilâhe illâ ente, subhâneke innî kuntu mine’z-zâlimîn. Senden başka ilah yoktur. Seni her türlü eksiklikten tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum. Fâtiha ve Ayetü’l-Kürsî. Her gün kendine okuyarak üfle. Allah’ım, bu güzel kardeşime dayanma gücü ver. Kalbini seninle huzura erdir. Bedenini afiyetle, ruhunu nurla kuşat. Onu kendine güzel kullardan eyle. Şifayı ona yaklaştır, onu kendine daha çok yaklaştır. Âmin.

Hocam ben genç bir kızım. Son iki senedir ardı arkası kesilmeyen farklı rahatsız
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, bunun temelinde nefis ve şeytan var. Nefis ve şeytan için de en temel gerekçe senin boşlukta bulunmandır. Boşta bulunanı şeytan daha kolay çeker kendine. Geri dönüş için de kendini ciddi bir yoğunluğun içine koyman gerekir. Tam anlamıyla KAPASİTENİN İKİ KATI yoğunlaşman gerekir. İbadetini yoğunlaştır. Kur'an okumanı yoğunlaştır. Ders çalışmanı yoğunlaştır. Anne babanla ilgini yoğunlaştır. Okumayı yoğunlaştır. Yazmayı dene; şiir yaz, makale yaz. Netice olarak mevcut yoğunluğunu en az ikiye katla. Tabii, duayı unutma!

Değerli hocam ben yirmi yaşındayım ve İslami İlimler Fakültesi'nde okuyorum. Ken
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam.Böyle olması normaldir. Büyük bir imtihan içindeyiz. Yaşınıza göre başınıza gelecek olan böyle bir durumdur. Vaktinizden çok iş üretecek bir program oluşturmalısınız. Uyumaya bile vaktiniz kalmayacak şekilde iş üretin, çalışın, gezin ama boş kalmayın. Arkadaş çevrenizi de yenilen ve büyütün. Duayı unutmayın.

Selamünaleyküm. Hocam ben mühendislik öğrencisiyim. Sizi takip ettiğimden beri e
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu bahsettiğin durum pek çok insanın karşılaştığı bir durumdur. Kiminde kısa sürer kiminde uzun sürer ama neredeyse herkeste olur. Bir nevi hasta olup halsiz düşmek gibi kabul et. Takılıp kalırsan seni bitirir. Hiçbir şey yokmuş gibi devam etmek zorundasın. Yapabildiğin kadarını yap, gerisini de toparlayınca yaparsın. Gereksiz yere takılıp kalma bu soruna. Allah yardımcın olsun.

Hocam, yirmi dört yaşında genç bir kızım ve bu yıl birçok sorunla karşılaştım. B
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu durumu bir rahatsızlık olarak görmeniz ve sağlığınıza kavuşmak için de doğru tedaviyi seçmeniz gerekir. Bunun için; - İbadetlerinizi ihmal etmeyin hatta elinizden geldiğince çoğaltın. - Meşguliyetlerinizi arttırın, boş vakit bırakmayın. Kabiliyetlerinizin olduğu yeni ve mübah alanlar keşfedin. Aklınızı bu yönde çelebilecek kötü alışkanlıklardan uzak durun. - Spor ve sağlıklı beslenme gibi sıhhatinize iyi gelecek alanlarda kendinizi geliştirin. - Evliliği bir çözüm olarak kabul edin ve büyüklerinizle istişarelerinize göre bir karar verin.

