Fetva Meclisi
Soru
Hocam birkaç aydır bir hanımla görüşüyorum. O da ben de şeriatın bu konudaki çizgilerini ve şeytanın tedricen insanları ne kötü bataklıklara sürüklediğini biliyoruz. Bu süreç içerisinde sadece bir kez yüz yüze görüştük teyzemlerin evinde. Bunun dışında birkaç kez telefonla görüştük. Daha çok yazışıyoruz ve birbirimizi bu şekilde tanımaya çalışıyoruz. Nadiren de olsa ben kendisine onu sevdiğimi, benim için çok kıymetli olduğunu ve benzeri iltifat içeren cümleler kullanıyorum. Kendisine bu tür iltifatlar etmemde bir sakınca var mıdır diye kendi kendime sormaya başladım. Yoksa bunlar bu sürecin doğal bir parçası mı bilemiyorum. Bu konuda nasıl bir yol izlemeliyiz, üslubumuz iki yabancı gibi mi olmalı, yoksa duygu alışverişinde bulunmamız mümkün müdür?
Cevap
Benzer fetvalar
Tebrik ederiz, Rabbim hayırlı bereketli bir yuva eylesin kuracağınız yuvayı. Nişanlı, sözlü ya da nikâh dışında hangi isim olursa olsun muhatabınız size yabancıdır. Arada bir muhabbetin olması doğal olsa da bir yabancı olduğunu unutmadan diyalog kurulmalıdır. Elbette konuşacağınız konular sizi biraz daha birbirinize yaklaştıracaktır ama siz bu konu yakınlığını suistimal etmeyen seviyenizi korumalısınız. - Telefon konuşmalarınızda bu seviyeye dikkat etmelisiniz. - Yüz yüze konuşurken yanınızda birinin bulunmasını, kapının açık olmasına, evde başkalarının da bulunmasına dikkat etmelisiniz. Dışarıda görüştüğünüzde de benzer şartları sağlamalısınız. - Resim gönderme meselesi dışarıda olduğunuz gibiyse başlangıçta bir sıkıntı olmayabilir. Ama resim tek defalık değil, dışarıda karşılaşsanız birbirinize bu kadar yakın bakma ihtimaliniz olmayacak gibi huşuları değerlendirmelisiniz. Üstelik foto atmalar sıklaştığında şeytanın sizi nasıl kandıracağını da bilemezsiniz. Şeytana hiç kapı açmamanız daha iyi olacaktır. - Fıkhî şartları sağladıktan sonra görüşmelere devam edebilirsiniz. Unutmayın birbirinizi tanıma sürecindesiniz. Tanıma süreciniz hala devam etmektedir.
Kızım, bunun temelinde nefis ve şeytan var. Nefis ve şeytan için de en temel gerekçe senin boşlukta bulunmandır. Boşta bulunanı şeytan daha kolay çeker kendine. Geri dönüş için de kendini ciddi bir yoğunluğun içine koyman gerekir. Tam anlamıyla KAPASİTENİN İKİ KATI yoğunlaşman gerekir. İbadetini yoğunlaştır. Kur'an okumanı yoğunlaştır. Ders çalışmanı yoğunlaştır. Anne babanla ilgini yoğunlaştır. Okumayı yoğunlaştır. Yazmayı dene; şiir yaz, makale yaz. Netice olarak mevcut yoğunluğunu en az ikiye katla. Tabii, duayı unutma!
Resmi nikâhsız evlilik yapman ciddi bir hata olmuş. Kendinizi mağdur etmişsiniz. Saygınlığınızın zedelendiği bir ortamda bu nikâhla mutlu olmanız zordur. Kocanızla konuşarak bu sorunu gidermeye çalışın. Buna yanaşmazsa aile büyüklerinizle bu beraberliğinizi değerlendirerek bir karar alın. Sonuç ne olursa olsun resmi nikâhsız olmayın. Aksi takdirde dini nikâh kullanılarak bu şekilde sömürülmeye devam edersiniz.
