Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben otuz yaşındayım ve küçüklüğümden beri bir gün bile namazımı aksatmadım. Hep hadis okuyarak geçirdim zamanımı ve daima dikkat ettim kendime. Evlilik için o kadar çaba harcadım lakin bir türlü fırsat olmadı. Ben kadınlarla dahi tokalaşmayan biriyken bu yaşta maalesef tuzağa düştüm ve zina yaptım. Şimdi kafayı yemek üzereyim, onca birikimim, okumalarım, umrelerim boşa gitti. Uyuyamıyorum, uyusam da sürekli kötü rüyalar görüyorum, psikolojim bozulduğu için artık evlenemiyorum da. Bana bir yol gösterin hocam, ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam.Böyle olması normaldir. Büyük bir imtihan içindeyiz. Yaşınıza göre başınıza gelecek olan böyle bir durumdur. Vaktinizden çok iş üretecek bir program oluşturmalısınız. Uyumaya bile vaktiniz kalmayacak şekilde iş üretin, çalışın, gezin ama boş kalmayın. Arkadaş çevrenizi de yenilen ve büyütün. Duayı unutmayın.
Ne mutlu size kardeşim, bu bir nimettir kıymetini bilin. Hata etmek kul olmamızın sonucudur. Hata ederiz, hatamız kıyameti koparmaz ama hiçbir şey olmamış gibi devam etmek pek ağır olur. Hata ettikten sonra yıllarca kendini ezen, Allah'tan utanan, mağfiret kapısından umudunu kesmeyen ve bu tavrını amelleri ile ispat eden ne mutlu bir kuldur, ne mutlu! Bu hâlinizi koruyun. Tevbe ettiniz, tevbenizi suyunuz havanız gibi bilin. O tevbeyi can simidi olarak yanı başınızda tutun. Sonra da Allah'a ve rahmetine beslediğiniz umudunuz canlı kalsın. O zaman korkmayın. Bilin ki, umudumuz olan rahmet o rahmetin rüyaları ile uyuyun, onu güneş gibi görüp ışığında yürümeye çalışanların olacaktır. Size dualar ederim, ben de sizden dua beklerim. Geçmişiniz sizi kavursun dursun ama Rabbimizin rahmetinin sizi serinleteceğini hiç unutmayın. Yeter ki koruyun o heyecanı. Kandil gecesi simit yediği için cennetlik olduğunu zannedenlerden olmadıkça korkmayın.
Af dileyin Rabbimizden. Tevbe edin! Allah'ın mağfireti dışında bir çıkışımız yoktur. Kurtuluşumuz O'nun bizi affına bağlıdır. Bundan sonra aynı hatanın yanından dahi geçmemek için şunlara dikkat etmelisiniz; - Zina günahına, haramına insanı sürükleyen ilk aşama gözdür. Gözünüzü kontrol altına almaya çalışın, ufacık gördüğünüz bir hatadan pişmanlığa koşun. Gözünüzü sizi kışkırtan şeylerden uzak tutun. - Gıdanıza, uykunuza özen gösterin. Düzenli ve yoğun bir hayatınız olsun. - Sizi olumsuz yönde etkilendiğini alenen gördüğünüz çevre, sosyal medya ilişkinizden uzaklaşın. - İşlemiş olduğunuz bu büyük günahı kimseye anlatmayın, yazarak dahi olsun tekrar o cümleleri kurmayın. Tevbe edin ve unutun. - İbadetlerinizle teselli bulun. İbadetle teselli bulduğunu düşündüğünüz insanlarla bir araya gelin, konuşun, takip edin. Bir kötülükten insan iyiliği hayatına geçirerek çıkabilir. Yaptığınız güzel amelleri artırın, dua edin, tevbe edin, namaz kılın, Kur'an’ı Kerim okuyun.
