Fetva Meclisi
Soru
20 yaşındayım. Uzun zaman sonra karşıma biri çıktı. İstemeden de olsa onu sevmeye başladım ve konuşmaya başladık. Duygularının karşılıklı olduğunu söylüyor. Ben dünyada da, Allah’ın izniyle cennette de, sadece onunla olmak istiyorum. Elhamdülillah, el ele tutuşmak bir yana, tokalaşmıyoruz bile. Ancak onun başı açık ve namaz kılmıyor. Hatta namazı bilmediğini söylüyor. Bu durum beni çok üzüyor. Ara ara küçük hatırlatmalarda bulunuyorum fakat şimdilik yanaşmıyor, “İstemiyorum.” diyor. Okuduğum kitaplardan ve salih kimseler olarak gördüğüm değerli insanlardan haberdar. Fakat itikad konusunda eksikleri var gibi görünüyor. Bu kişiye tebliğde bulunurken nasıl bir yol izlemem gerektiği hakkında bilgi verebilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Kalbinizin ısınmadığı biri iyi biri olsa da sizin onunla evlenmemeniz doğru olanı ortaya koymuştur. Böylesi daha iyidir. Evlenmenin zorlaştığı bir zamanda değiliz ama evliliği sürdürebilmenin çok zor olduğu bir zamandayız. Rahat olun bunu dert etmeyin, kaderiniz sizi gelip bulacaktır meraklanmayın. Okulda açık bir haramla burun buruna olmak gibi bir tehlike ile karşı karşıya değilseniz yani haram bir zeminde bulunmuyorsanız sonunu getirin. Ortada bırakırsanız şeytan sizi yıllar sonra bile ezmeye çalışır. Dert üretirsiniz. Mü'min olmak imtihan içinde yaşamak demektir. Elbette herkes bir şeyler yapacak, haram helal önemsemeyecek. Siz mü'minsiniz, imanınızın gereğini yapacaksınız. Sakın gevşemeyin. Sabırlı olun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Şu dünyada iki nimet aynı anda kimseye sunulmuyor? Sizin 'çalışan kadın' olmayı asla tercih etmemeniz gerekir. Kadının cenneti evidir. Cennete bedel bir şey görmeyin.
Bu çağdaki kadar insan kendisini yalnız hissettiği bir çağ olmamıştır zannederim. Allah'a iman eden bir mü'min, kadın olsun erkek olsun neden kendisini ikinci bir insana mahkûm hisseder? Bu gayet esef verici bir sonuçtur. Bir mü'miniz elhamdülillah. Şu fani dünyada Rabbimiz Allah'tan başka 'onsun edemeyeceğimiz' kimsemiz yoktur, olmamalıdır. Sizin durumunuzun özeti boşlukta bulunmak olarak anlaşılıyor. Mü'min insan, karşılaştığı biri ile hayatını kilitleyemez. Faninin faniye minneti bu kadar derin olmamalıdır. Kendinize gelin. Yeniden bir hayat planı yapın. O planda ibadet yoğunluğu olsun. Hayata bakış açısı gerçekçi olsun. Zikir olsun, Kur'an okuma olsun. Yeniden planlayın kendinizi. Cennet için yaratılmış bedenlerimizi boş işlere feda edemeyiz.
Selamünaleyküm. Tehlikeli bir süreç üzerindesiniz. Muhakkak ailenize bildirin, işi onlar sürdürsün ya da tekrar buluşmamak üzere ayrılın. Şeytan herkesi böyle bir oyunla oynatmaktadır. Siz yeni değilsiniz.
Kıymetli kardeşim, bu kararı almadan önce aile büyüklerinizden sözüne itibar ettiklerinizle istişare edin. Sırf laf olsun, torba dolsun, diye konuşan insanlarla değil de adalet sahibi, vicdan sahibi, ilim-irfan sahibi kişilerle istişare edin. Buna binaen de bir karar alın. Kararınızı alırken istihare duası yapmayı da unutmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Allah sizi kurtardıktan sonra hiçbir şekilde eskiye dönmeye yanaşmayın. Şeytan onu da sizi de duygusallıkla tekrar tuzağa çekiyor, çok dikkat edin. Kesinlikle bağınızı koparın. Kendinize yeni bir telefon alın, sizi bulamaz olsun. Böylece samimiyetinizi ispat etmiş olursunuz. Yoksa şeytan kısa bir zaman sonra sizi eskisinden daha kötü bir yola düşürür.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Ciğerin başında bekleyen kedi psikolojisi ile beklemek doğru değildir. Bir erkeğin nikâhlı eşi dışında bir yolla boşalması tıp ve ahlâk açısından yanlıştır. Elle boşalmayı alışkanlık hâline getirirseniz, evlendikten sonra bile o işi terk edemeyebilirsiniz. Bu da bir hastalıktır. Şehvetiniz sizi bastırıyorsa evleneceksiniz. Ateşle şakalaşılmaz, ateşin yakması için deneme yapılmaz.
Güldüğünüz sanmakla namazınız bozulmaz. Bu meseleyi yok sayarak bir süre kılmaya devam edin, bir zaman sonra kurtulursunuz.
Kaş aldırma konusunda sahabeden Abdullah bin Mesud radıyallahu anhın rivayet ettiği bir hadisi ulemanın büyük bir bölümü esas alıp haram olduğu şeklinde yorumlamışlardır.
Sadece o günü kaza etmeniz yeterlidir.
İyi rüyalar anlatılır ve tabir ettirilebilir ancak rüya tabir edecek ve tabirine itimat edilecek kim var bilemiyorum. Bir husus da şudur: Rüya tabir edilse de edilmese de nihayetinde rüyadır; dini bir kaynak olarak görülemez.
Tavaf ve namaz için olan sakıncayı genişletmemelisiniz.