Fetva Meclisi
Soru
Haram bir ilişkim vardı. Allah nasip etti ilim mescitlerine girdim işlediğim günahın ne kadar büyük günah olduğunu idrak edip ayrıldım. Evlenebilecek zamana geldiğimizde nasipse olur dedik. Ben ilim yolunda gayret gösterip ilerlemeye çalıştım o ise daha kötü hallere düşmüş. Evlilik için bir görüşme yapmak istedi görüştük şu an istediğim kriterlere sahip değil ancak duygusal olarak hala hislerim var. Bir süre bu durumla cebelleştim ancak işin içinden çıkamadım aklım ile kalbim arasında sıkışıp kaldım. Tarif ettiğiniz şekilde istihare yaptım, defalarca tekrarladım ve daha yoğun duygular hissettim, aklımdan çıkaramıyorum mantığım ise istediğin dini yaşantıyı onunla yaşayamazsın diyor. Bu durumda ne yapmalıyım? Karşı tarafa cevabım olumlu olabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Tevbe edip Rabbinin kapısına yönelmiş bir insanın geçmişi hiç önemli değildir. Sen şimdiki hâlin gibisin. Geçmişin biiznillah yok demektir. Çok güzel bir evlilik de yapabilirsin. Sana teklifle gelenlere, “Şu yaşa kadar böyle değildim. Sonra tevbe ettim.” diye genel bir ifade kullan, ayrıntıya girme. Seni böyle kabul edenin sana itiraz edeceği bir şey olmaz artık. Allah yardımcın olsun.
Aleykümselam. Tanıdık kimse olması şart değil ama size yakın biri yokken gitmeyin. Daha emin olursunuz, kalbiniz daha rahat olur.
Kıymetli kardeşim, sonunda evlilik düşünmediğin bir ilişki bir oyalanmadır ve kötü niyetlidir. Bunun caiz olmadığı gün gibi açıktır. Sonunda evlilik niyeti taşıdığın ilişkilerinin de ciddi bir şekilde sürmesi icap eder ki bu da aileleri devreye sokup görüşmenin kurallarını gözeterek, gerekli istişareleri istişareye ehil kişilerle yaparak ve bu süreci çok uzatmayarak olur. Allah'a kul olma gibi sorumluluğumuz olduğunu unutmadan bir yol yürümemiz gerekiyor. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Genç bir kız olarak bunu yapmanızı tabii görürüz ama seviyenizi düşürecek düzeye getirmeyin bunu. Yarın üzüleceğiniz durumda olmasın. Allah Teâlâ sizi muradınıza erdirsin.
Daha sonra oluşabilecek olumsuzlukları dikkate aldığınızda olması gerekeni yaptığınız anlaşılacaktır. Özel bir ilişki veya benzeri özel bir hata söz konusu değilse yanlış yapmış sayılmazsınız. Elbette bayanlar açısından kendisi ile görüşülüp ayrılması olumsuz bir durumdur ama gelecekteki huzur dikkate alındığında onun açısından da iyi olmuştur. Şimdiki küçük yaralar yarın büyük olacaktı.
Rabbim hepimize rızası doğrultusunda yaşayabilmemizi nasip eylesin. Bahsettiğiniz husus birkaç açıdan ele alınmalıdır; - Düğün ve nikâh işlerinizde ailenizin rızası, memnuniyeti ve duası ilk vazifeniz olmalıdır. - Görüştüğünüz kişiyle aranızdaki mesafe ilişkinizi olumlu yönde de olumsuz yönde de etkileyebilir. Bu süreci daha sağlıklı ilerletebilmek adına görüşme sürelerinizi sınırlandırıp buluşma sürelerinizi üçüncü kişilerin katılımıyla tertip edebilirsiniz. - Dua edin. Harama bulaşmadan geçirmek istediğiniz günler için Allah Teâlâ’ya yalvarın. O size yollarınızı açar. - Bir aile büyüğünüzden yardım isteyerek evlilik sürecinizi daha erken neticelendirebilmek için destek isteyebilirsiniz. Bir büyüğünüz söz sahibi olursa bu süreç daha sağlıklı ilerler. - Meşguliyetlerinizi artırın, süreci çok fazla kafaya takıp andan kopmayın. İşiniz, okuduğunuz kitaplar, dinlediğiniz dersler özellikle bu süreçte artsın. Allaha emanet olun.
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Nikâhtan önce İKİ YABANCI gibisiniz. Bunu unutmayın. İki yabancı gibi yazışabilir, konuşabilirsiniz. Yalnız gençler, nikâhtan sonrasına konuşacak bir şey bırakmayacak kadar ileri gidiyorlar. Nikâhtan sonrasına da kavga kalıyor. O noktaya gelmeyiniz. Ve muhakkak aile büyüklerinizin denetimine girin. Muhakkak!
Bir bayan psikoloğa gidip bu durumu görüşmelisin. Onun tavsiyelerinin seni rahatlatacağını umuyorum.
Tevbe edeceksin. Tevbeni koruyacaksın. Hatanı affetmesi için Allah’a çokça dua edeceksin. İbadetlerini artırarak devamlı yapacaksın. Çevreni düzelteceksin. Ve bu işin edebiyatını yapmayacaksın.
Bu evlilik haram bir evlilik değildir. Sizin kalbinizde huzursuzluk varsa evlenmeyin, ileride kalbinizi incitmesin.
Şeytanın her oyunu böyle başlar. Sonu belli bir oyundur bu. Hemen terk et sahneyi ve kendini, ahiretini düşün. Çok değil bir ay sonra bu takıntıların bile kalmayacak belki de. Kurtar kendini ve uzak dur, sıfırla bu ilişkiyi.
Elimizde onların hayatı ile alakalı bilgiler incelendiğinde mezhep imamlarımızın hepsinin evli olduklarını görürüz. Evlilik peygamberlerin yaygın uygulamasıdır; imamlarımız nasıl terk edebilirler öyle bir sünneti? Evet, bazı büyük ilim adamlarının evlenmediğini de biliyoruz ama onların kendi özelindeki sebeplerle sınırlı bir durum olmalıdır bu. Evlilik bir lüks değildir. Bilhassa bu zamanda evlilik hiçbir zamanda olmadığı kadar elzem hale gelmiştir.