İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Namaz kılarken ve Kur’an okurken kalbim sıkışıyor. İki kez doktora gittim ve herhangi bir problemim olmadığını söyledi. Bu konuda ne yapmalıyım?

Cevap

Önce bir kardiyolog size rapor versin. O, tedavisi sürerken veya ileriki dönemde bir sorun yok diyorsa psikoloğa gidin. Psikologda muhakkak çözülecektir diye umutlu olun. Sabırlı olun ve tedaviyi aksatmayın. Bu durumunuz namazla ilgili değil sizin özel yapınızla alakalıdır. Geçmiş olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu doktorluk bir sorun. Abdestte böyle bir sorununuz varsa ihtimal hayatınızın başka alanlarında da benzer sıkıntılarınız vardır. Doktora görünmenizi tavsiye ederiz.

Abdest aldığımda, namaz kıldığımda bir türlü kalbim tatmin olmuyor, hep hata yap
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namaz veya diğer ibadetler bir alışma ve hazmetme süreci isteyebilir. Bundan ötürü endişelenmeyin. Öyle de olsa kılmaya devam edin. Bir zaman sonra rahat ettiğinizi göreceksiniz. Allah mübarek etsin, amellerinizi makbul olsun.

Sizin bir videonuz sayesinde namaza başladım, Allah sizden razı olsun. Fakat ne
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çevrenizi yenileyin. Arkadaşlarınız, telefon görüşmeleriniz… Yeni bir liste oluşturun. İnternet, TV gibi hayatınızın ortaklarını düzenleyin. Kitap okumaya çalışın. Bu durumu geçici bir hastalık gibi görün, şeytan sizi, kalıcılığına inandırmamalıdır. Her şeye rağmen dua edin sık sık. Az da olsa her gün Kur'an okuyun.

Sizden yardım istiyorum çünkü artık gerçekten ne yapacağımı bilmiyorum. Sanki ka
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dinen doktora gitmek zorundasınız. Gitmezseniz vebale kalırsınız.

Benim psikolojik sorunlarım var, kimseyle paylaşamıyorum; utanıyorum ve korkuyor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namazınızı bozmadan devam edin. En az üç ay bozulsa da namazınızı bozmayın ve devam edin.

Namaz kılarken hep tebessüm etmek geliyor içimden ve ses duymuş gibi hissediyoru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Abdestinizi alın ve bir daha almayın. Namazınızı kılın ve bir daha kılmayın. Sizin ibadetinizi Allah böyle kabul eder.

Hocam ben ibadetlerimde çok zorlanıyorum. OKB hastasıyım ne yapmam gerekiyor bil

doktor konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namaz ayakta kılınır. Bu, namazın farzlarındandır. Ayakta kıldığında zorlanan ve hastalığı artan birisinin veya doktorun “ayakta kılmamalısın” dediği birisi oturarak kılabilir. Bu konuda, doktorun uzman olması yeterlidir, Müslüman olmasını da imkânımız varsa isteriz. Doktorun “ayakta kılma” uyarısının dikkate alınması gerekir.

Namazı ayakta kılabileceğimi zannediyorum. Tedavimi sürdüren doktor ise ayakta k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sen TUS’a çalış. Evlenmeye de hazır ol. Bu arada nasibin çıkınca ikisi birden çıkar aradan. Sadece evlenme diye bir plan yapman yanlış olur. Öyle her tuttuğun da elinde olacak diye bir kural yok. Kendini salma böyle. Ne güzel işte, baştan bırakmış seni. Nişanlanıp ayrılman mı mesela daha iyi olurdu. Doktorsun sen, her tuttuğunuz hasta iyi oluyor mu? Hayata daha geniş bir açıdan bak yavrum. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben tıp fakültesinden bu sene mezun oldum. Evlenmek istiyorum ama hep okul
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, endişene gerek yok. Çok acil bir devlet hastanesinde doktora görün. Onun dediklerini yap ve bana tekrar yaz. Senin yaşında tehlikeli bir durum değil bu. Sen tedaviyi geciktirdiğin için böyle sıkıntı çekiyorsun. Senin için dua ediyorum ve muhakkak iyi haberini bekliyorum.