Kesinlikle eksik düşünüyorsun; dünyanın en büyük ve en ağır suçunu işlemiş de olsan Allah'ın kapısı sana açıktır. Şeytan o zaman seni o hataya düşürdü şimdi de o hatanın yorumu ile ömrünü hırpalıyor. Bunları bırak ve iyi işler yapmaya bak. Evlilik dâhil diğer işleri akışına bırakmalısın. İkinci bir hatan eski hatalar üzerinden felsefe yapman olur. Bunu yapma. Hiç bir şey olmamış gibi dinini yaşamaya bak, tevbeni koru. İşlediğin günahı da kimseye açma sakın. Allah yardımcın olsun.
Önce tevbe gerçekleşmeli, tevbe! Ebediyen tekrar etmemek üzere tevbe ile temizlenilmelidir. Şu da anlaşılmalı ki, şeytanın şakası yoktur. Bir okyanus suyu bir iğne deliğinden geçirebilir o. Bunu unutmak yok! Sırf bu nedenle o hanımla evlenmeniz gerekmez. Sen ve o tevbenizi edin, bu olayı ebediyen gizleyin. Değil başkalarından kendinizden bile gizleyin. İbadetlerle ve iyi bir mü'min hayatla bunu silmiş olun. Tekrar buluşabileceğiniz ortamlardan uzak kalın. Allah yardımcınız olsun.
Bu delilik için gerçek bir tevbe et. Ebediyen bozulmaz bir tevbe olsun bu. Ağrı dağı yerinden oynasın ama senin bu tevben bozulmasın. Şeytan seni bir zaman sonra normal bir işti mantığına getirebilir, çok dikkat et. Sonra da sana bunu yapan kişiyi “arkadaş” olmaktan çıkar. Sen başka bir dünyada o başka bir dünyada olsun artık. Görme görünme artık. İbadetlerini ihmal etme. Çok Kur'an oku. Zikir yap. Ve Allah’ın tevbeni kabul etmesine güven. İki şeye dikkat et: Şeytanın o normaldi tuzağına ve o kişinin seni yeni bir oyunla tuzağına çekmesine.
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Bu evlilik haram bir evlilik değildir. Sizin kalbinizde huzursuzluk varsa evlenmeyin, ileride kalbinizi incitmesin.
Bir bayan psikoloğa gidip bu durumu görüşmelisin. Onun tavsiyelerinin seni rahatlatacağını umuyorum.
Nikâhtan önce İKİ YABANCI gibisiniz. Bunu unutmayın. İki yabancı gibi yazışabilir, konuşabilirsiniz. Yalnız gençler, nikâhtan sonrasına konuşacak bir şey bırakmayacak kadar ileri gidiyorlar. Nikâhtan sonrasına da kavga kalıyor. O noktaya gelmeyiniz. Ve muhakkak aile büyüklerinizin denetimine girin. Muhakkak!
Şeytanın her oyunu böyle başlar. Sonu belli bir oyundur bu. Hemen terk et sahneyi ve kendini, ahiretini düşün. Çok değil bir ay sonra bu takıntıların bile kalmayacak belki de. Kurtar kendini ve uzak dur, sıfırla bu ilişkiyi.
Şunu unutmayın: İnsanlar yüzde yüz denebilecek bir sevgi ve sempati ile girdikleri evlilik süreçlerini bile kötü sonlandırıyorlar. Siz onca tereddütten sonra nasıl mutlu olacaksınız?
Elimizde onların hayatı ile alakalı bilgiler incelendiğinde mezhep imamlarımızın hepsinin evli olduklarını görürüz. Evlilik peygamberlerin yaygın uygulamasıdır; imamlarımız nasıl terk edebilirler öyle bir sünneti? Evet, bazı büyük ilim adamlarının evlenmediğini de biliyoruz ama onların kendi özelindeki sebeplerle sınırlı bir durum olmalıdır bu. Evlilik bir lüks değildir. Bilhassa bu zamanda evlilik hiçbir zamanda olmadığı kadar elzem hale gelmiştir.