Fetva Meclisi
Soru
Hocam kendisine borcum olan arkadaşım vefat etti, hanımı ve çocukları hayatta. İki çocuğu var, ikisi de evli. Borcumu onlara nasıl taksim ederek ödemeliyim İslam dinine göre?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir insan öldüğünde onun borçları terekesine yani geride bıraktığı malına kalır. Malı borçlarına yetmiyorsa, çocuklarının o borçları ödeme mecburiyetleri yoktur. Babalarına iyilik yapmış olmak için öderlerse onlar adına bir fazilet olur.
Babanız ölmeden elindeki malı size taksim edebilir ama bu taksim miras gibi değildir. Sizin aranızda paylaşma şeklindedir. Babanız, taksim etmeden ölürse (bize amca ve halalarınızın varlığını bildirmediğiniz için onları yok sayarak cevap veriyoruz) siz aranızda ondan kalan malı şu şekilde taksim edersiniz: Kalan malın yüzde yetmiş beşi size, Yüzde yirmi beşi de ölmüş kardeşinizin iki kızına kalır.
Önce borçlar ödensin. Bu ilk düşünülen konu olmalıdır. Sonra da kalan malı çocuklar ve eş arasında taksim etmelisiniz. Mevcut belirttiğiniz kanun dinimize aykırıdır.
Selamünaleyküm. Amcanızın ilk eşi, amcanızdan önce vefat etti ise veya amcanız onu vefatından önce boşadı ise mirasa ikinci eşi tek başına eş olarak katılacaktır. Böylece mirasa iki erkek bir kız çocuk, bir de eş katılacaktır. Taksim de şöyle yapılacak: % 12.5 eş, % 17.5 kız, %35'er de erkekler.
Allah babanıza rahmet etsin, size sabır ve afiyet versin. Mal ve cinsellik imtihanının etrafında bu kadar kolay dolaşılabileceğini zannetmemelisiniz. Anneniz yanlış yönlendiriyor sizi. Bereketi kaybetmeyelim derken asıl bereket olan kardeşliği ve huzuru kaybedebilirsiniz. Bizim şahit olduğumuz sayısını hatırlayamadığım kadar çok olan örneklerde bu tür duygu ve temennilerin mahkeme kapılarında eridiğini biliyorum. Size tavsiyemiz şu şekildedir: - Babanızın size bıraktığı malı Şeriat’ımıza göre aranızda taksim edin. - Yaptığınız bu taksimi muhakkak devlet mahkemesi nezdinde tescil edin, sözlü olmasın. - Bu tescilden sonra babanızın işini devam ettirirken kardeşler olarak sanki yabancıymışsınız gibi ortak olmanız mümkündür. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ size sabırlar versin. Geçmiş olsun. Geri kalan ömrünüz bereketli olsun. Mehir ve takı gibi sizin hakkınız olan her şeyi talep edin. Talebinize olumlu cevap verilmezse mevcut yasaları o hakkınızı elde etmek için kullanın. Çocuklarınızın yetişmesi için makul olanı istemenizde de sakınca olmaz. Zaten çocuklara nafaka vermesi de eşinizin görevidir. Gerisine tenezzül etmeyin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Bekâr olsalar birbirleri ile evlenmeleri caiz olacak insanlar birbirlerinin namahremidirler. Namahrem olanlar bir arada ancak birbirlerini göremeyecek şekilde bulunabilirler. Muhakkak bulunmaları gerekiyorsa sokak kıyafeti niteliğinde bir kıyafetle ve cazibe oluşturmadan bulunabilirler. Kur'an dersi de olsa gerekçe durum böyledir.
Namaz kılmayan biri ile evlenmemeyi tercih etmende haklısın. Kıldırırsın temennisinin de tutacak dalı yoktur. Anne babana karşı nezaketini ve edebini bozmadan yok demende sakınca olmaz. Allah Teâlâ yardımcın olsun.
Böyle bir evliliğin dinen sakıncası yoktur. Bir nebze zorlama ile de olsa aile rızası olmamasına rağmen nikâh da sahihtir. Yalnız bacımızın ne kadar uzun vadeli düşünebildiği hususunda endişelerimiz vardır. Evliliği bu denli, realiteden uzak tutmak doğru değildir.
Elbette onarılabilir hayâ çatlağı. Çatlamaya neden ne ise o giderilir ve asıl kimliğe dönülmüş olur. Dikkat edilecek noktalar şunlar olur: Önce çevre düzeltilir. İnsan çevresinden çok etkilenir. Arkadaşlar, aile efradı, akrabalar… Bunlar gözden geçirilir. İbadetlerdeki ihmalkârlık hayâyı kaybettirir. Salih dostlar ve âlim insanlarla beraberlik kurulmalıdır. Ders meclisleri bulunmalı ve takip edilmelidir. Özellikle hayâ çatlağı ile ortaya konan yanlış işlerden tevbe edilmeli ve o tevbe korunmalıdır. Dua unutulmamalıdır.
Çok Kur'an okumalısınız. Günde bir cüz Kur'an okuyun. Sabah ve akşam zikir yapın. Sabah ve akşam yarımşar saat zikir yapmanız sizi rahatlatır. Kendinize yakın insanlarla oturun kalkın. Duygularınızı yazmaya çalışın. Çokça dua edin. Psikoloğu da ihmal etmeyin.
Şöyle yapın: Siz anne ve babanıza karşı mükemmel bir evlatlık yapın. Ellerini öpün, yemeklerini yiyin, onları gezmeye götürün, ara sıra torunlarını onlara götürün... Bunlar sizin görevlerinizdendir, yapın bunları. Eşinizi ise onlara götürmeyin. Onun gitmesi ve onlarla yemek yemesi asıl görevi değildir. Madem fitne çıkıyor, onu fitne ortamından uzak tutun. Anne babanızın onun da muhakkak gelmesini isteme hakları yoktur. Yaklaşık altı ay böyle yaparsanız biiznillah aralarındaki husumet erir, siz de rahat edersiniz. Bu arada da böyle bir gelişmeyi dert etmeyin kendinize, aralarını düzeltene kadar geçici olduğunu bilin ve rahat edin.