Hocam, gençlere olan ümidinizi ve dualarınızı bildiğim için, genç bir hanım kard

doktor konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sen TUS’a çalış. Evlenmeye de hazır ol. Bu arada nasibin çıkınca ikisi birden çıkar aradan. Sadece evlenme diye bir plan yapman yanlış olur. Öyle her tuttuğun da elinde olacak diye bir kural yok. Kendini salma böyle. Ne güzel işte, baştan bırakmış seni. Nişanlanıp ayrılman mı mesela daha iyi olurdu. Doktorsun sen, her tuttuğunuz hasta iyi oluyor mu? Hayata daha geniş bir açıdan bak yavrum. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben tıp fakültesinden bu sene mezun oldum. Evlenmek istiyorum ama hep okul
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Doktor hanım, size tıp dili ile sorular sorayım: Bir insanın nabzı veya tansiyonu sürekli aynı olabilir mi? Hareket ederken veya heyecanlanınca ya da koşarken… Aynı nabız aynı tansiyon mümkün mü? Zannederim değildir. Zihin dünyamız da böyledir; inişleri çıkışları olur. Olmalıdır da. Bir sahabi hanımı olsa idiniz yine böyle olacaktı. Sürekli aynı heyecanı taşıyamazsınız. Bu durumu dert etmeyin. TUS süreci bitince değişecektir bu. Nasıl tansiyon belli değerler arasında inip çıktıkça onu önemsemiyorsunuz bu iniş ve çıkışları da önemsemeyin. Yeter ki ana değerler sabit kalsın. O ana değerleri sizin için şöyle özetleyebilirim: Asla imanınızla alakalı bir tartışmaya girmeyin, sizi imanınızda sorunlu hâle getirecek konulardan uzak durun. Allah’ın açık haramlarından uzak kalın. Hiçbir haramı hiçbir şekilde denemeye kalkmayın. Allah’ın farzlarını damarlarınızda dolaşan kanınız gibi bilin. Bir farz kaçırmak sizin için bir ünite kan kaybetmek kadar ağır olmalıdır. Oruç da böyledir zekât da böyledir. Her farz böyledir. Peygamber aleyhisselamın sünnetinden kabiliyetiniz ve mesleğiniz açısından sizi zorlamayacak olanları yapmaya çalışın. Hedefinizde de Allah’ın inayeti ile bütün sünnetleri yaşamak olsun. Çevrenizi iyi seçin. Arkadaşlarınız, kıyamet günü yanınızda bulunmasından hoşlanmayacağınız kimseler olmasın. Elbette mesleğiniz gereği herkesle beraber olacaksınız ama severek ve beğenerek iyi olmayan bir arkadaş edinmeyin. Anne baba başta olmak üzere akraba bağınızı güçlü tutun. Dua etme vakitleri ayırın kendinize. Sabah ve akşam dualarınız olsun. Ayetlerden bildiğiniz duaları okuyun, Türkçe dua edin ama dua ile tanışın, kaynaşın. Belli zikirler yapmayı ihmal etmeyin. Özellikle sabah akşam zikirleriniz olsun. Muhakkak Kur'an okuyun. Özel günleriniz hariç her gün asla terk etmediğiniz bir Kur'an okuma programınız olmalıdır. Bir sahife de olsa okuyun. Muhakkak bir âlimi izlemeye çalışın. Kimseye peygamberin yerinde görür gibi takılmayın ama bir âlimi izleyin. Mümkünse onunla istişareler edin. Biiznillah göreceksiniz ki bir zaman sonra tansiyonunuz da imanî heyecanınız da yerine gelecektir ve siz bir eksikliğe takılıp kalmayacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Âmîn.

Ben tıp fakültesinden yeni mezun bir hekimim, şu anda yoğun olarak pandemide hek
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namaz ayakta kılınır. Bu, namazın farzlarındandır. Ayakta kıldığında zorlanan ve hastalığı artan birisinin veya doktorun “ayakta kılmamalısın” dediği birisi oturarak kılabilir. Bu konuda, doktorun uzman olması yeterlidir, Müslüman olmasını da imkânımız varsa isteriz. Doktorun “ayakta kılma” uyarısının dikkate alınması gerekir.