Bu yaptığınız gayet riskli bir oyun; ateşle oynuyorsunuz. Bilhassa kızın babasından habersiz böyle bir iş yapması çirkin düşmüş. Madem neyin ne olduğunu biliyorsunuz, o kadar kudretiniz var, onlara 'bizi evlendirin!' demelisiniz. Bunu demedikçe siz, yürekli biri değilsiniz. Gerçekçi olun ve bilhassa kızın annesi babası ile yol alın. Eğer onlar size yok derlerse siz devletin nikâh işlemlerini yaptıracağınızı söyleyin. Bunları söyleyemeyecek durumda iseniz sizden zaten aile olmaz demektir.
Şeytan, hepimizden çok daha deneyimli biridir. Onun hesabı bitmişken biz planlar yapıyor olabiliriz. Buraya yazdığınız tablonuz, güzel başlayan ama güzel bitmeyeceği belli olan bir senaryoyu andırıyor. Evlilikler, çok temiz ve anlayışlı bir zeminde başladığı hâlde iyi sürmüyor da siz, bunu itikadında bile sıkıntı hissettiğiniz biri ile nasıl iyi sürdüreceksiniz. Size tavsiyem, çekin elinizi o hanımdan. Nasibinizi başka birinde arayın, yaşınız geç sayılmaz.
Önce oldu dediğiniz nikâhın ne kadar doğru bir nikâh olduğunu bilemediğimiz için olmuş kabul ederek cevap veriyoruz. Siz varlıklı da olsanız sizinle nikâhlanan sizin maddi ihtiyaçlarınızı ve cinsel arzunuzu makul bir şekilde tatmin etmek zorundadır. Bunu yapmayanın nikâhından mahkeme yöntemi ile çıkabilirsiniz. Sizin mahkemeye müracaatınız mümkün olmayacağına göre mahkeme gibi iş görebilecek bir yöntem bulabilirsiniz. Onunla sizi boşaması için açıkça konuşun. Ağırlığınızı koyun ve bu yükten kurtulun.
evlilik konusundaki diğer fetvalar
Şunu unutmayın: İnsanlar yüzde yüz denebilecek bir sevgi ve sempati ile girdikleri evlilik süreçlerini bile kötü sonlandırıyorlar. Siz onca tereddütten sonra nasıl mutlu olacaksınız?
Bir bayan psikoloğa gidip bu durumu görüşmelisin. Onun tavsiyelerinin seni rahatlatacağını umuyorum.
Tevbe edeceksin. Tevbeni koruyacaksın. Hatanı affetmesi için Allah’a çokça dua edeceksin. İbadetlerini artırarak devamlı yapacaksın. Çevreni düzelteceksin. Ve bu işin edebiyatını yapmayacaksın.
Bu evlilik haram bir evlilik değildir. Sizin kalbinizde huzursuzluk varsa evlenmeyin, ileride kalbinizi incitmesin.
Şeytanın her oyunu böyle başlar. Sonu belli bir oyundur bu. Hemen terk et sahneyi ve kendini, ahiretini düşün. Çok değil bir ay sonra bu takıntıların bile kalmayacak belki de. Kurtar kendini ve uzak dur, sıfırla bu ilişkiyi.
Elimizde onların hayatı ile alakalı bilgiler incelendiğinde mezhep imamlarımızın hepsinin evli olduklarını görürüz. Evlilik peygamberlerin yaygın uygulamasıdır; imamlarımız nasıl terk edebilirler öyle bir sünneti? Evet, bazı büyük ilim adamlarının evlenmediğini de biliyoruz ama onların kendi özelindeki sebeplerle sınırlı bir durum olmalıdır bu. Evlilik bir lüks değildir. Bilhassa bu zamanda evlilik hiçbir zamanda olmadığı kadar elzem hale gelmiştir.