Fetva Meclisi
Soru
İstanbul’da üniversite öğrencisiyim. Ailem klasik, geleneksel ve dindar bir Anadolu ailesidir. İstanbul’a geldikten sonra kendimi korumakta zorlanmaya başladım. Yaklaşık bir yıl öncesine kadar İslami hassasiyetlere uygun olmayan bir hayat tarzı içerisinde yaşıyordum. Ancak son bir yıldır, Allah’ın hidayetiyle okumaya, güzel arkadaşlar edinmeye ve faydalı sohbet ortamlarında bulunmaya başladım. Çok şükür hayatımda olumlu yönde değişiklikler oldu. Fakat geçmişte işlediğim hatalar peşimi bırakmıyor. Eskiden görüştüğüm bir hanım vardı. Yaklaşık bir yıl önce, hem fıtraten uyuşmadığımızı düşündüğümüz hem de benim değişen görüşlerime alışamadığı için ayrıldık. Kendisi de geçmişte tesettürlü olduğu hâlde üniversite hayatından sonra benim gibi farklı bir yaşam tarzına yönelmişti. Şu an bana e-posta göndererek, eğer geri dönersem kesinlikle değişeceğini, tavsiyelerime uyacağını ve kendisini düzelteceğini söylüyor. Aksi hâlde hem dünya hem de ahiret hayatı açısından daha kötü bir duruma düşeceğini ifade ediyor. İmanının zayıfladığını ve hatta zaman zaman intiharı bile düşündüğünü yazıyor. Benim ise ona karşı duygusal bir his taşıdığımı söyleyemem. Ancak bu durumda üzerime bir sorumluluk düşüp düşmediğini, nasıl hareket etmem gerektiğini ve en doğru tavrın ne olacağını bilemiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Geçmişe dair bütün harcadığınız vakit israftır. Tövbe ve istiğfarla kapattığınız dosyalarla ilgilenmeyin. Tevazu ve takva bahanesi ile şeytan, sizi günah çöplüğünde meşgul ediyor. Çıktığınız yola devam edin. Önünüze bakın, devam edin. Çalışın, devam edin. Anlatın, izah edin, devam edin. Durmayın sakın. Durduğunuz anda şeytan sizi yakalayacak. Kendinize iyi bir arkadaş grubu oluşturun. Allah yardımcınız olsun. Yolunuz ve ufkunuz açık olsun.
Aleykümselam. Kalbinizin ısınmadığı biri iyi biri olsa da sizin onunla evlenmemeniz doğru olanı ortaya koymuştur. Böylesi daha iyidir. Evlenmenin zorlaştığı bir zamanda değiliz ama evliliği sürdürebilmenin çok zor olduğu bir zamandayız. Rahat olun bunu dert etmeyin, kaderiniz sizi gelip bulacaktır meraklanmayın. Okulda açık bir haramla burun buruna olmak gibi bir tehlike ile karşı karşıya değilseniz yani haram bir zeminde bulunmuyorsanız sonunu getirin. Ortada bırakırsanız şeytan sizi yıllar sonra bile ezmeye çalışır. Dert üretirsiniz. Mü'min olmak imtihan içinde yaşamak demektir. Elbette herkes bir şeyler yapacak, haram helal önemsemeyecek. Siz mü'minsiniz, imanınızın gereğini yapacaksınız. Sakın gevşemeyin. Sabırlı olun. Allah yardımcınız olsun.
"Elhamdülillah üç ay önce tesettüre girdim ve düzenli olarak ibadetlerimi yerine getirmeye çalışıyorum." Bu cümle var ya, yer gök şahit olsun ki senin hayatındaki en değerli dönüş cümlesidir. Öyle bir şeye adım atmışsın ki meleklerin kaydettiği sayfa baştan yazılıyor. Eskilerde kalmış her şey, eğer samimi tevbe ve yönelişle arkada bırakılmışsa, seni artık bağlamaz. Bil ki senin geçmişin Allah’ın rahmetine teslim edildi artık. Evet, yalnızlık olacak. Ama bu yalnızlık “ceza” değil. Bu yalnızlık, arayıştan sonra bulunan hakikatin sessizliğidir. İlk hicret eden Müslümanlar da sevdiklerinden ayrıldılar. Bazen çok yakınları tarafından dışlandılar. Ama o yalnızlığın içinden bir ümmet doğdu. Senin kalbindeki bu “yeni ben” henüz çevrende anlaşılmıyor olabilir. Ama sen yalnız değil, önde giden birisin. Çevrenden farklı olman seni eksiltmez, bilakis nitelikli bir yalnızlık, kalabalık bir yanlışlıktan çok daha kıymetlidir. "Ben bu hâlimle nasıl yuva kuracağım?" diyorsun... Bu çok yerinde ve hassas bir soru. İnan, senin bu hâlini anlayacak, seninle Allah yolunda yürümek isteyen bir eş mutlaka vardır. Belki azlar ama yok değiller. Allah'ın rızasını önceleyen erkekler de senin gibi kadınların varlığını duydukça umutlanıyorlar. Şunu da bil: Senin eskideki hâlini değil, bugünkü “tevbe etmiş, dönmüş, yüreğiyle Allah’a yönelmiş” hâlini isteyen biri olacak. Ve inşallah seni geçmişinle değil, yönelişinle tanıyacak. Bu süreçte yapacağın en güzel şey: Kalbini iffetle