Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam, ben yurtdışında yasayan bir gencim ve Türkiye’den bir akraba ile görüşmeye başladım. (aile tavsiyesi üzerine) 1 ay görüştükten sonra, yüz yüze görüşmeye gittim. Uyumda, dengede sıkıntı yok çok şükür, gayet güzel fikirlerimiz uyuşuyor. Yüz yüze görüşmeden önce bunu sıkıntı ediyordum, karşı taraf ta öyle… Şimdi geri döndüm ve karar vermek için 1-2 hafta verdik birbirimize. Hocam muhasebemi yapıyorum ve hep olur sonucuna varıyorum; ama hiçbir sorun yokken içime bazen kuşku bazen sıkıntılar giriyor. Acaba bu şeytanın vesvesesi mi? İkimiz de namazında niyazında insanlarız, elimizden geldiğince İslamiyet’i yaşamaya çalışıyoruz. Gerçekten gördüğümde beğendiğim ve karakteri, davranışları çok hoşuma giden bir insan ama kafam karışıyor bazen, bazı korkularım oluyor. Sonra birden gidiyor ve yerine huzur geliyor… Bana yardımcı olursanız sevinirim. Bu insan bana göre doğru insan diyorum; ama sıkıntılar peşimi bırakmıyor. Bana bir yol gösterin hocam. Size bol bol dua edeceğim inşallah. Selam ve dua ile…
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Üzerine gitmezseniz bu geçici bir durumdur. Abartırsanız ömür boyu sizi terk etmez, ona göre dikkat etmelisiniz. Endişelenmeyin, korkacak bir durum değildir. Şeytan sizi bir köşeden sıkıştırmak istiyor; korktuğunuzu anlarsa sizi bir daha salmayabilir. - Bu konuları kimseyle konuşmayın. - Karanlık yerlerde oturmayın, namaz kılmayın. - Namazları uzun tutmayın, caiz olacak şekilde kısa tutun. İki ay sonra tekrar uzatabilirsiniz. - Film izlemeyin. - Sizi düşünmeye sevk edecek konular dinlemeyin, okumayın. Allah size yardım etsin.
Selamünaleyküm. Evlilik böyle tereddütleri kaldırmaz. Ailenizden güvendiğiniz biri ile istişare edin. Bu işi ona gördürün, vereceği karara uyun; rahat edersiniz.
Bu vesveselerin yarın bir gün yeniden zihninizde yankı bulması, sizin de bu vesveselere kulak asmanız yuvanızın huzurunu ciddi bir şekilde riske atabilir. Bu sebeple karar vermeden önce iyi düşünmenizi, mümkünse bir psikoloğa gidip bu konuda danışmanlık almanızı tavsiye ederiz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Muhakkak bir psikologla görüşün ve geciktirmeyin bu görüşmeyi.
Selamünaleyküm. Bir kere şunu bilin: Allah Teâlâ sizi, ateşin kenarından çekmiş almış. Buna şükredin. Bir daha da o ateşin yanına yaklaşmayın. Haram bir sebeple bağlantı kurduğunuz kişiden tamamen kopun. Selamı da kesin. Şeytan bir selamdan bin fitne üretebilir. Dikkatli olun. Kalbinize huzur veren o mekânı da iyi değerlendirin.
Aleykümselam.Asıl endişe etmeniz gereken durum, bu düşüncenizdir. Şeytan becerip sizi, derin düşünme oyunuyla oyalıyor. Düşünmeyin bir süre bunları. Kibir, riya ne olursa olsun kulluğa devam etmeyi kararlaştırın ve tatbik edin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İş kurmanız açısından bir sıkıntı yok ama zehirli bir yemek yemiş olacaksınız elbette. Kesinlikle patronunuzla konuşun, istediğini verin ve helalleşin.
Selamünaleyküm. Burada iki durum var: Babanızın işçisi gibi çalıştı iseniz ve biriktirdiğinizi babanıza verdi iseniz, o da dilediği gibi tasarruf etti ise şimdi bütün malı erkek/kız kardeşler ve anneniz arasında bölüşmeniz doğru olan olur. Hayır, siz bir ortak gibi çalıştı iseniz babanızla şu andaki malda babanızın malını ortak bölüşürsünüz sizin olan sizde kalır. Genellikle Anadolu kültüründe birinci durum uygulanmaktadır. Siz kız kardeşlerinizle durumu değerlendirir ve onların hak talep etmedikleri bir yöntem bulursanız dinen bir sorun kalmaz.
Selamünaleyküm. Evinde oturmaktan başka bir şey yapmayan, dertlenmeyen, keyfinin bozulmasını istemeyen, kalbi daralmayan mü'min olmak elbette hatadır, eksikliktir. Bu meselenin bir boyutudur. Bir başka boyut da şudur: Saraçhane’de bulunmak, yapılabileceklerin bütünü değildir. Hepimiz bir şeyler yapmalıyız.
Selamünaleyküm. Belli bir kurala göre yapıldığı sürece sıkıntı yoktur. Kurala rağmen hile ile yapılıyorsa oradan elde edilen helal olmaz.
Selamünaleyküm. Tevbe ettiğiniz günahlarınızı söylemeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Bu mesele sizin bakışınıza bağlıdır. Affedebilir ve tutabilirseniz sakıncası olmaz. Boşarsanız da hiçbir yanlışınız olmaz. Yeter ki bu kararınız yanlış bir bilgiye dayanmasın. O ise tevbesini Allah'a ispat etmek durumundadır.