Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz üç aile kadın erkek karışık Kur’an dersi yapmak istiyoruz. Bu caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Namahrem, bir insanın her ikisi de bekâr olsa evlenmesi caiz olacak derecede akrabası olmayan kişi demektir. Bir kimse ile bekâr olma durumunda evlenmek caiz ise o kimse YABANCI durumundadır. Yabancı ile; - Bedensel temas bir tokalaşma düzeyinde bile olsa, - Bilhassa kadın için bedeninin ayrıntılarına vakıf olma düzeyinde bir göze açılma, gözle izleme, - Zaruri olmayan sözlü muhabbet, - Zaruri niteliği olmayan yazışma caiz değildir. Bu ilkeler sadece ağır zaruretler durumunda ertelenebilir. Bir bayram ziyaretinde 'hoş geldiniz' düzeyinde sözlü bağlantıda sakınca olmayabilir. Özel bir fitne ihtimali varsa bunu da başlatmamak evladır. Okul, üniversite, düğün ve benzeri bir gerekçeyi haramlardan bir haramı gevşetme nedeni yapamayız.
Kadının sesi ilke olarak haram değildir. Özellikle bedensel yakınlık, sesi eğip bükme, kıyafette zafiyet gibi bir durum yoksa eğitim maksatlı okuma olabilir.
Kuzen evli veya bekâr kadın için namahremdir. Namahrem demek, bekâr olmaları durumunda evlenebilecek durumda olmak demektir. Bayramlaşma gibi durumlarda aile şartları bir fitne üretmesin diye uzatmadan, temas etmeden uygun bir kıyafetle bir iki cümle söylenebilir. Daha ötesi olmaz. Eğer kadın gençliği ve benzeri sebeplerle bir fitne şüphesi hissederse bunu da yapmamalıdır.
Asla böyle bir şey olamaz. Birbirleri ile evlenecek şekilde uzak olanların arkadaşlığı diye bir şey dinimizde yoktur.
Bir kadının bedeni onunla evlenmesi caiz olacak bir erkek tarafından izlenebiliyorsa bu haramdır. Camide bile olsa durum böyledir. Mesele spor salonu veya düğün salonu meselesi değildir. Mü'min her yerde mü'mindir. Biz, şu zamana veya bu mekâna göre mü'min değiliz. Allah’ın hükümleri kıyamete kadar bakidir. Nerede bir haram varsa orada bulunmayız. Bulunmamak için gayret ederiz.
Bağ koparmak yok onarmak var. Uyarırsınız, küsemezsiniz.
aile konusundaki diğer fetvalar
Namaz kılmayan biri ile evlenmemeyi tercih etmende haklısın. Kıldırırsın temennisinin de tutacak dalı yoktur. Anne babana karşı nezaketini ve edebini bozmadan yok demende sakınca olmaz. Allah Teâlâ yardımcın olsun.
Sizin taksim etmeniz gerekmiyor. Siz ailenin büyüğü kimse ona borcunuzu teslim edin. Gereken taksimi onlar yapsın. Borcunuzu teslim ettiğinize de onları şahit tutun.
Elbette onarılabilir hayâ çatlağı. Çatlamaya neden ne ise o giderilir ve asıl kimliğe dönülmüş olur. Dikkat edilecek noktalar şunlar olur: Önce çevre düzeltilir. İnsan çevresinden çok etkilenir. Arkadaşlar, aile efradı, akrabalar… Bunlar gözden geçirilir. İbadetlerdeki ihmalkârlık hayâyı kaybettirir. Salih dostlar ve âlim insanlarla beraberlik kurulmalıdır. Ders meclisleri bulunmalı ve takip edilmelidir. Özellikle hayâ çatlağı ile ortaya konan yanlış işlerden tevbe edilmeli ve o tevbe korunmalıdır. Dua unutulmamalıdır.
Çok Kur'an okumalısınız. Günde bir cüz Kur'an okuyun. Sabah ve akşam zikir yapın. Sabah ve akşam yarımşar saat zikir yapmanız sizi rahatlatır. Kendinize yakın insanlarla oturun kalkın. Duygularınızı yazmaya çalışın. Çokça dua edin. Psikoloğu da ihmal etmeyin.
Böyle bir evliliğin dinen sakıncası yoktur. Bir nebze zorlama ile de olsa aile rızası olmamasına rağmen nikâh da sahihtir. Yalnız bacımızın ne kadar uzun vadeli düşünebildiği hususunda endişelerimiz vardır. Evliliği bu denli, realiteden uzak tutmak doğru değildir.
Diyanet bu konuda izin veriyor. Diyanet gruplarından biri ile giderseniz en azından siz vebalde olmazsınız diye umarım. Ben ise aynı kanaatte devam ediyorum. Allah yardımcınız olsun.