korumak. Allah’a yönelmiş biri olarak, yine Allah’a yönelmiş bir eş için dua etmek. Bak Rabbimiz ne buyuruyor: “İffetli olan yoksullara gelince; eğer onlar fakirse, Allah onları lütfundan zenginleştirir.” (Nur Suresi, 33) Bu sadece maddi zenginlik değil. Duygusal, sosyal ve ailevi zenginliği de Allah’tan beklemen gerektiğini söylüyor. Senin “eski iş hayatım ve Allah rızası gözeten yeni benliğim uyuşmuyor” demen, çok kıymetli bir farkındalık. Bu demek değil ki hemen her şey bırakılmalı. Ama demek ki senin kalbin Allah için çalışmak, Allah için yaşamak, helal dairesinde üretmek istiyor. Bu güzel! Bu büyük bir uyanış! Çevren buna “bahane” diyebilir ama sen biliyorsun ki: Bu bir bahane değil, bir çağrıdır. Şunu unutma, rızkını veren insan değil, Allah’tır. Sen niyetini düzgün kurduktan sonra, O seni öyle yollara sevk eder ki hem karnın doyar hem kalbin huzur bulur. Belki şu anda rızık endişen var ama teslimiyetini bozmadan küçük adımlarla bir yön çizersen (mesela manevi bir alanda eğitim almak, helal sektörleri araştırmak, kadınlara yönelik faydalı işler üretmek gibi), Allah seni asla boşa çıkarmaz. Ya Rabbi! Bu kıymetli kulunu yalnız bırakma. Kalbine sevdiğin kullardan bir eş nasip eyle. Dönüşünü kabul ettiğin bu kulunu, eski hayatından değil, yeni teslimiyetinden hesaba çek. Onu kendine yakın, insanlara hayırlı, ailesine huzur vesilesi kıl. Yolunu genişlet, gönlünü ferahlat. İstikametini sabit eyle. Âmin.
Kardeşim, 'İslam nedir?' sorusuna imandır, namazdır, hactır.. gibi cevaplar veririz. Şuna dikkat edin: 'İslam aynı zamanda, bin kere yıkılsan da Allah'ın seni bin birinci kere kaldıracağına inanmaktır.' dememiz gerekiyor. 'İslam, Allah'tan umut kesmemektir.' Bu büyük gerçeği unutursak, papazlara günah bağışlatan Hıristiyanlık düzeyine düşmüş oluruz. Zannederim bu zamanda şeytanın en çok kullandığı silahlarından biri Allah'ın kapısından umutsuz olarak geri dönüşebileceğini vehmettirmektir. Siz de bu hatayı işliyorsunuz. Bu bir iman hatasıdır. Anadolu deyimiyle erkekçe düşünüp karar vermelisiniz. Siz Allah'a dönmeyi istiyor musunuz? Eğer samimi bir şekilde 'evet' ise cevabınız birinci ve öncelikli şart, Allah Teâlâ'nın sizin geçmişinizi karıştırmayacağına, affedeceğine inanmanızdır. Şeytan sizi geçmişinizle meşgul ederek geleceğinizi tahrip ediyor. Bundan vazgeçin. Sizden daha beterleri Allah'ın kapısına gitti ve kabul edildiler. Tekrar düşünün, samimiyetinizi test edip yola çıkın.
Selamünaleyküm. Bu durum normaldir, hayatınızı büyük oranda değiştirecek bir karar verirken normal görürüz bunu. İstişare edin. Bir büyüğünüzle durumu değerlendirin, onun tavsiyesine göre hareket edin, daha rahat edersiniz.
Göz göre göre karanlık bir yola girmeyin. Neyi istiharede göreceksiniz? İstiharelik bir şey yok ki! Kendinizi aldatıyorsunuz ya da siz de aslında o şartların sahibisiniz. Hemen kendi özel dünyanıza dönün.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Haram her yerde haramdır.
Bu değerlendirmeyi kuyumcu terazisi ile yapmamıza gerek yoktur. 59 verilirken adil olduğu düşünülen bir puan verirken zalim olmuyor ya! Siz kendiniz bir zulme, hileye başvurmayın; esas olan budur.
Hayır. Yemek tarifiyle meşgul olma, farklı yemekler üretmek için uğraşmak kötü çığır açmak değildir. Bilhassa hanımlar bunu yapmalıdırlar da. Ancak yemek için ömür tüketmek, mutfağı ibadethane durumuna getirmek tehlikelidir. Kısacası ölçüsü kaçan şey tehlikelidir. Siz, bu şuuru da verecek bir yol izliyorsanız iyi bir iş yapıyorsunuz demektir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Önce büyük bir tevbe yapıp Allah'ın huzuruna çıkmaya hazırlıklı olun. Ardından da onunla evlenme yolunu tercih edin. O da buna hazır olsun.
Kitabımız Kur'an, bütün saygılara layık büyük bir Kitap’tır. Becerebildiğimiz en güzel saygıları ona göstermeye mecburuz. Okurken yemek haram değildir ama laubaliliktir. Şu kadar ki çocuklar bu kuralın dışındadırlar. Onlar hafızlık yaparken abdestsiz de Kur'an’a tutabilirler.
Selamünaleyküm. O evdeki ibadetlerde eksiklik olmaz. Ama bu, günahın kalkacağı anlamına gelmez.