Fetva Meclisi
Soru
Hocam zina yapan fakat tövbe edip gerçekten günahından utanan biriyle evlenmek sizce doğru mudur veya dinen bunun bir sakıncası var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Güçlü ve ebedi bir tevbe ile tevbe edecek. Sonsuza kadar ömrü olsa bir daha ona bulaşmamaya kararlı olacak. O hatanın açtığı boşluğu ibadetle dolduracak. Bundan sonrasını da Allah’ın rahmetine umut bağlayarak geçirecek.
Tam bir zina suçu işlediniz. Ancak Allah Teâlâ'nın bağışlamadığı bir hata yoktur. Yeter ki samimi olun. Şu anda şeytan sizi tövbe oyunuyla oyalıyor olabilir. Sakın tövbeyi bir saat bile geciktirmeyin. Çıkın yola, devirin günah dağlarını. Sakın geç kalmayasınız.
Tevbe etti isen ve tevbende samimi isen tevbeyi kendisine karşı yaptığın Rabbine güvenmen gerekir. Böyle bak meseleye.
Geçmiş rezilliğe tevbe etmeli. O tevbesini hayatı kadar değerli bilip korumalı. İbadetlerle geçmiş açığı kapatmaya çalışmalı. Evliliğini de daha güzel günlere doğru sürdürmeli.
Önce sen tevbeli biri misin? Tevbeli değilsen veya tevbeni korumuyorsan önceliğin tevbe olsun. Tevbe ettin ve tevbeni koruyorsan, sen her temize layık birisin çünkü tevbeden sonra sen de temizsin. Ona söyleme meselesine gelince, direkt zina ettim deme. Geçmişinin karanlık günlerle dolu olduğunu ama tevbe ile Allah'a sığındığını söyle. Buna rağmen o seni kabul ederse bir sıkıntı yok demektir.
Elbette kişiden kişiye günahın ağırlığı da değişir ama aynı ağırlık, o ağırlığa karşılık olacak bir tevbe ile biiznillah kalkar. Kul, günah işledikten sonra hemen tevbeye sarılmalıdır. Tevbe ciddi bir pişmanlık ve o pişmanlığı doğrulayacak eylemler demektir. İşlenmiş günaha sevk eden ortam ve sebepleri kaldırmak, kötülüğün yerine iyi işleri yerleştirmek, çokça istiğfar etmek, ibadete ağırlık vermek, çok Kur'an okumak bu doğrulayıcılardandır. Yarın ve daha sonra ne olacağına ise takılmamak gerekir. İnsan en çirkin günahı işledikten sonra bile en iyi kullardan olabilir. Bu kapı tevbesini koruyan ve kendisini yenileyen herkes için geçerlidir. Herkes için!
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Evliliğin vakti var, o vakit gelince onu kimse erteleyemez. Sen üzerine düşeni yap, sabret ve gevşeme.
Bu kural nafile ibadetler içindir. Asla farz ibadetler için geçerli değildir. Ramazan orucu mesela kocaya değil hiç kimseye sorulmadan tutulur. Kadına “eşine sor” denen nokta genel bir izin isteme durumunu yansıtmaz. Nafile ibadet ve eşin istekleri çeliştiğinde tercihinin eşten yana olması yönünde bir emirdir bu. Böylece kadın, erkekten belli haklarını rahatlıkla talep edebilmesi ve erkeğin de haklı gibi duracağı bir engelin arkasına sığınmaması için bu kural vardır. Nafile ibadetlerde yani kadının daha fazla sevap kazanmak için yapacağı ibadetlerde ise eşinin aile içi ilişkilerde kendisinin ihmal edildiği yönünde bir tutum hissetmesi olarak özetlenebilecek bir sorun oluşmasın diye nafile ibadetle yine bir nafile ibadet derecesinde olan eşle ülfet konusunda kadına eşle ülfeti tercih etmesi söylenmiştir. Zira erkeği ile ülfet kaybından oluşabilecek sıkıntı nafile ibadetin kaybından oluşabilecek sıkıntıdan daha büyüktür. Kadın için böyle bir yönlendirme bulunduğu gibi erkeğin de kadının haklarına ve kişiliğine karşı hassas olması gereken benzer emirlere muhatap olduğu dinimizin genel çizgileri içinde bilinen bir gerçektir. Bu da aile içi bir dengeleme noktası olarak ele alınabilecek tavsiyeler arasında bir tavsiye olduğunu göstermektedir.
Peygamberimiz aleyhisselam evlenecek bir erkeğin evlenmek istediği bayana bakmasını emretmiştir. Buradaki bakmayı emretme MENDUP (yapılmaması durumunda sakınca oluşturmayacak emir) DÜZEYİNDE bir tavsiyedir. Farz veya vacip değildir.
Kızım, Allah seni tam bir belanın eşiğinden kurtarmış iken böyle mi yapman gerekirdi? Kendine gelmelisin. Gerekiyorsa tekrar psikoloğa git. Telefonunu değiştir. Ona tekrar bağlantı kurarsa polise bildireceğini söyle. Kendini yoğun işlerle meşgul et. Çokça Kur'an oku, kitap oku. Gıdanı kontrol et. Ve ilk fırsatta temiz biri ile evlenmeye bak. Sabret kızım sabret ve kazan bu çileli dünya sınavını. Allah yardımcın olsun.
Geçmiş için istiğfar etmek yeterli bu durumda. Duygularımıza hâkim olamayız ama tavırlarımıza hâkim olabiliriz. Ebeveynin rızasını esas alarak yol almaya bakın ki bereketli bir hayatınız olsun.
Şunu unutmayın: İnsanlar yüzde yüz denebilecek bir sevgi ve sempati ile girdikleri evlilik süreçlerini bile kötü sonlandırıyorlar. Siz onca tereddütten sonra nasıl mutlu olacaksınız?