Fetva Meclisi
Soru
Namahreme -kadın ya da erkek- hal hatır sormak caiz midir? Eve gelen misafirlere, komşulara, bayramlarda bayramlarını kutlamak, nasılsın vs. demek caiz midir? Okulda, üniversitede okuyan öğrenciler açısından da bu konuyu açıklar mısınız?
Cevap
Benzer fetvalar
Kuzen evli veya bekâr kadın için namahremdir. Namahrem demek, bekâr olmaları durumunda evlenebilecek durumda olmak demektir. Bayramlaşma gibi durumlarda aile şartları bir fitne üretmesin diye uzatmadan, temas etmeden uygun bir kıyafetle bir iki cümle söylenebilir. Daha ötesi olmaz. Eğer kadın gençliği ve benzeri sebeplerle bir fitne şüphesi hissederse bunu da yapmamalıdır.
Bekâr olsalar birbirleri ile evlenmeleri caiz olacak insanlar birbirlerinin namahremidirler. Namahrem olanlar bir arada ancak birbirlerini göremeyecek şekilde bulunabilirler. Muhakkak bulunmaları gerekiyorsa sokak kıyafeti niteliğinde bir kıyafetle ve cazibe oluşturmadan bulunabilirler. Kur'an dersi de olsa gerekçe durum böyledir.
Başka bir ayrıntı yoksa sadece kocası yanında olan bir kadını ziyaret için haram ifadesini kullanamayız. Haram olmasa da riskten ve kerahiyetten söz etmemiz de şarttır. Mahremiyete dikkat ediliyorsa ve evde o yabancı erkekle tek başına kalınmıyorsa haram demeyiz. Bunu, bir zaruret olmadığı sürece sadece keyfi bir maksatla yapmanız ise mü'min bir bayan vakarına yakışmaz.
Selamünaleyküm. Ne günlere kaldık! Siz de onun gibi bir süreç yaşadı iseniz denksiniz fırsatı kaçırmayın. Bu tür merhametler kuru bir edebiyattır, akıllı ve basiretli davranın.
İçine haram karıştırmadığınız sürece caizdir.
Selamünaleyküm. Evet bu, istihare için uygun bir konudur ancak sizin hayat tecrübeniz, olumlu bir iş üzerinde olup olmadığınızı tartmaya yetmeyebilir. İstihareden önce sizin, bu işin beşeri şartlarda araştırmasını yapmanız gerekir. Bu nedenle anneniz, dayınız gibi sizden büyük birinin tecrübesinden yararlanın, tek başınıza yanılmamanız çok zordur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Saddam Hüseyin zalim bir insandı. İnşallah mü'min olarak ölmüştür, öyle umuyoruz. Şehitlik için ise bir şey diyemem.
Evet, böyle bir işlem yapmayacak bir müşteriye satsanız iyi olurdu. Ne yazık ki onu aramanız, bulmanız mümkün olmayabilir ya da zor olur. Bu nedenle siz müşterinin parayı nereden bulacağını araştırmak durumunda değilsiniz.
Hayır, bu konu hadislerde vardır. Uygulamadaki içtihatlar da sizin belirttiğiniz gibidir. Farklılığın temelinde ise bu hükme kaynaklık eden hadisi Şafii ulemasının yorumlamasındaki gerekçeleridir. Bir müçtehidin böyle bir yorum yapması ise Şeriat'ımız açısından mümkündür. Hanefi olanlar hükme uyduklarında hadislerin bizzat özüne uymuş olurlar. Şafiiler hükme uyduklarında ise içtihatla açılmış bir kapıyı kullanmış olurlar. Biiznillah ikisinde de dine uymak ve onu yaşamak vardır. Bu da ümmet için bir rahmettir.
Yabancı erkeklerin dikkatini çekecek bir gelin arabası için olumlu düşünmemiz mümkün olmaz. Dikkat çektikçe zevklenen insanların durumunu acımalı görürüz. Bu anlayışla kurulan yuvalarda gelinen noktayı da hep beraber görüyoruz.
Böyle bir sahih hadis bilmiyorum ama bazı konularda kadın kocasının izini sürer şeklinde hükümler vardır. Belki de o kastedilmiştir.
Kâfir bir babanın kızı ile evlenmenin sakıncası olmaz. Şu kadar ki, böyle bir babanın kızının ne kadar köklü bir iman taşıdığı konusunda dikkatli olmak gerekmektedir. Evlilikten sonra da insanî ilişkiler sürdürülür ama mümin-kâfir mesafesi muhakkak korunur.