Hocam ben 18 yaşında bir genç kızım, İslam’a yakışır olmaya çalışıyorum. Ben ruh
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Doktor hanım, size tıp dili ile sorular sorayım: Bir insanın nabzı veya tansiyonu sürekli aynı olabilir mi? Hareket ederken veya heyecanlanınca ya da koşarken… Aynı nabız aynı tansiyon mümkün mü? Zannederim değildir. Zihin dünyamız da böyledir; inişleri çıkışları olur. Olmalıdır da. Bir sahabi hanımı olsa idiniz yine böyle olacaktı. Sürekli aynı heyecanı taşıyamazsınız. Bu durumu dert etmeyin. TUS süreci bitince değişecektir bu. Nasıl tansiyon belli değerler arasında inip çıktıkça onu önemsemiyorsunuz bu iniş ve çıkışları da önemsemeyin. Yeter ki ana değerler sabit kalsın. O ana değerleri sizin için şöyle özetleyebilirim: Asla imanınızla alakalı bir tartışmaya girmeyin, sizi imanınızda sorunlu hâle getirecek konulardan uzak durun. Allah’ın açık haramlarından uzak kalın. Hiçbir haramı hiçbir şekilde denemeye kalkmayın. Allah’ın farzlarını damarlarınızda dolaşan kanınız gibi bilin. Bir farz kaçırmak sizin için bir ünite kan kaybetmek kadar ağır olmalıdır. Oruç da böyledir zekât da böyledir. Her farz böyledir. Peygamber aleyhisselamın sünnetinden kabiliyetiniz ve mesleğiniz açısından sizi zorlamayacak olanları yapmaya çalışın. Hedefinizde de Allah’ın inayeti ile bütün sünnetleri yaşamak olsun. Çevrenizi iyi seçin. Arkadaşlarınız, kıyamet günü yanınızda bulunmasından hoşlanmayacağınız kimseler olmasın. Elbette mesleğiniz gereği herkesle beraber olacaksınız ama severek ve beğenerek iyi olmayan bir arkadaş edinmeyin. Anne baba başta olmak üzere akraba bağınızı güçlü tutun. Dua etme vakitleri ayırın kendinize. Sabah ve akşam dualarınız olsun. Ayetlerden bildiğiniz duaları okuyun, Türkçe dua edin ama dua ile tanışın, kaynaşın. Belli zikirler yapmayı ihmal etmeyin. Özellikle sabah akşam zikirleriniz olsun. Muhakkak Kur'an okuyun. Özel günleriniz hariç her gün asla terk etmediğiniz bir Kur'an okuma programınız olmalıdır. Bir sahife de olsa okuyun. Muhakkak bir âlimi izlemeye çalışın. Kimseye peygamberin yerinde görür gibi takılmayın ama bir âlimi izleyin. Mümkünse onunla istişareler edin. Biiznillah göreceksiniz ki bir zaman sonra tansiyonunuz da imanî heyecanınız da yerine gelecektir ve siz bir eksikliğe takılıp kalmayacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Âmîn.

Ben tıp fakültesinden yeni mezun bir hekimim, şu anda yoğun olarak pandemide hek
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

1. Tıbbın bir bilim olarak, tıp çalışanlarının da bir “sağlık hizmet edeni” olarak nasıl insanî ve İslamî bir hizmet icra ettiğini söylemeye gerek yoktur. Tıp bir ibadet mecrasıdır. Böyle görürüz. 2. Dinimiz, insanın canına, malına ve onuruna karşı saldırıyı esastan yasaklamıştır. Mesleği ve kimliği ne olursa olsun insana saldırmak konuşulamaz. 3. İnsana saldırının genel olarak, sağlık çalışanlarına saldırının da özel olarak değerlendirilmesinde şunu söyleyebiliriz: Sözlü saldırı, hakaret veya ekonomik zarar verecek şekilde saldırı ya da bedensel saldırı asla caiz olmaz. Sağlık sektöründe bulunanların hataları ve eksiklikleri kanunla idare edilen ülkelerde onlar üzerinden giderilemez. Kanun buna gerek bırakmamalıdır. Sağlık çalışanlarının saldırıya uğramasını dini değerler açısından sıfır tolerans ile karşılarken onların da insanları tepeden gören bakışları, bilimsel eksikliklerini gizlemeye çalıştıkları kompleksli tutumları da büyük oranda saldırılara neden olabilmektedir. Arkasına devlet gücünü alan memur mantığı ile vatandaşa bakanlara karşı şeytanın kışkırttığı bir kesim bulunabilir. Şikâyetlerin değerlendirilmesinde devletin “memurunu kollayan, vatandaşı da teskin eden” ama sorunun esastan giderilmesine yatırım yapmayan anlayış bu sıkıntıyı büyütmektedir. Biz mü'min olarak imanımızın bize vermiş olması gereken yüksek seviyeye göre hareket ederiz. Bu seviyeyi şöyle belirlememiz mümkündür: - Hastane veya başka bir merkezde yasal haklarımızı en iyi şekilde değerlendirir, ihmal ve savsaklamayı kabul etmeyiz. Başkasının hakkını da ihlal etmeyiz. Bize karşı yapılan yanlışlarda, olabilirlik payını muhakkak kabul ederiz. Karşımızdakinin de insan olduğunu, nöbet veya başka bir sebeple bitkin olabileceğini ama bunun ad bir sınırı olacağını bilir ona göre tavır gösteririz. Yasal sıralamaya dikkat ederek gerekli şikâyetleri yapar, şikâyetimizin arkasında durur, son noktaya kadar titizlikle takip ederiz ki bir yandan bizim hakkımız zayi olmasın diğer yandan da bize hizmet eden memurların gevşemesine neden olmayalım, bizden sonraki bir mü'min aynı sıkıntıyı çekmesin. Bu takibimizi de kişisel etnik, yöresel savaş konusuna dönüştürecek seviye düşüklüğünü göstermeyiz.

Ben sağlık çalışanıyım. Son yıllarda sağlık çalışanlarına karşı saldırıları bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır, böyle bir GENEL HÜKÜM yoktur. Doktorun uyarısı veya tecrübesi ile hamile veya emziren kadın sağlık sorunu yaşıyorsa onun için böyle bir ruhsat vardır. Öyle biri orucunu yiyip daha sonra tutamadığı günler sayısı kadar kaza eder sadece.

Hamile kadınların oruç tutmayabilecekleri hükmü her hamile için geçerli genel bi

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.