Fetva Meclisi
Soru
Hocam annem ve babam kendilerine uygun bir damat adayı bulmuşlar. İşi güzel ve efendi diye konuşmam için çok ısrar ediyorlar. O kişi de konuşmak için çok ısrar ediyor fakat kişi namaz kılan biri değil. Ailem, sen kıldırırsın konuş diyorlar ne yapmamı önerirsiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım, asla namazı bırakma alternatifini düşünme. Belki de senin kılacağın namazlar çok daha sevaplı olacak. Anne ve babanı karşına alacağın bir söz ve davranışa da yanaşma. Allah'ın sana emrini kimse ile pazarlık etme. Kimseyi de incitme. Arada biraz yorulabilirsin ama kazancın çok olur. Sabırlı ol. Tamamını kılamadığın zaman kılabildiğini kaçırma sakın. Sonunda kazanacağın bir mücadele içindesin. Yılma sakın. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Onlar için dua etmelisiniz. Bu birinci ve en güçlü silahınızdır. İkinci olarak da, onlara namaz kılan bir mü'min olarak farkınızın neler olacağını yaşayarak göstermeniz gerekir. Zaman içinde sizi örnek alıp namaza aşina olmalıdırlar. Derin tartışmalara sakın girmeyin. Evladın babaya etkisi olmayabilir.
Farz olan bir namazı kılarken anne veya babadan birinin çağırması durumunda ilke olarak namazı bozmak gerekmez. Ancak anne-baba veya başka birisi ciddi bir tehlike veya ihtiyaçtan dolayı kişiden yardım isterlerse, o takdirde kişi namazını bozar. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/654-655) Nâfile namaz kılmakta olan bir kimseyi, anne veya babası çağırdığında ise ciddi bir ihtiyaç olmasa bile kişi namazını bozar ve anne-babasına itaat eder. Ancak anne-baba çocuklarının namaz kılmasına karşı olduklarından dolayı ve onun namazını bozmak gayesiyle çağırırlarsa onlara itaat etmek gerekmez. Bu istisna dışındaki hâllerde anne-babaya itaat etmek nâfile namaza devam etmekten önce gelir. Bu hükmün delili ise Cüreyc kıssasıdır. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/52) Geçmiş ümmetler zamanında yaşayan bu kimsenin, nâfile namaz kılarken kendisine seslenen annesine cevap vermediğinden annesinin bedduasını aldığı ve birtakım sıkıntılara düştüğü bizzat Hz. Peygamber tarafından haber verilmiştir. (Buhârî, Ehâdîsü'l-enbiyâ, 48 [3436]; Müslim, Birr, 7-8 [2550])
Sen ve o, Allah katında iki ayrı kimliksiniz. İkinizin de hesabı farklı farklı olacaktır. Bir de birbirinize karşı bir hukukunuz vardır. Sizin önceliğiniz ikinizin arasındaki hukuku incitmemek olacak. Ona dikkat edin. Bu da size düşen evlatlık vazifesini iyi yapmaktır. Onun Rabbi ile olan alakasındaki sıkıntıları da o düşünecek. Böylece sen, o kaybetti diye kaybeden biri olmayacaksın biiznillah. Elbette babanız için dua da edin.
Kızım, Allah yardımcın olsun. Sen aile içi ilişkilerinizi daha iyi bilirsin şüphesiz. Dışarıdan akıl almak bu konuda her zaman iyi sonuç getirmeyebilir. Şunu bilmelisin ki: Kaderinde yazılı biri şu ana kadar sana talip olsa idi, değil baban bunu bütün cinler bile bir araya gelseler engelleyemezlerdi. Baban kaderinde olmayanları geri tepip seni de üzmüş oldu. Bu konuda sana tavsiyem şudur: Ailenizde dede, dayı gibi babanla rahat konuşabilecek birini devreye sok. Babandan habersiz kardeşinin beraberliğinde bir iki görüşme yapmanda sakınca olmaz. Sakınca evlenmekte olur. Bu ayrıntıya dikkat et. Allah yardımcın olsun. Kalbini rahat bırak kızım. Mü'min bir kız olarak sen yaratanına teslim ol. Sanki evlenenler huzur bulmada garantide oluyorlar? Görmüyor musun evlenip perişan olanları? Sabırlı ol, rahat ol.
Selamünaleyküm. Eşinizin boşamakla vebale girip girmeyeceğini o düşünsün. Siz kendi durumunuza bakmalısınız. Size tavsiyem şudur: Ailenizden sözüne itibar edeceğiniz namaz kılan, Allah'tan korkan iki büyüğünüze durumunuzu izah edin. Size sizin yanlışlarınızı söylesinler, siz de onları düzeltin. Sonra da sıkıntı devam ederse tekrar onlara başvurun, öbür tarafı da ikaz etsinler. Netice alınmazsa, aile büyükleri olarak gelecekle ilgili bir karar versinler. Acele ile ve düşüncesiz kararlar vermemeye çalışın. Evlilik nihayetinde öyle veya böyle budur. Sabredin, Allah'tan yardımını dileyin. Namazınızı ihmal etmeyin, sık sık Kur'an okuyun, rahatlarsınız.
aile konusundaki diğer fetvalar
Bekâr olsalar birbirleri ile evlenmeleri caiz olacak insanlar birbirlerinin namahremidirler. Namahrem olanlar bir arada ancak birbirlerini göremeyecek şekilde bulunabilirler. Muhakkak bulunmaları gerekiyorsa sokak kıyafeti niteliğinde bir kıyafetle ve cazibe oluşturmadan bulunabilirler. Kur'an dersi de olsa gerekçe durum böyledir.
Elbette onarılabilir hayâ çatlağı. Çatlamaya neden ne ise o giderilir ve asıl kimliğe dönülmüş olur. Dikkat edilecek noktalar şunlar olur: Önce çevre düzeltilir. İnsan çevresinden çok etkilenir. Arkadaşlar, aile efradı, akrabalar… Bunlar gözden geçirilir. İbadetlerdeki ihmalkârlık hayâyı kaybettirir. Salih dostlar ve âlim insanlarla beraberlik kurulmalıdır. Ders meclisleri bulunmalı ve takip edilmelidir. Özellikle hayâ çatlağı ile ortaya konan yanlış işlerden tevbe edilmeli ve o tevbe korunmalıdır. Dua unutulmamalıdır.
Sizin taksim etmeniz gerekmiyor. Siz ailenin büyüğü kimse ona borcunuzu teslim edin. Gereken taksimi onlar yapsın. Borcunuzu teslim ettiğinize de onları şahit tutun.
Çok Kur'an okumalısınız. Günde bir cüz Kur'an okuyun. Sabah ve akşam zikir yapın. Sabah ve akşam yarımşar saat zikir yapmanız sizi rahatlatır. Kendinize yakın insanlarla oturun kalkın. Duygularınızı yazmaya çalışın. Çokça dua edin. Psikoloğu da ihmal etmeyin.
Diyanet bu konuda izin veriyor. Diyanet gruplarından biri ile giderseniz en azından siz vebalde olmazsınız diye umarım. Ben ise aynı kanaatte devam ediyorum. Allah yardımcınız olsun.
Kardeşiniz çocuk değil neticede. Kendi geleceğini ve ahiretini düşünebilecek kıvamda biri. Siz tepkinizi koyun. Razı olmadığınızı söyleyin. Yarın zinaya düşmek veya sizi çiğnemek gibi bir ağır hataya düşmesinden ise evlensin dersiniz.