Namazı ayakta kılabileceğimi zannediyorum. Tedavimi sürdüren doktor ise ayakta k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

1. Tıbbın bir bilim olarak, tıp çalışanlarının da bir “sağlık hizmet edeni” olarak nasıl insanî ve İslamî bir hizmet icra ettiğini söylemeye gerek yoktur. Tıp bir ibadet mecrasıdır. Böyle görürüz. 2. Dinimiz, insanın canına, malına ve onuruna karşı saldırıyı esastan yasaklamıştır. Mesleği ve kimliği ne olursa olsun insana saldırmak konuşulamaz. 3. İnsana saldırının genel olarak, sağlık çalışanlarına saldırının da özel olarak değerlendirilmesinde şunu söyleyebiliriz: Sözlü saldırı, hakaret veya ekonomik zarar verecek şekilde saldırı ya da bedensel saldırı asla caiz olmaz. Sağlık sektöründe bulunanların hataları ve eksiklikleri kanunla idare edilen ülkelerde onlar üzerinden giderilemez. Kanun buna gerek bırakmamalıdır. Sağlık çalışanlarının saldırıya uğramasını dini değerler açısından sıfır tolerans ile karşılarken onların da insanları tepeden gören bakışları, bilimsel eksikliklerini gizlemeye çalıştıkları kompleksli tutumları da büyük oranda saldırılara neden olabilmektedir. Arkasına devlet gücünü alan memur mantığı ile vatandaşa bakanlara karşı şeytanın kışkırttığı bir kesim bulunabilir. Şikâyetlerin değerlendirilmesinde devletin “memurunu kollayan, vatandaşı da teskin eden” ama sorunun esastan giderilmesine yatırım yapmayan anlayış bu sıkıntıyı büyütmektedir. Biz mü'min olarak imanımızın bize vermiş olması gereken yüksek seviyeye göre hareket ederiz. Bu seviyeyi şöyle belirlememiz mümkündür: - Hastane veya başka bir merkezde yasal haklarımızı en iyi şekilde değerlendirir, ihmal ve savsaklamayı kabul etmeyiz. Başkasının hakkını da ihlal etmeyiz. Bize karşı yapılan yanlışlarda, olabilirlik payını muhakkak kabul ederiz. Karşımızdakinin de insan olduğunu, nöbet veya başka bir sebeple bitkin olabileceğini ama bunun ad bir sınırı olacağını bilir ona göre tavır gösteririz. Yasal sıralamaya dikkat ederek gerekli şikâyetleri yapar, şikâyetimizin arkasında durur, son noktaya kadar titizlikle takip ederiz ki bir yandan bizim hakkımız zayi olmasın diğer yandan da bize hizmet eden memurların gevşemesine neden olmayalım, bizden sonraki bir mü'min aynı sıkıntıyı çekmesin. Bu takibimizi de kişisel etnik, yöresel savaş konusuna dönüştürecek seviye düşüklüğünü göstermeyiz.

Ben sağlık çalışanıyım. Son yıllarda sağlık çalışanlarına karşı saldırıları bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önce bir kardiyolog size rapor versin. O, tedavisi sürerken veya ileriki dönemde bir sorun yok diyorsa psikoloğa gidin. Psikologda muhakkak çözülecektir diye umutlu olun. Sabırlı olun ve tedaviyi aksatmayın. Bu durumunuz namazla ilgili değil sizin özel yapınızla alakalıdır. Geçmiş olsun.

Namaz kılarken ve Kur’an okurken kalbim sıkışıyor. İki kez doktora gittim ve her
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İstimna konusunda tıbbın bu şekilde kesin bir görüşü yoktur diye biliyoruz. Sizin gittiğiniz doktor meselenin dini boyutunu bilmediği için sizi üstünkörü yönlendirmiş olabilir. Evlenmek ve gözünü haramdan sakındırmak senin ilk çarendir. Bu kadar kolay teslim olmamalısın. Sonuna kadar diren. Tedbir al. Ondan sonra harama karşı bir ruhsat var mıdır diye araştır. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben ilahiyat okuyorum, namazımı da görevlerimi de yapıyorum elhamdülillah

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.